SON DAKİKA

Akp’ye Oy İçin Namus Ve Şeref Üzerine Ettiği Yemini Bozuyor

Bu haber 02 Şubat 2015 - 10:25 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

Recep Tayyip Erdoğan yönettiği devletin tüm imkânlarını haksız ve adaletsiz kullanarak, her türlü kara propagandayı yaparak Cumhurbaşkanı seçilmiş ve Türkiye Büyük Millet Meclis’inde şu yemini etmişti.

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”

Cumhurbaşkanlığı sıfatını aldığı günden bu yana yaklaşık yedi ay geçti. Namusu ve şerefi üzerine ettiği bu yeminin zerresini uygulamadı ve uygulayacağına dair de hiçbir işaret vermemektedir. Bu yemin içinde “şu kelimeyi, şu cümleyi, şu kavramı, şu değeri koruyor, sahipleniyor, yaşatıyor, savunuyor” diyebilecek bir kişi var mıdır?

Recep Tayyip Erdoğan’ın tavır ve davranışlarına baktığımızda Cumhurbaşkanı demek mümkün değildir. Başbakan sıfatını taşırken Başbakana benzemediği gibi, Cumhurbaşkanı sıfatını taşırken de Cumhurbaşkanına benzememektedir.

“Tarafsızlık” adına namus ve şeref üzerine yemin ettiği halde, bedeni ve ruhunun her yanı AKP’de iken Cumhurbaşkanlığı yapmaktadır. AKP Genel Merkezini gece yarıları ziyaret edip denetlemesi, Başbakan olarak atadığı Ahmet Davutoğlu’nun nefes alış verişini bile belirlemesi, bakanlar kurulunu Kaçak Saray’da toplayarak “Asıl patronunuz benim” pozunu vermesi yetmiyor gibi şimdi de mitingler düzenleyip AKP’ye oy istemeye başlamıştır. Doğal olarak devlet yönetme adabını ve edebini bilen herkes, “Hani nerede namus ve şeref üzerine ettiğin tarafsızlık yemini?” diye sorgulamaya başlamıştır.

Abdullah Gül bile AKP’ye oy isteyecek kadar kendini küçük düşürüp, tarafsızlığına bu derece gölge düşürmemişti. Onun adı da “AKP’nin Cumhurbaşkanına” çıkmıştı. Ama Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı gibi bu tür basitliklere girişmemişti.

Anketlerin tamamında AKP’nin eriyişini gören Recep Tayyip Erdoğan, namus ve şeref üzerine yeminini bile bir kenara koyup AKP’yi kurtarmak için kolları sıvamış, AKP’ye oy dilenmeye başlamıştır.

Böyle birinin bu ülkeyi adaletle, hukukla, demokrasi anlayışıyla yönetebileceğine inanan var mıdır?

Zaten 12 yıl Başbakan iken bu kavramların hangisini sağlıklı çalıştırdı ki?

Bugünde tarafsız olması gereken makamda, oturduğu Kaçak Saray’ı adeta AKP Genel Merkezine dönüştürmüştür. Seçimlerde AKP milletvekili adaylarını bile kendisinin belirleyeceği konuşulmaktadır. Bu duruma da herhalde “Hayır asla böyle bir şeye girişmez” diyecek kişi yoktur. AKP’nin eriyişi ve tükenişi aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan’ın eriyişi ve tükenişi olacağı için Anayasayı bile ayaklar altına almaktadır. Bugün AKP’nin attığı ve atacağı her adımı belirleyen Recep Tayyip Erdoğan, AKP gittiği vakit kendisinin ailece sıkıntı yaşayacağını çok iyi bilmektedir.

O yüzden tarafsız olması ve namus-şeref üzerine ettiği yemini uygulaması mümkün değildir.

Namus ve şeref kavramları Recep Tayyip Erdoğan için ne anlam ifade ediyor çok merak ediyorum. Milyonların huzurunda ettiği “tarafsızlık” yeminini uygulayacak iradesi yoksa Cumhurbaşkanlığından istifa edip, Haziran seçimlerinde milletvekili adayı olmalıdır. Birçok yemininde olduğu gibi “Tarafsızlık” yeminine de sadık kalmayan Recep Tayyip Erdoğan bu ülkede huzursuzluğun, kaosun, güvensizliğin ana kaynağıdır.

Belki namus ve şeref kavramlarının ne demek olduğunu öğrendiği vakit Türkiye’ye bir katkısı olacaktır.

Oturduğu Cumhurbaşkanlığı için “Tarafsız” olacağına dair “namusum ve şerefim üzerine andiçerim.” şeklindeki yemininden başlarsa belki bu ülkeye bir katkısı olur.

Makam ve otorite hastalığı yüzünden bir türlü rahat nefes aldırmadığı ‘Serok Ahmet’i artık rahat bırakmalıdır…

Cumhurbaşkanı cumhurbaşkanlığını, başbakan başbakanlığını bilirse demokrasi bu ülkede rahat nefes alacaktır. Aksi takdirde demokrasi gün geçtikçe daha çok ölecektir.

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.