SON DAKİKA

BARAJ…

Gündem Yazıları

Milliyetçi Hareket

Gündem Yazıları

Alev Alatlı’nın sözleri ve başbakanın telaşı

Bu haber 15 Nisan 2013 - 11:44 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Yazar Alev Alatlı, “MHP binasının önünden geçerken, iyi ki ülkücüler var ve bu ülke bölünmeyecek diyen, bir solcuyum ben.” Demiş. Bu sözler özellikle sosyal medyada çok konuşuldu. Oysa, bizim için yeni ve ilginç bir durum yok. Alev Alatlı’nın solcu kimliğine vurgu yaparak söylediği bu söz, aslında bütün Türkiye’nin ve dünyanın bildiği ve kabul ettiği kesin ve değişmez bir gerçektir. İmralı’daki cani de bunu böyle biliyor, yanaşma ve beslemeler de bunun sıkıntısını yaşıyor, BOP’un sahipleri de bundan rahatsız oluyor, Eşbaşkanlar da bunu tek ve aşılmaz engel olarak kabul ediyor. Hatta, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünden yana olup da, AKP’ye oy verenlerin çok büyük bölümünün rahatlığı da buradan geliyor. Onlar da Alev Alatlı gibi çok iyi biliyorlar ki, bu ülke dara düşerse ülkücüler imdada yetişir. Sandık başında küçük hesaplar ağır bassa da, asıl güvenceleri MHP ve ülkücülerdir.

Son ve tek çare

Milleti lime lime etmeye, Cumhuriyeti yok etmeye uğraşanlar MHP var oldukça, asla emellerine ulaşamayacaklarını çok iyi biliyorlar. Bu dünde böyleydi, bugün de böyledir, yarın da böyle olacaktır. Gelinen noktada ülkenin bölünmesi tehlikesi çok ciddi bir hal almıştır. Ülkücüler ve MHP tek ve son çaredir ve Türk milleti bu çareye tutunmuştur. Bursa mitingi bunun belgesidir. Hafta sonu yapılacak olan İzmir mitinginin bir şahlanış olacağı kesinleşmiştir. AKP’nin kendi yaptırdığı kamuoyu yoklamalarında önüne gelenler bu gerçeğin bir başka belgesini oluşturuyor. Buna bir de AKP’nin ak-kıl insanlarının daha ilk toplantılarındaki perişanlığını ekleyin. Millete söyleyecek söz bulamıyorlar. Bindirilmiş kıtalar bile durumu kurtarmıyor. Baskın Oran gibi fırsatı ganimet bilenler, ülkeyi nasıl lime lime edeceklerini açık ve aleni şekilde itiraf edip, kime ve neye hizmet ettiklerini, “çözüm” diyerek Türkiye Cumhuriyeti’ni nasıl çözdüklerini gösteriyorlar. Şerrin hayrı bu olmalı.

Yel kayadan toz alır

Türkiye Cumhuriyeti ile, Türk milletiyle, Türk bayrağıyla, Türk diliyle, Türk vatanıyla meselesi olanların, BOP yolunda gidenlerin MHP’ye saldırmalarında şaşılacak ve rahatsız olacak hiçbir şey yoktur. Tersi olsaydı ve bunlardan MHP için olumlu tepkiler gelseydi, endişe eder, bir yerlerde hata yaptığımızı düşünürdük. Yıkım cephesinin rahatsızlığı, MHP’nin doğru yaptığının, ülkücülerin haklı olduğunun kanıtıdır. Onların rahatsızlığı bir şeyi değiştirmiyor. Yel kayadan ancak toz alırmış. Nitekim, bugüne kadar MHP için ne söylediler, ne yaptılarsa ters tepti. Kendi söylediklerini kendileri yalanlamak, en ağır hakaretleri yutmak ve kabullenmek durumunda kaldılar. Atmadıkları iftira, denemedikleri tezgah kalmadı, ama hiç biri fayda etmediği gibi hepsi döndü kendilerini bağladı.

