SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

AKP’nin Suskunluğu Türkiye’nin Sonunu İşaret Ediyor

Bu haber 18 Ocak 2013 - 0:36 'de eklendi ve 28 kez görüntülendi.

İsmail ÖZDEMİR

Dünkü yazımda AKP’nin İmralı canisi ile başlayan görüşme trafiği ile yürürlülüğe koyduğu yeni sürecin yeni Habur vakalarına da gebe olduğunu ifade etmiştim. Zira AKP’nin 2009 yılında olması gereken ama “yol kazası” olarak tanımlanan bir sürecin yaşanması gerektiğine inanmaktaydı. Öyle anlaşılıyor ki bu görüşünü bugünde sürdürmektedir.

Hatırlayınız lütfen, Habur’da yaşanılan ihanetin, günler öncesinde bir araya gelen AKP-BDP arasında en ince ayrıntısına kadar planlandığını, yine günler sonrasında Ahmet Türk’ün açıklamaları ile Türkiye öğrenmişti. Bu açıklamalar içerisinde dönemin İç İşleri Bakanı olan Beşir Atalay’ın kendilerine her konuda güvence verdiğini ve gelen PKK’lıların tutuklanmadan, ellerini kollarını sallayarak sınırdan geçecekleri yönünde teminat verdiğini Ahmet Türk ifade etmiştir. Bunun akabinde de Beşir Atalay yaptığı bir açıklamasında görüşmeyi doğrulamak zorunda kalmıştı.
Günümüz gelişmelerine, Paris’te öldürülen PKK’lılar ile onları Diyarbakır’da karşılayan kalabalığın haline ve AKP-BDP tarafından söylenen söylemlere bakıldığında AKP’nin kurgulamaya çalıştığı dönemin Habur ile aynı amaca hizmet etmektedir.

Dün PKK’lıların kahramanlar gibi karşılatılmasını sağlayıp, bu anlamda “umutlandığını” ifade edenler, bugün ise ölen PKK’lılar için üzüldüklerini ifade ederek gerçekte dün de bugünde aynı yerde durduklarını itiraf etmiş olmaktadırlar.
Bununla birlikte yeni sürecin dünle benzer en önemli yanından bir tanesi de ortada bulunan “belirsizlikten” başka bir şey değildir. AKP ihanet projesi olan Kürt açılımını başlattığı günden Habur hadisesinin yaşandığı güne kadar bu konuyla ilgili hiçbir açıklama yapmamış, sözde çözüm adına neleri planladığını açık açık kamuoyu ile paylaşmamış, ortada sürekli laf kalabalığı yapmış, akıllarının geri planında bulunan düşünceleri ve projeleri açıklamamıştır. PKK hangi koşullarda sözüm ona silah bırakacak, sınır dışına çıkacak, bunun karşılığında AKP neyi garanti etmiştir bu konuda da ortada hiçbir şey yoktur.

İşte AKP’nin bu duruşu, akıllarında bulunan sözde sorunun nasıl bir çözümü sembol ettiği Habur’da PKK’lıları kahramanlar gibi karşılama, onlar rahatsız olmasın diye ayaklarına gönderilen seyyar mahkemelerden Türk Bayrağı ve Atatürk posterini indirme ve aynı teröristleri salıverilmesi ile kendisini çok net bir şekilde göstermiştir.

Bugünde AKP’nin İmralı canisi ile ne görüştüğü, terörist başına ve PKK’ya neleri vaat ettiği, ileriye dönük neleri planladığı sözde sorunun çözümü adına neler düşündüğü konusunda AKP tarafından yapılan zerre kadar bir açıklamayı duyan yada işiten varmıdır? Ortada bolca laf kalabalığı var, AKP’li yetkililerle birlikte yandaş yazarları da sürekli çözümde çözüm diye inliyorlar ancak ne hikmetse kimse bunun içeriğinden ısrarla bahsetmiyor.

Bu sebeple yeni Habur hadisesi olarak değerlendirilen Diyarbakır’da, Paris’te öldürülen 3 PKK’lı için toplanan kalabalığın haline bakıldığında tek farkın AKP’nin Habur’da olanın aksine bu kez “teröristlerin dirisinden değil, ölüsünden medet umması” gerçeği olduğu karşımıza çıkmaktadır. Malum Habur’dan giren teröristler, sınırı geçmelerinin hemen ardından yaptığı açıklama ile devleti yok saydıklarını açıkça ilan etmiş ve kendileri için toplanan kalabalığa bunu deklare etmişlerdi. Bu durumda orada toplananlar tarafından devlete meydan okunulan, milletin aşağılandığı bir atmosfer halini almıştı.

Aslında dün Diyarbakır’da terörist cenazelerini karşılayan kalabalığa ve yaptıklarına bakarsanız durumun (yukarıda izah ettiğim ve altını önemle çizdiğim konu hariç) Habur’dan zerre kadar farkının olmadığını açık ve net bir şekilde görmüş olduk. Habur’da milleti aşağılayan ve devlete meydan okuyan aynı zihniyet Diyarbakır’da da aynı tavrı sergilemiş ve AKP buna ısrarla sessiz kalmıştır.

Bu sessizliğini de basın üzerine de yansıtmıştır. Paris’te öldürülen ve gece saatlerinde uçakla Diyarbakır’a getirilen PKK’lıları karşılamak için toplanan kalabalığın, PKK paçavralarını açması ve ayrıca PKK’lıların cesetlerinin konduğu hastanenin önünde bulunan Türk Bayrağı’nın hainler tarafından indirilerek yerine PKK paçavrasının asıldığına yönelik haberler “medyanın ısrarlı gizleme çabalarına” karşın dikkatlerden kaçmamıştır.

Ve ne hazindir ki Türkiye’de AKP sayesinde kıymetlendirilen, üzülünen, adlarına cenaze merasimleri tertip ettirilen PKK’lılar gündemdeyken, sürecin bizleri nereye götüreceği noktasındaki en büyük ipucu Mardin’den gelmiştir! Başını Bülent Arınç’ın çektiği AKP’lilerin kucaklaşmak için can attığı PKK’lı teröristler düzenledikleri saldırı sonrasında 1 polisimizi şehit etmiştir.

Bu gelişme açıkça PKK’nın silah bırakacağı bir sürecin değil, daha fazla taviz koparabilmek ve amacına ulaşabilmek amacıyla eylemlerine devam edeceğinden başka bir şeyi işaret etmemektedir.

AKP ne kadar susarsa sussun, terörist başı ve PKK’lılar ile neyi konuştuklarını ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın güvenlik güçlerimizi hedef alan saldırılar zaten bu zihniyetle nereye doğru yol aldığımızı göstermektedir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.