SON DAKİKA

AKP’nin Ne Olduğunu İdris Bal Anlattı

Bu haber 02 Aralık 2013 - 9:35 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

AKP’den istifa eden İdris Bal, Türkiye’nin niye tarihinin en zor ve en karanlık günlerini yaşadığını anlamaya ve anlatmaya fazlasıyla yetecek bir ifade de bulunmuş, çok çarpıcı ve çok gerçekçi bir tespit yapmış. “Birileri, vekil olduğumuz için kapıdan girerken paltomuzu vestiyere asar gibi aklımızı, vicdanımızı, fikrimizi de kapıda bırakacağımızı, irademizi ipotek altına koyacağımızı zannetmiş” diyor. AKP’nin sorunu tam olarak budur. Akıllar, vicdanlar ve fikirler bir kenara bırakılmış, bütün irade bir tek kişinin insaf ve inisiyatifine bırakılmıştır. Buna bir de özel hesapları ve menfaatleri eklerseniz, ortaya yalan, talan ve ihanetin her yeri sardığı ve tek geçer yol ve yöntem olduğu bugünkü Türkiye fotoğrafı çıkar.

Ya uyarsınız, ya gidersiniz

AKP’nin içinde elbette milli duyarlılığı olan, ülkenin bölünmez bütünlüğünü her şeyin üstünde tutan, yalanı, talanı ve ihaneti reddeden çok sayıda milletvekili ve teşkilat mensubu vardır. Ancak, fikirler dışarıda bırakılıp irade tek kişiye bırakılınca bunların hiçbir önemi ve anlamı olmuyor. Duygu ve düşünceler, fikir ve idealar değil tek kişinin sözleri, talimatları ve hedefleri tek ve değişmez siyaset oluyor. Bugün AKP’yi oluşturan milletvekili gurubunun en az üçte ikisi kendi akıl, irade ve vicdanlarıyla bir başka partide olsalar ve iktidardaki parti bugün yapılanları aynen hayata geçirse eminim ki, en sert muhalefeti yapmakla kalmaz, gökkubbeyi yere indirirler.

Hangi birini sayalım

Mesela bir başka partinin lideri Barzani’nin ayağına gidip, “Kürdistan” ihanetini meşrulaştırmaya çalışsaydı eminim ki meclisi o lidere dar ederlerdi. Mesela Deniz Feneri rezilliği bir başka döneme denk gelseydi hiç şüphe yok ki, o iktidarı rezil rüsva duruma düşürürlerdi. Mesela MGK kararına imza atıp dışarıda tam tersi şeylerin söylendiği belgelenseydi, bunu yapanları tefe koylardı. Mesela bebek katiliyle müzakere edilip, İmralı bir parti genel merkezine dönüştürülseydi ihanet manifestoları yayınlarlardı. Mesela Suriye, Mısır, Libya tutarsızlıkların bir başka lider, bir başka sebep olsaydı cami önlerini, sokakları inletirlerdi. Hangi birini sayalım. Sadece bir tanesi bile istifayı ve hesap sormayı çok fazlasıyla gerektiriyor.

Burada da dehşet dengesi var

Vicdanlar, fikirler ve akıllar bir palto gibi vestiyere asıldığı içindir ki, bunların hiçbirinin hesabı sorulmadığı gibi, tamamı iyi ve güzel şeyler diye anlatılıyor ve bu milletin de buna inanması için elerindeki devlet, medya ve iktidar imkanları seferber ediliyor. Kendi akılları ve vicdanları başka şey söylese de, iradeyi ipotek altına alanlar böyle istiyor ve AKP’de kalma şartını buna bağlıyor. Burada da tam bir dehşet dengesi var. AKP’de kalıp milletvekili olma ve iktidar nimetlerini paylaşmanın karşılığı akıl ve vicdanları ipoteğe vermek oluyor. Milletvekilliği ve iktidar nimeti bahşedenler de kendi durumlarını, kendi otoritelerini sağlamlaştırıp, tek ve değişmez yetki sahibi oluyor. İdris Bal’ın söyledikleri tam olarak bunu ifade ediyor.