Hodri meydan

Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış. İflas etmiş siyaset ustaları da, içine düştükleri çaresizliği aşabilmek için 11 yıl sonra MHP’nin iktidar olduğu dönemi hatırladılar. Tehditleri işe yaramadı. Sayın Bahçeli çıktı ve “hodri meydan” dedi. Yine söylediklerinin altında kaldı, yine yutmak durumuna düştüler. Durumu kurtarmak için bir komisyon kurmaya karar verdikleri anlaşılıyor. Sayın Başbakan, seçilmiş gazetecilerine bu haberi vermiş. Haberin ayrıntılarında sayın Bahçeli’nin “hodri meydan” demesi karşısında nasıl zor duruma düştükleri anlaşılıyor. Sayın Başbakan, “kalktı Bahçeli meydan okudu” diyor. Belli ki bunu beklemiyormuş. Nitekim, sonraki cümleleri bu çıkışın altının ne kadar boş olduğunun itirafından ileri gidemiyor. “Kendi dönemleriyle ilgili araştırma komisyonu meselesi. İnceleteceğim arkadaşlarıma Faiziyle beraber 246 katrilyonu buluyor. Böyle bir gerçek ortada duruyorken bunu inkar ediyor. Enflasyon, faiz oranları ortada. Bütün bunlardan sarfı nazar ediyor. (Batan) Bankaların 111 katrilyon kaybı var., ‘benim dönemimde yok’ diyor. Şimdi hepsini çıkartacağız ortaya. Kim bilir daha neler çıkacak?”

İnkar edilen gerçek

Kendi dönemiyle ilgili araştırma komisyonu kurulmasını isteyen ve 51 imzanın hazır olduğunu ilan eden Sayın Bahçeli’dir. Sayın Başbakan arkadaşlarına inceletecekmiş. Bu söz, bugüne kadar ortada bir inceleme, belge ve bilgi olmadığının itirafıdır. Batan bankaların 111 katirilyon kaybı olduğu doğrudur. Ancak, bunun MHP ile nasıl bir ilgisi olduğunu kimse anlayamadı ve hiçbir zaman da anlayamayacak. Zira, o bankalar MHP’nin koalisyon ortağı olmadan önceki döneme aittir ve batıranların çoğu, şu anda AKP’nin vekili, hatta bakanıdır. Asıl inkar edilen gerçek budur. Araştırma komisyonu her halde bunları ortaya çıkaracaktır. Ve çok daha trajikomik olanı, koalisyon ortağı dönemde batık bankaların hiçbirinin MHP’ye ait bakanlara bağlı bulunmamasıdır. MHP’ye eğer mutlaka bir şey söylemek gerekiyorsa, bu ancak teşekkür olabilir. Çünkü, bütün bu yanlışı düzelten ve bugünkü bankacılık sistemini kuran MHP’dir. Sayın Başbakanın kendi bakanlarının yazılı açıklamalarla bunu ortaya koyduklarını, bu köşede belgeleriyle defalarca yayınladık.

Seferber oldular

Her şey gayet net. MHP var oldukça bu yıkımın sonuca ulaşması imkansızdır. Onun içindir ki, MHP’yi ve Sayın Bahçeli’yi zor durumda bırakabilmek için, yargıdan istihbarata kadar ellerindeki bütün imkanları seferber etmişlerdir. Fezleke tiyatrosunu Türk milleti ibretle izlemiş, kahkahalarla gülmüştür. Sayın Bahçeli dürüstlüğü ile, hakka ve hakkaniyete uymadaki titizliği ile Türk siyaset tarihinin eşsiz numunelerindendir. Bu seviyeye çıkamayanların, Sayın Bahçeli’yi kendi seviyelerine indirmeye uğraşmaları, kendileri açısından anlaşılabilir bir durum olsa da, beyhude bir çaba olmaktan ileri gidemeyecektir. MHP bu ülkenin teminatı, ülkücüler bu milletin çelik çekirdeğidir. Hiçbir güç, hiçbir plan bunu değiştiremez.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.