Asikurtlar©

AKP’nin Yaman Tezatı Aman Tezatı. Tezat Tezat İçinde…

AKP’nin Yaman Tezatı Aman Tezatı. Tezat Tezat İçinde…
02 Mart 2016 - 19:00 'de eklendi ve 4084 kez görüntülendi.

Türkiye büyük bir garabetin içinde başına gelenlerin hepsinin sözde çözüm diye adladırılan PKK’yla, AKP arasındaki süreçten kaynaklanıyor diye zamanında söyledik, hala söylüyoruz… Hatta bunu sayın Erdoğan, sayın Davutoğlu’da söyledi, ne yazıkki her şeyin bu süreçte olduğunu söylediler, buna rağmen milletimiz AKP’ye oy verdi ve itiraflarına rağmen onu iktidara taşıdı. şimdi de bizim söyleyipte izah edemediğimiz, anlatamadıklarımızı bir şehit babası ve anası söylüyor. İnşallah bütün m,lletimiz bu acılı, yüreği yanan babamım feryad gibi açıklamasını dinlemiştir. Türk Milleti bu açıklamanın gereğini yapar Türkiyeyi girdiği çıkmaz yoldan, bataktan kurtarır.
Bu yaralı baba isyan gibi sözlerinde haksız mı? Baba açık açık söylüyor: “Çözüm sürecinde gösterilen zafiyetin bedelini ödüyoruz.” Şayet zafiyet olmasa Sur’da sokağa çıkma yasağı 90. gününe girer mi? Şehidin anası daha geniş açıklamalarda bulunuyor.
Diyarbakır Silvan’da eşi Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Güney’i şehit veren Merve Güney ise “Çözüm sürecinde” biz de şehit verdik. O sadece devletin çözüm süreciydi, karşı tarafın değil. Şu an devletimizi destekliyoruz, operasyonlar devam etmeli. Çözüm sürecinde yapılanlar yanlıştı, devlet de bunu kabul etti. ‘Devlet hatasını düzeltti’ demek haddim değil; ama devlet o zamanki yapılan yanlışlardan geri adım attı. Şuan bir operasyon sürdürüyor ve bir şehit ailesi olarak bu operasyonları destekliyorum.” Haddim olmayarak söylüyorum diyor ‘devlet doğru yolu şimdi buldu’ yani çözüm sürecini bitirerek. Bütün bunlara rağmen sayın Davutoğlu ‘Her şeye rağmen çözüm süreci devam edecek’ diyor.
Türkiye akşamdan sabaha önceden sonraya, yıldan yıla karar deiğtiren bir kişi tarafından yönetiyor ve başbakan ve hükümet bu adamın isteklerine göre şekle giriyor tavır alıyor. Can Dündar ve Gül’ün anayasa mahkemesi tarafından serbest kalmalarını mahkeme kararını tanımıyorum diyerek isyan eden sayın Erdoğan, 2009 yılında AKP grup toplantısında başbakanlık görevini üstlenirken yaptığı konuşmada şu ifadelere yer vermişti: “Hukuk sistemine biz inanmazsak, biz güvenmezsek, başkalarının inanmasını, güvenmesini bekleyemeyiz” Ve o gün AKP grubu tarafından bunları söylediği için çılgınlar gibi alkışlanırken; bugün mahkeme kararı için Anayasa Mahkemesinin kararını tanımadığını söylüyor, o zaman mahkemenin verdiği kararları tanımalıyız derken alkışlayanklar, bugün bu kararı tanımıyorum diyen adamı yine alkışlıyor. Herkes birer birer destek açıklamasında bulunuyor.
Bütün bu olanı biteni, sayın Erdoğandaki, onun zıt hallerini alkışlayanları anlamak zor. Nasıl bir mantık kullanıyorlar merak ediyorum. Zamana göre de olsa insanlar bu kadar keskin biçimde kendine zıt, tezat, çelişki içinde olabilirler mi? Bu durum yaman çelişkiyi aşmış ‘aman çelişki’ halini almıştır. Kendi içinde tezata düşen durumda detaylar bile birbiriyle çelişmektedirler. Bu çelişkili durum Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetenleri tajikomik hale düşürmektedir. Bu durum da Türkiye’yi dış politik ortamda yalnız bırakmakta, inanmadıkları şeyleri savunmak zorunda bırakmaktadır. Türkiye’de ne vatandaşların Devlete güveni kalmıştır, ne de dış ülkelerin Türkiye’ye bir dost olarak, stratejik ortak olarak, komşu olarak güvenleri kalmamıştır.
Bu tezatlar Hüseyin Çelik’e bile şu değerlendirmeyi yapmak zorunda bırakmış:
“Ülkemizde ekonomik kalkınma, birçok alanda gelişme ve bir başarı söz konusu olunca bunu biz yapmış, biz başarmış oluyoruz. Ancak ayağımız kaymaya başladı mı, işler ters gitmeye başladı mı, gelsin ‘dış güçler ve onların yerli işbirlikçileri’, gelsin ‘üst akıl’, gelsin ‘faiz lobisi’ gelsin ‘yabancı istihbarat servisleri’ Vesselam. Muz kabuğuna basıp düşsek, bunu ya Amerikalılar ya da İngilizler yapmıştır! Gökten başımıza meteor taşı düşse, ‘dış güçler bunu kasıtlı düşürmüştür’ diyoruz.”
Bütün dünya tarafından faiz lobisi olarak gösterilen İsral!i ve İsrailli dostları Mısırla aramızda arabulucu yapıveriyoruz. Üst akıl diye adlandırdıklarımızı akiller olarak biraraya getirip, millein aklının, değerlerinin çok üstünde bir akıl yürütmektedirler.
Dün one minute kahramanığı ile Katil dediklerinize bugün, ‘İsrail’le ortak açıklama yapma noktasına geldik’ deyip, İsrail’i Mısırla aramıza arabulucu diye sokanların nasıl bir mantığa sahip olduğunuzu gösteriyor.
Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER