SON DAKİKA

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

AKP’nin Tek Umudu İmralı Canisi

Bu haber 09 Haziran 2014 - 9:32 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

2012 yılının son haftalarında Başbakan Erdoğan katıldığı bir televizyon programında ilan etmişti: “İmralı ile görüşmeler yürütüyoruz.”

Üstelik kendisinin “Bizim bunlarla (PKK ve İmralı) ile görüştüğümüzü ispat etmeyenler şerefsizdir. Bugüne kadar hiçbir zaman terör örgütüyle masaya oturmadık, hiçbir zaman da oturmayacağız” mealindeki sözleri daha soğumadan ve Başbakan Yardımcısı olan Bülent Arınç’ın “Biz örgütle, teröristle pazarlık yapacak namussuz ve ahlaksızlardan değiliz” ifadeleri daha güncelliğini (!) korurken bu itiraf gelmişti.

“Şeref” konusundaki engin ve erdemli halini böylelikle görmüş olduğumuz AKP bugünlerde yaptıklarıyla bizleri şaşırtmıyor.

* * *

Geride bıraktığımız Cuma günü AKP’nin Diyarbakır’da “Yeni Türkiye’nin Açılan Kilidi: Çözüm Süreci” başlığıyla yaptığı çalıştayda rezillik, kepazelik ve kendi ifadeleri ile şerefsizlik, namussuzluk ve ahlaksızlıkta nasıl sınır tanımadıklarını bir kez daha gördük.

“Yeni Türkiye” adını verdikleri, “çözüm süreci” dedikleri konulardan neyi kast ettiğini yıllardır açıklayamayanlar, Diyarbakır’da düzenlenen bu program ile ilk kez açık itirafta bulundular.

AKP iktidarı adına bu itirafta bulunan şahıs, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay oldu.

Daha önce “Beğenseniz de, beğenmeseniz de Kürtlerin lideri Öcalan” diyen Beşir Atalay, Diyarbakır’da düzenlenen “ihanet projesinin yeni ayağında” bu kez “Öcalan’ın mesajları düşüncemiz” ifadelerini kullanmış.

Hemen sorayım, şaşırdınız mı?

* * *

Aslına bakarsanız bu yeni bir ifade değildir.

Hatta itiraftan öte malumun ilanıdır.

Yıllardır “yol haritası” lafını kullanan, “çözüm” kelimesini diline dolayan AKP iktidarının, bu ifadelerin ilhamını nereden aldığının göstergesidir.

Ne acıdır ki 3 dönemdir tek başına iktidarda bulunan AKP’nin, Türk Milleti’ni bir tarafa bırakıp, Türkiye’nin meselelerine nasıl ve kimin bakışıyla yaklaştığının en açık fotoğrafıdır.

Çözüm dedikleri konunun terörist başının taleplerini hayata geçirmek olduğunu biz zaten yıllardır söylüyorduk.

Bu sebeple şaşırmadık.

* * *

Bakın Başbakan Erdoğan’ın bir diğer yakın çalışma arkadaşı, başdanışmanı Yalçın Akdoğan geride bıraktığımız günlerde Milliyet Gazetesi’ne verdiği bir röportajda ne diyor: “Ben Öcalan’ın süreci diğerlerinden doğru okuduğuna inanıyorum… Dikkat ederseniz onun verdiği mesajlar diğerlerinin verdiği mesajlara göre sürecin geleceğini daha çok düşünen bir hassasiyeti yansıtıyor.”

AKP mensupları bir olmuş sanki “ülkeyi yöneten terörist başıdır mesajını acaba nasıl açıklarız?” derdine düşmüş durumda.

Şayet terörist başının mesajları AKP iktidarının düşüncesi, yol haritası, hassasiyetleri ise bu ülkeyi kim yönetiyor?

* * *

İmralı’da bulunan terörist başı bu döneme ilişkin ne düşünüyor, ne diyor ve neyi söylüyorsa AKP’nin “Yeni Türkiye” olarak tarif ettiği dönemin içerisinde de olan O’dur.

