SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Önce Vatan

Gündem Yazıları

Al Sana Paralel Yapı

Bu haber 04 Kasım 2014 - 9:58 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

AKP-PKK ortaklığında yeni bir şey yok. Yaktılar, yıktılar, yol kestiler, kardeş kavgası çıkarmaya uğraştılar, kahpe pusularla askerlerimizi şehit ettiler, meydan okudular, özerklik ilanında bulundular, kanton kurdular, devleti tanımadılar. AKP bütün bunları sineye çekti ve bu ihanet yolculuğunun kaldığı yerden devam edeceğini bütün dünyaya duyurdu.

Bu iradeden hayırlı sonuç çıkmaz

Türkiye’yi önümüzdeki günlerde neyin beklediği gayet açıktır. Daha çok kalkışma, daha çok meydan okuma, daha çok kalleşlik, daha çok kahpelik ve daha çok bölünme. İmralı canisinden, Kan dilli katillerden ve siyasi uzantılardan gelen açıklamalardan, bütün bunlara bir de uluslararası bir statü kazanma gayretlerinin ekleneceği anlaşılıyor. Yaşanan alçaklıklar karşısında çareyi İmralı canisine sarılmakta bulan bir zihniyetten, milli birliğe, bölünmez bütünlüğe sahip çıkmasını beklemek zaten saflık olur. Bir başbakan düşünün ki, her konuşmasında “kamu düzeninden” dem vuruyor, ama ülkenin bir bölümünde kamuyu ortadan kaldırıp, düzeni PKK’ya teslim ediyor. Böyle bir anlayıştan, böyle bir iradeden hayırlı, faydalı bir sonuç beklemek mümkün müdür?

Şaşkın ve çaresiz

AKP bugüne kadar verdiği tavizlerle PKK’ya hayal dahi edemeyeceği imkanlar kazandırmıştır. Hiç olmadıkları kadar güçlü ve hazır vaziyete geldiklerini defalarca ilan ettiler. Bu kadarla da kalmadılar, Aynel Arap bahanesiyle alana çıkıp bunu ispat etmek istediler. AKP’ye bir gözdağı verip, zaten teslim aldıkları iradesini hepten yok ettiler. AKP, kendi elleriyle büyütüp beslediği, dağlardan indirip şehirlere saldığı, her isteklerini yerine getirerek semirtip azdırdığı ve sonunda da “çözüm” diyerek iradesini teslim ettiği PKK karşısında çaresiz ve şaşkın vaziyettedir. Gelinen noktada iktidar kelimenin tam anlamıyla, PKK’ya teslim olmuş durumdadır.

Sıraya girecekler

Kısa süre sonra Türkiye’ye yöneltileceği muhakkak olan silahlar, mermiler, bombalar ve bunları kullanacak olan teröristler AKP eliyle sınırlarımızdan geçirilmiş ve uygun mevzilere yerleştirilmiştir. Sadece PKK değil, bütün terör örgütleri hükümetin bu tutarsızlığından, bu çaresizliğinden sonuna kadar istifade edip, asıl hedeflerine kolayca ulaşmak için sıraya gireceklerdir. Basına yansıyan istihbarat raporları ve bir kısmı ele geçirilen militan, bilgi ve belgeler Türkiye’nin her yerinin nasıl bir barut fıçısına dönüştürüldüğünü ve AKP’nin ihanet yolunda bir direnç göstermesi durumunda başımıza nelerin gelebileceğini acı şekilde ortaya koymaktadır. PKK’nın kat ettiği aşamalar, bölgedeki bütün terör örgütleri için emsal teşkil etmekte ve heveslerini arttırmaktadır.

Niçin Kobani?

Sayın Cumhurbaşkanı, “Niçin Kobani” diye soruyor. Bu sorunun cevabı PKK ve PYD’yi terörist ilan edip, sonra da ağır silahlar ve eleman göndermekte gizlidir. Kobani bahanesiyle AKP’nin iradesini hepten kontrole alıyor, ihanet yolunu sonuna kadar açıyorlar. Sınırımızın dibinde yeni bir üs oluşturup, Obama’nın sopasının daha rahat çalışmasını sağlıyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı bu durumun farkında ve bir üst iradeden oyun içinde oyundan bahsediyor. Bu tespit çok doğrudur. Eksik ve yanlış olan tarafı, bu üst iradenin AKP’yi kontrole almış olması, oyunu AKP eliyle oynamasıdır.

Kan dilli katilin ilanı

PKK’nın ne istediği, neyi hedeflediği artık bir sır değildir. Kan dilli katil Cemil Bayık, daha dün gazetelere yansıyan beyanında açık şekilde Barzani ve PYD’nin durumlarını örnek göstermiş ve sıranın Türkiye’de olduğunu ilan etmiştir. Bunun anlamı Türkiye’nin de Irak ve Suriye benzeri bir bataklığı dönüştürülmek istendiğidir. Bütün bu gerçekler orta yerde dururken, Başbakan Davutoğlu’nun hala sürecin devam edeceğini ve HDP ile görüşmelerin sürdürüleceğini söylemesinin iyi niyetle izahı mümkün değildir.

Kendi elleriyle kurdular

Aylardır “paralel yapı” diyerek milletin dikkatini başka yerlere çekiyorlar. Oysa ki, asıl paralel hükümeti kendi elleriyle kurmuş ve harekete geçirmişlerdir. Bebek katiline verilen ve daha da arttırılacağı anlaşılan imkanların, HDP ile yeniden masaya oturmanın, Kandil katillerini bir defa daha devreye sokmanın başka bir izahı olamaz. Zaten bugüne kadar yaptıklarıyla paralel yapının sınırları çizmiş, adını koymuşlardı. Paçavralarını asmalarına müsaade etmiş, Türkiye Cumhuriyeti devletinin, bütün kurumlarıyla birlikte belli bir bölgeden tamamen çekilmesini sağlamışlardı. Nasıl kendi düzenlerini kurduklarını, nasıl vergi topladıklarının, mahkeme ettiklerini, yol kesip kimlik kontrolü yaptıklarının ve bunlara uymayanları nasıl cezalandırdıklarının, istisnasız her gün bir acı örnekleriyle ve sonuçlarıyla karşılaşıyoruz.

Herkes her şeyin farkında

Bütün bu gelişmeler dünyanın gözleri önünde yaşanıyor. Herkes herşeyin farkında. Onun için böyle çaresiz, onun için böyle yalnız ve onun için böyle ağır bedeller ödemek zorunda kalıyoruz. Terörün çözümünü, ülkenin selametini İmralı’daki bebek katilinde, sınırlarımızın güvenliğini ABD’nin insafında arayacak durumlara düştük. Yapılan açıklamalar, çözüm masallarına devam edilmesi, bebek katilinden fayda umulması, ellerinde tezkere varken başkalarının gelip tampon bölge kurmasının beklenmesi, BOP yolunda Esad hesaplarının sürdürülmesi, değişen hiçbir şeyin olmadığını ve olmayacağını gösteriyor. Bunun anlamı, bu zihniyetle devam ettiğimiz sürece, bugünleri de arayacağımız ve her şeyin çok daha kötüye gideceğidir

Orhan Karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.