SON DAKİKA

AKP’DE İÇ SIKINTI – TARTIŞILAN İSİM DAMAT

Bu haber 30 Temmuz 2017 - 10:41 'de eklendi ve 4.590 kez görüntülendi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, bıraktığı AKP ile yeniden başına geçtiği AKP arasındaki farktan şikayetçi. Son günlerde mesaisinin büyük bölümünü, “AKP’yi yeniden düzene sokmak” için harcıyor.

Ankara’da, parti yöneticileri, milletvekilleri ve bakanlarla peş peşe toplantılar yapıyor. Diğer yandan il ve ilçelerdeki etkili AKP’lilerle tek tek konuştuğu ifade ediliyor.

AKP’DE İÇ SIKINTI

AKP’de uzun süre otorite boşluğu yaşandı. Davutoğlu hayaller peşindeydi. Parti tabanından değil Washington’dan gelecek açıklamaları dikkate aldı.

Erdoğan, altındaki halının elden gittiğini görünce müdahale etti. Davutoğlu’nu kenara itti. Yerine Binali Yıldırım’ı getirdi.

Bundan sonrası için yapılan tespitler özetle şöyle:

“Davutoğlu’ndan ağzı yandığı için Binali Yıldırım’ı hiç boş bırakmadı. Ama hep yukarılarla uğraştı, aşağıyı ile ilgilenmedi. Binali Yıldırım da kendini sadece Erdoğan’a karşı sorumlu görünce, aşağılarda herkes kafasına göre takılmaya başladı.”

“Belediye başkanları ellerindeki olanaklarla örgütleri denetim altına aldı. İhalelerle kendilerini sağlama almak için kullandılar. Halkı hesaba katmadılar. ‘Nasıl olsa Reis halleder’ diye düşündüler. Ama iş öyle olmadı, duvara dayandık.”

REİS DE SORUMLU

AKP’liler ortaya çıkan durumdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da sorumlu tutuyor. Binali Yıldırım’la çalışırken sık sık onu zor durumda bırakmakla, partideki etkisini azaltmakla suçluyorlar.

Yukarısı zayıflayınca aşağıda kontrolün kaybedildiği görüşündeler.

İKİLİ YÖNETİM

Ortaya çıkan duruma Erdoğan’ın yönetim biçiminin yol açtığı konuşuluyor. Hükümet içinde hükümetçiklere vurgu yapılıyor. Başbakan Yıldırımdan habersiz yapılan bakanlar toplantıları hatırlatılıyor.

“İkili yönetim” krizi yaratmakla eleştiriliyor.

En çok tartışılan isimlerden biri damat. “Arkasında Erdoğan olmasa, bırakın bakanlığı, milletvekilliğini ilçe başkanı olması bile zor” diyenler var. Bakanlar Kurulu’nda yaptığı konuşmalar herkesin dilinde.

Sade damat mı? Anlatılan o kadar çok şey var ki!

SOPA GÖSTERDİ

Erdoğan AKP’yi avucunun içi gibi biliyor. O da durumun farkında. Salı günkü Meclis Grup toplantısında uyardı. “Önce bu hareket kendi içinde birbirini sevmeli. Bize ne oluyor ki kendi içimizde birbirimize karşı çalım atıyoruz? Bize ne oluyor ki birbirimize karşı farklı nazarlarla bakıyoruz” dedi.

İki gün sonra milletvekillerini, bakanları ve parti yöneticilerini AKP Genel Merkezi’nde yeniden topladı. “Sopa” gösterdi. Erdoğan 21 Mayıs’ta yeniden genel başkan olduğunda “metal yorgunluğu”ndan söz etmişti. Perşembe günkü toplantıda “profesyonel deformasyon”u gündeme getirdi.

Arkasından da kılıcını çekti: “Yorulan çekilsin!”

SHP-CHP’NİN HALİ

Geçmişte SHP-CHP’yi izleyen gazeteciler olarak hiç sıkıntı çekmezdik. CHP’de olan biteni bizzat CHP yöneticilerinden öğrenirdik. Herkes birbirinin altını oyduğu için dedikoduyu bayatlatmazlardı. Anında bizlere yetiştirirlerdi.

Bir örnek vermek gerekirse;

SHP-DYP koalisyonu sırasında bir bakanın eşi avukattı. Dedikodu olur diye bürosunu kapattı. Ama çalışan kadının evde oturması zordu. Bir süre sonra bir kamu kurumunda avukat olarak göreve başladı.

Şu anda Kılıçdaroğlu’nun danışmanlığını da yapan bakan arkadaşı olayı duyar duymaz bir büyük gazeteye yetiştirmişti. Ertesi gün olay gazetenin manşetini süsledi.

AKP DE SHP-CHP’YE BENZEDİ

Şimdi AKP’deki durum da aynı. Hangi bakan ne işi yapmış, hangi işten ne kazanmış, hangi şirkete ortak, kimin için yasal düzenleme peşinde, hangi şirketten düzenli ek maaş alıyor, hepsi ortalıkta.

Milletvekili ve parti yöneticilerinin karanlık işleri, ikinci evleri, altındaki arabanın markası, modeli, hepsi dillerde.

Anlatanlar da ya kabine arkadaşları, ya bölgesinin milletvekili, ya da parti yönetiminden biri.

O nedenle, tecrübeli gazeteciler ve siyasetçiler, “AKP de CHP gibi oldu” değerlendirmesi yapıyor.

Bakalım sonucu ne olacak!

İsmet Özçelik

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.