Bu dönem adına konuşulan “eve, hayata, siyasete dönüş” olarak kodlanan ihanetin kimin fikri olduğu ve neyi hedeflediği bellidir.

Yapılmak istenilen de en nihayetinde budur.

PKK’nın meşruiyet kazanması, terörist başı dâhil tüm tutuklu PKK’lı teröristlerin salıverilmesi, özerklik ve en nihayetinde Türkiye’nin bölünmesi, yürütülen sistemli ve planlı ihanet oyunun basamaklarıdır.

Şayet AKP, terörist başının mesajlarını kendi düşüncesi olarak görüyorsa, demek ki terörist başının söylediklerine bakarsak, AKP iktidarının neyi yapmak istediğini açıkça görürüz.

Bakın terörist başı AKP ile yürüttükleri ortaklığı ve olacakları nasıl sıralıyor: “Heyetle her şeyi geniş şekilde ele alabiliyoruz. Mesela bir MİT Müsteşar Yardımcısı Kürt hareketinden olabilir mi gibi. Seçimle işbaşına gelen bir köy güvenlik birimi mesela belediyelere bağlı trafik polisi, zabıta, bekçi gibi. Türk ordusu bünyesinde bir Kürt birimi neden olmasın. Devletle bütün konuları tartıştım. Belli bir uzlaşma düzeyi yakalanmış durumda. Bakanla görüşüp söyleyin gerekirse 50 yasa çıkaracaklar. PKK yasadan yararlanıp meşrulaşacak. Ayrıca Beşir Bey’in bilmesi lazım. Onunla periyodik, derinlikli toplantılarımız önemle, titizlikle planlanmalı, kararlar hayata geçirilmeli.”

Bu ifadelere bakıldığında Beşir Atalay’ın neden “Öcalan’ın mesajları düşüncemiz” dediği herhalde daha iyi anlaşılmıştır. Terörist başı ile periyodik olarak derinlikli toplantılar yapan Atalay, belli ki “üstlendiği” vazifenin gereğini yerini getiriyor.

* * *

Devam edelim bakalım terörist başı daha başka neler söylemiş “Eğer tümüyle normalleşme denen süreç yaşanacaksa büyük kongrede dışarı çıkıp yani bizzat toplayıp, silahlı mücadeleyi size karşı tümden bitirdik demek lazım. Yasa çıkaracaklar biz de yasanın içine dâhil olacağız. Hadi bana yönetime 5 yıl siyaset yasağı falan olur, bu fedakârlığı yaparız. Yarın bir gün ben gerillaya konferans yapsam ne diyeceğim, silaha gerek yok siyaset hakkınız var demem gerekir.”

Bu ifadelere birde BDP’lilere yine geride kalan dönem içerisinde söylediği ve AKP’den hayata geçirilmesini istediği “Yerel Yönetimler Özerklik Yasası ve Demokratik Sivil Toplum Yasası” eklendiğinde ihanetin nasıl hayata geçirilmek istenildiği deşifre oluyor.

Sonu dört parçalı sözde Kürt devletine varacak olan terörist başının fikirlerini önemseyen ve harfiyen uygulamaya koyan AKP iktidarının ne yapmak istediğine dair şüphesi olan varmıdır?

* * *

İşte biz bunun için Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı olmamalı, olamaz diyoruz.

Kendi ülkesini ve milletini paramparça etmek için uğraşan bir zihniyetin, bu milleti temsil edemeyeceğini söylüyor ve bu noktada ısrarla duruyoruz.

PKK ve İmralı’ya teslim olmuş, kokuşmuş bir zihniyetin bu millete baş olamayacağını vurguluyoruz.

PKK Türkiye’yi kan dökerek bölmek isterken, AKP’nin onu kollayıp “kan dökmeden” hedeflerine taşıyacak olmasının çok daha büyük badirelere yol açacağını söylüyoruz.

Durumun bu haliyle sürmesi halinde, çok daha fazla kan döküleceğini göremeyenler, bu vebal ve hesabın altından da kalkamazlar…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.