SON DAKİKA

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

AKP’nin dostları ve düşmanları

Bu haber 14 Kasım 2013 - 9:47 'de eklendi ve 4 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Ne kadar uğraşsalar da gizleyemiyor, ustaca hazırlanmış tiyatro oyunlarından bekledikleri sonucu bir türlü alamıyorlar. Türk milleti artık gerçekleri görmüştür ve saflar netleşmiştir. Akıl sağlığı yerinde olan herkes, ne olup bittiğini, Türkiye’nin nereye sürüklendiğini, AKP’nin neye ve kime hizmet ettiğini görüp anlıyor.

İktidar bitkin

AKP yorgundur, bitkindir, tükenmiş durumdadır. Bu tükenmişlikle iktidarda kalmak ülkeyi de tüketiyor. Her alanda bunun izlerini görebiliyoruz. Dost-düşman birbirine karışmış durumdadır. Bugün içeride ve dışarıda Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti ile meselesi olan, bu ülkenin yükselmesini ve yücelmesinden rahatsızlık duyan her kim varsa, tamamı AKP’nin destekçisidir ve savunucusudur. Tamamı için AKP bulunmaz bir fırsattır ve böyle devam etmelidir. AKP yönetimi bu durumdan rahatsız olmadığı gibi, bunu bir başarı, bir iltifat ve bir büyüklük olarak kabul etmektedir.

İyi olan ne var?

İmralı canisiyle masa kurup, PKK ile ortaklık geliştirip buradan bu ülkenin ve milletin faydasına bir sonuç elde edileceğini söylemek, milletin aklıyla alay etmek değilse nedir? Adına “açılım” denilen yıkım projesinin uygulanmaya başlamasından sonra bir tek şey gösterin ki, birlik ve bütünlüğe katkı yapmış olsun. Kimse gösteremez. Atılan her adım, yapılan her düzenleme ayrışmayı, kutuplaşmayı ve bölünmeyi biraz daha ileri götürmüştür. PKK ve uzantılarından şu ana kadar bu ülkenin bölünmez bütünlüğünden, tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek dil ilkesinden bahseden veya buna onay veren görülmüş, duyulmuş mudur? Tam tersine artık federasyon ve özerk yapının kendilerine yetmeyeceğini söylüyorlar. İmralı canisinin serbest bırakılmasını ve ayrı bir devlet olmak dahil her şeyin konuşulmasını istiyorlar. Bundan geri dönüş olmayacağı tehditleri savuruyorlar.

Barzani’nin sicili

İçeridekiler böyle de, dışarıdakiler çok mu farklı. Irak’ın toprak bütünlüğü Türkiye’nin kırmızı çizgisi değil miydi? Bu kırmızı çizgiyi yerle bir eden Barzani olmadı mı? Yıllarca PKK’yı saklayan, silahlandıran, her türlü yardım ve yataklığı yapan bu peşmerge değil miydi? Aynı Barzani bölgede yaşayan 3,5 milyon Türkmen kardeşimizi yok etmek için açık ve aleni bir soykırım yürütmedi mi? Türkiye’den yapılan itiraza, “Türkiye’nin Kerkük sorununa karışması durumunda biz de Diyarbakır ve diğer kentlerin içişlerine karışacağız. Kürtlerin bağımsızlık beklentilerine karşı gelinmesi, söz konusu ülkelerdeki Kürtlere karşı düşmanca bir tavır sayılır.” Demedi mi? Bu beyanlarından dolayı AKP’li bir bakan tarafından “postal yalayıcısı” diye damgalanmadı mı? Barzani’nin bu düşüncelerinden vazgeçtiğini, Türkiye’den özür dilediğini gören veya duyan olmuş mudur? Olmadığı gibi, bu Peşmergeyi AKP kongresinde şeref misafiri edip, “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganları attırmadı mı?

Neyin eğelencesi?