İçerde ihanet, dışarıda kaos

Böyle bir yöntemden, böyle bir anlayıştan, böyle bir icraattan ve siyaset ten herkesin faydasına, ülkenin birliğine ve gelişmesine bir sonuç çıkması eşyanın tabiatına aykırıdır. İçi boş övünmeler, yanaşma ve beslemelerin gayretleri bir şeyi değiştirmiyor. Sonuç ortada ve Türkiye’nin yaşadıklarını bütün dünya ibretle izliyor. İçerde ihanet, dışarıda kaos. Her Allah’ın günü yetersizliğin, çapsızlığın, yalanın, yanlışın bir ağır bedelini ödemek durumunda kalıyoruz. Ekonomik çöküntüden, milletin perişanlığından, sosyal patlamalardan vazgeçtik, vatanın birliği, bölünmez bütünlüğü ve itibarı yerlerde sürünüyor. Dağdaki hainler, eli kanlı katiller ülkenin gündemini belirliyor. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti bu kalleşlerin ağzına bakar hale getirildi.

İçimizi sızlatan haberler

Dış itibarımız Türkiye Cumhuriyeti tarihinde değil, Türk tarihinde hiç görülmemiş şekilde yerlerdedir. AKP’nin artık hiçbir yerde, hiçbir ülkede, hiçbir toplantıda doğru dürüst ciddiye bile alınmadığını içimiz sızlayarak görüyoruz. Gazetelere her gün çok acı haberler yansıyor. Dün gazetelere yansıyan iki haber bunun en çarpıcı ve iç yakan örneğidir.

Birinci haber aynen şöyledir ve AKP yanaşması gazetelerde yer almıştır: “Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ile AB’nin genişlemeden sorumlu yüksek komiseri Stefan Fülle’nin imza koyduğu anlaşmaya göre Azerbaycan vatandaşları önümüzdeki yılın ilkbahar aylarından itibaren AB ülkeleri için daha kolay vize alacaklar. Bu durumda AB’ye tam üyelik hedefiyle müzakere yürüten Türkiye’nin vatandaşları, vize almada Azerbaycan vatandaşlarının gerisine düşmüş olacak. Daha önce de Ermenistan ve Gürcistan vatandaşlarına vize kolaylığı getiren AB, Moldova ile de vizesiz seyahat müzakerelerine başlandığını duyurmuştu.”

Bağdat’ın ayarı

Yine bütün AKP yanaşması gazetelerin manşetlerinde bulunan bir diğer haber de şuydu: “Irak Kürt Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani’nin Ankara ziyareti sırasında, aksi yöndeki açıklamalara rağmen, Türkiye ile Barzani arasında petrol anlaşmaları imzaladığının ortaya çıkması Bağdat’ın tepkisini çekti. Irak Merkezi Hükümeti, önceki gün geç saatlerde Kuzey Irak hava sahasını Türkiye’den gelecek özel uçaklara kapattı. Haber, Kürt bölgesinde yayın yapan televizyonlar tarafından altyazı ile duyuruldu. Ankara’nın ise haberin doğru olup olmadığını Irak Sivil Havacılık Teşkilatı’na sorduğu ve konu hakkında cevap beklediği belirtildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın 2 Aralık Pazartesi günü Erbil’de petrol ve doğalgazla ilgili bir konferansa gitmesi planlanıyordu. Bu durumda Yıldız’ın Erbil’e havayoluyla gitmesi mümkün olmayacak. Irak, geçen yıl da Taner Yıldız’ın Erbil’e gidişini engellemişti.”

Vicdanlara soru

Bir soruyla bitirelim: AKP’ye oy verenler başta olmak üzere herkes elini vicdanına koysun ve cevap versin. Bugüne kadar olanları, yaşanan rezillikleri, ihanetleri bir kenara bıraktık. Sadece bu iki habere konu olan şeyler bir başka hükümet döneminde yaşansaydı, ne söyler, ne yapardınız? Türkiye’nin bu durumlara düşürülmüş olması hiç mi vicdanınızı sızlatmıyor?

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.