SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Akp’nin Tek Sadık Ortağı Bölücülerdir

Bu haber 06 Şubat 2013 - 10:03 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

AKP ve Başbakan Erdoğan sözde terörün bitirilmesi yada PKK’nın silah bırakması adına bebek katili, terörist başı ile yürüttüğü müzakere, pazarlık ve işbirliğinin içeriği gün geçtikçe daha da belirginleşmeye başladı.

Gelişmelerin bütününe, gerek AKP, gerek PKK, gerekse BDP’nin söylemlerine bakıldığında İmralı canisinin muhatap alınarak yürütülen sürecin sonunda AKP’nin, PKK-BDP’nin istediklerine ulaştırılması, Türk Milleti’nin ve onu savunan her yapının da kaybedeceğine yönelik rüyalar bu şeytan koalisyonunun elemanları tarafından hergün görülmeye başlanmıştır.

İhanet projesi olan açılımın yeni perdesinde İmralı canisinin masum, abdestli-namazlı ve kader kurbanı gibi gösterme girişimlerinin hemen ardından AKP iktidarının aynı terörist başı ile görüştüğünü açıkladığı dönemin yeni anayasa yapım sürecine denk gelmesi şüphesiz ki tesadüf değildir. Bu dönemde AKP’nin oldukça gergin ve köşeye sıkışmış bir hal aldığı döneme rast gelmesi dikkatlerden kaçırılmamalıdır.

Bu görüntünün verilmeye, kamuoyuna yansımasıyla birlikte İmralı’daki bebek katili ile neyi görüştüklerini, neyi müzakere ettiklerini ve hangi konularda anlaşmaya vardıklarını hala bir türlü açıklamayan/açıklayamayan AKP iktidarının görüşmelerde ele aldıkları ve pazarlık ettikleri konuların içerisinde, yeni anayasa ve Başbakan Erdoğan’ın gerçeklikten ve Türk Milleti’nin beklentilerinden tümüyle uzak olmasına karşın ego haline getirdiği “başkanlık sistemi” konularının var olduğu bazı çevrelerce artık dillendirilmeye başlanmıştır.

Zaten ne zaman ülkenin kaderini belirleyecek olan bir süreç başlasa yada bir seçim veya referandum olsa AKP yanına hemen İmralı-PKK-BDP-Kandil-Barzani’yi alıp, Türkiye’nin kaderine bu şer odaklarıyla beraber kurulan ve gizliden gizliye ancak ustaca yürütülen ortaklıklarla yön verilmek istemiştir.

Bunun en belirgin örneğini 12 Eylül günü yapılan referandumda görmemiş miydik? BDP-PKK referanduma katılmayacaklarını, boykot edeceklerini açıklayarak AKP’nin işini kolaylaştırmamış mıydı? Ayrıca referandum sonrasında AKP ile birlikte sevinen BDP-PKK olmamış, Kandil’de PKK’lılar sevinçten halaya durmamışlar mıydı?

Bu ortaklıktan sonra benzer bir girişimi, 2011’de yapılan genel seçimlerin öncesinde PKK’nın eylemsizlik kararı alarak AKP’nin seçim öncesinde terör politikası yüzünden tepki görmemesini ve oy kaybı yaşamaması için uğraş verdiğini Oslo’da kurulan pazarlık maslarından öğrenmemiş miydik?

Dolayısıyla AKP ve Başbakan Erdoğan için son derece önemli olan yeni anayasa yapım süreci ve başkanlık sisteminin getirilme çabalarının olduğu bugünlerde AKP, geçmişteki ortaklığı sebebiyle en iyi anlaştığı kişilerle yeniden hareket etmeye başlamış gözükmektedir. Başbakan Erdoğan’ın Mart ayı sonuna kadar meclisten çıkmazsa kendi anayasa tekliflerini meclise getireceklerini belirtmesinin arkasında yatan gerekçelerden biriside budur. İmralı canisinin talep ettiği “Türklüğün anayasadan çıkarılması, anadilde savunma ve eğitim, özerkliğin ve federatif sistemin sağlanması” gibi birçok konuyu kabul etmek koşuluyla AKP’nin de, BDP’li ve PKK’lılardan “başkanlık sistemini” de içeren yeni anayasaya tümüyle destek vermelerini istemesi ve önce mecliste, o da olmaz yani mecliste yeterli çoğunluk sağlanamazsa ve konu referanduma giderse, referandumda da beraber hareket etmeleri kimi şaşırtır ki?

Attığı her adımda, kat ettiği her mesafede ve yürüdüğü her yolda terörist başını, PKK’yı, BDP’yi ve Barzani’yi yol arkadaşı edinen ve birbirlerine asla yanlış yapmayan şeytan koalisyonu bu dönemde de ortak hareket edecek ve birileri yıllardır uğraştığı Türkiye’yi bölme, bir başkaları da padişahlık sevdasına ulaşabileceğini akıllarınca zannetmektedirler.

Aksi bir durum söz konusu olsaydı terör örgütü üyeleri ve yandaşları bu dönemde böylesine küstahça ve alçakça hareket edemezlerdi. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde PKK’nın Suriye’deki kolu olan PYD’li teröristler adına toplanan kalabalığı dağıtmak isteyen polislerin üzerine yürüyüp, silahına el atarak Türk Milleti’nin polisine “şerefsizler” diye BDP’li İbrahim Binici seslenebilirmiydi?

Ne yazık ki AKP ve Başbakan Erdoğan kendi siyasi emelleri uğruna Türkiye’yi bu hale getirmiştir. Geldiğimiz noktada da Türk Milleti’nin değerlerine artık bölücü terör örgütü yandaşları tarafından aleni olarak hakaret edilmeye başlanmıştır. Aslında bu durum AKP’nin Türkiye’ye nasıl bir gelecek vaadinde bulunduğunun göstergesidir. Bu tarifin içerisinde bölücülere her istediği verilen, her talebi yerine getirilen bir anlayış ve yapı varken, Türk Milleti’ni sanal gündemlerle aldatmaktan, değerlerini ve hassasiyetleri umursanmamaktan başka birşey yoktur.

İşte AKP’nin kol kola girip sözde Kürt açılımında beraber yol yürüdüğü ve isteklerini yerine getirdiği BDP’li bir milletvekilin yaptıkları buna örnektir. Bölücülük son dönemde AKP’den bu derecede yüz bulmamış olsaydı, bu milletvekili denen zat haddini aşıp polisimize küfredebilir ve silahına sarılabilirmiydi?

Kandile çıkma konusunda son derece özlem dolu olduğunu ifade eden sulu gözlü AKP’liler bu hadsiz eylem karşısında ne cevap verecek, hangi açıklamayı yapacak bekleyip göreceğiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.