Sayın Başbakan hafta sonu Diyarbakır’a gidip, işte bu Barzani ile görüşecek. Sonra da birlikte oturup varlığını Türkiye düşmanlığı üzerine kurmuş sanatçı bozuntularının sazlı sözlü eğlencelerini izleyecekler. Neyi görüşüp, neyi kutlayacaklar? Buradan Türkiye’nin faydasına, birlik ve bütünlüğüne yönelik bir sonuç çıkma ihtimali sıfırın altınadır. Ancak, bu karşılamanın, bu eğlencenin, Barzani ve güruhunu daha azdıracağı, Kuzey Irak’taki Türkmenler üzerindeki baskı ve soykırımı daha da şiddetlendireceği, içerideki hainler için emsal teşkil edeceği mutlaktır.

Kardeşlik hukuku!

AKP’nin işbirliği yaptığı, dostluk kurduğu, eğlenceler tertiplediği dostları işte bunlar. Peki, düşmanları kim? Onu da sayın başbakan grup toplantısında açıkladı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın çıkışını değerlendirirken çok çarpıcı şeyler söyledi. “Şunu özellikle bilmenizi istiyorum; dava arkadaşlığının, kardeşlik hukukunun bir gereği olarak biz meselelerimizi aramızda konuşur ve çözüme kavuştururuz” dedi. Sayın başbakanın dava arkadaşı olup da kardeşlik hukuku kurduğu ve yanında kalan kaç kişi sayabilirsiniz? Abdüllatif Şener nerede? Kemal Unakıtan nerede? Hilmi Güler nerede? Kürşat Tüzmen, Ali Coşkun, Zeki Ergezen, Nevzat Yılçıntaş nerede? Sayın Abdullah Gül’le ilişkiler ne durumda? Sayın Arınç niye bu kadar rahatsız?

Pusuda bekleyenler

Sonraki cümle daha da ilginç: “Pusuda bekleyenlere asla fırsat tanımayacağız, ellerini ovuşturanlara asla imkan vermeyeceğiz.” Diyor sayın başbakan. Abdullatif Şener’i pusuda bekleyenler mi harekete geçirdi? Bülent Arınç’ı pusuda bekleyenler kafasına silah dayayarak mı konuşturdu? AKP’den memnun olmadığını söylemek, demokratik yollardan muhalefet etmek, milletten AKP’ye değil kendilerine oy vermesini istemek pusuda beklemek midir? Bu yaklaşıma göre, eğer AKP’yi ve yaptıklarını tasvip etmiyorsanız pusuda bekliyorsunuzdur.

Hangi düşman?

Bir sonraki cümle çok daha vahim. Sayın başbakan, “Her bir arkadaşımın, teşkilatımızın her kademesindeki kardeşimin böyle bir mesuliyet ile hareket edeceğine, düşmanı sevindirmeyeceğine yürekten inanıyorum” diyor. Hangi düşman sayın başbakan? “Düşman” sözüyle kimleri kast ediyorsunuz? AKP’yi onaylamayan, oy vermeyen ve hele bir de muhalefet yapan herkes düşman mıdır? Nitekim, uygulamalarda da böyle oluyor. Ellerinden gelse, dünyadan utanmasalar kendilerinden olmayan, kendilerine biat etmeyen, kendilerine oy vermeyenlere hayat hakkı bile tanımayacaklar. Ama eğer ülkenin varlığını ve birliğinin yok edilmesi parasına da olsa AKP’yi onaylıyor, oy veriyor ve biat ediyorsanız, bu dünyada her işiniz tamamdır. Kardeş de olursunuz, terfi de edersiniz, servet de edinirsiniz.

Karar Türk milletinin

Biz yorum yapmadık. Bir şey ilave etmedik. Ayrıntılarda çok daha ileri, çok daha vahim şeyler olmasına rağmen, söylenen ve yaşananların sadece satırbaşlarını hatırlattık. Tabloyu netleştirdik ve AKP’nin dostunun kim, düşmanının kim olduğunu kendi beyanlarıyla, kendi icraatlarıyla ortaya koyup, Türk milletine yardımcı olmaya çalıştık. Karar Türk milletinindir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.