SON DAKİKA

Akp ve Bölücülerin Yerel Seçimler Sonrası Özerklik Hazırlığı

Bu haber 31 Ocak 2014 - 9:36 'de eklendi ve 22 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

AKP Türkiye’de her şeyi tepe taklak ettirmeyi sürdürüyor. Yolsuzluk soruşturmaları ile maskesi düşüp, gerçek yüzü ortaya çıkan iktidarın diğer alanlarda attığı adımların meşruiyeti de artık kalmamıştır.

Samimiyeti ortadan kalkmış, yalanı her yönüyle piyasaya dökülmüş, kirli zihniyeti pazara çıkmış olan AKP’nin, yaptığı ve söylediği ne varsa, hepsinde yüz yüze kalınacak sonucun Türk Milleti’nin lehine olamayacağı anlaşılmıştır.

Bunların başında özellikle PKK ile girişilen müzakere süreci geliyor. Geride bıraktığımız hafta son derece önemli gelişmeler olurken, sınırımızın hemen yanı başında PKK terör örgütü “özerklik” adı altında yeni yapılanmalara giderken, iktidar kanadından hala buna bir cevap verilmemiştir.

Suriye’nin kuzeyinde PYD’nin bazı alanlarda özerkliğini ilan ettiğini duyurması AKP’yi derin bir sessizliğe bürümüştür. Mesele sadece sessizlikle kalsa gene iyi, PKK-PYD’ye bu alanda yol açılması için de AKP’nin elinden geleni yaptığını da görüyoruz.

Yakın zamana kadar Suriye’nin kuzeyinde “de facto” yani fiili durumlara (özerklik gibi) olur verilmeyeceğini ifade eden iktidarın ne Başbakanı nede diğer ilgili bakanları, vukuu bulan son hadiselerle beraber adeta riyakârlığın çukurlarında gezindiklerini gözler önüne sermişlerdir.

Bir konunun altını kalın çizgilerle çizmek gerekir ki, Suriye’de PKK-PYD’ye olur verilen “özerkliğin” sadece bu alanda kalmadığı, kalamayacağı ve böylesi bir gelişmenin ülkemizin Doğu ve Güneydoğu’sunda da hayata geçirilmeye çalışılan nihai hedefin aslı olduğu bilinmelidir.

AKP’nin bu hedef için uğraş verdiğini, Suriye’nin kuzeyinden gelen haberlerle beraber anlamış, PKK açılımı başladığı günden itibaren asıl hedefin Türkiye’nin bölünmesi olduğunu söylemiş olmanın haklılığını üzüntü içerisinde seyrediyoruz.

BDP’nin yerel seçimler için “Öz Yönetimle Özgür Kimliğe” sloganıyla hareket etmesinin alt yapısında da bu hazırlık yatıyor. Bir yılı aşkın süredir girişilen tezgâhın aslında, Türk Milleti’nin başına örülen çorabın sebebinde Türkiye’nin parçalara ayrılması gerçeği yatıyor.

Bununla ilgili diğer somut örnekleri geride bıraktığımız hafta İmralı’ya giden ve terörist başından aldıkları mektubu Kandil’deki terör örgütü yöneticileri ile Irak’ın kuzeyindeki Barzani’ye götüren BDP’li milletvekillerinin açıklamalarından anlıyoruz.

Terörist başının her iki adres için yazdığı mektubun asıl amacı, Suriye’nin kuzeyinde PKK-PYD tarafından ilan edilen “özerkliğin” tanınması için ortak bir duruş sergilemek. Kandil’den de, Barzani’den de istenilen bu. Ve bu mektupta ne olduğunu AKP iktidarı da herkesten önce biliyordu. Ayrıca terörist başı, PKK’nın kuruluşundan bu yana iddia ettiği “dört parçalı” yapının her bir bölümünün bir araya getirilmek istendiği ve “Ulusal Kürt Kongresi” adı verilen toplantının yapılabilmesi için de tüm taraflardan anlayışlı olmasını talep edip, bir an evvel kongrenin toplanabilmesi için çalışmalara başlanması gerektiği mesajının da ilettiği farklı kaynaklardaki haberlerden teyit edilmiş durumdadır.

Türkiye yerel seçimlere işte böylesi tehlikeli bir atmosferde girmeye hazırlanıyor. AKP tarafından terörün çözümü için adres kabul edilen, “Kürlerin lideri” olduğu ifade edilen bebek katilinin yattığı yerden terör örgütünü idare etmesi mümkün hale getirilmiştir.

“Analar artık ağlamıyor, şehit haberleri gelmiyor” masalı ve aldatmacasının altında yatan tezgâh, Türk Milleti’ni param parça edecek gelişmelere davetiye çıkarmak, olur vermek ve önünü açmaktır.

Süreç adı verilen ihanet girişiminde nihai hedef, yerel seçimlerden şer odaklarının bekledikleri sonucu almasının ardından Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde de “özerkliğin” ilan edilmesi ve “Ulusal Kürt Kongresi” adı verilen toplantı neticesinde de şimdilik Türkiye, Irak ve Suriye’deki bölümlerin bir araya getirilmesidir.

AKP’nin sessizliği bundandır. AKP’nin konuşmaması, bu meselelerin gündeme gelmemesi için uğraş vermesinin gerekçesi bu nedenledir.

2002’de çıktıkları yolda önce “Tek dili” lügatinden silen AKP şimdi de sırasıyla “Tek devlet, tek bayrak, tek vatan, tek millet “kavramını silmek için fırsat kollamaktadır. Sözde demokratikleşme adına atılan adımların hepsi buna hizmet etmektedir. Dilin yok edilmesi ile başlayan, terörist başı ve PKK’nın meşru gösterilmesi ile devam edilen dönemde millet olmamızı sağlayan tüm sebepler birer birer ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.

Türkiye’yi bölgesel anlamda hapsolmaya mahkûm eden, hareket edecek mecalini bırakmayan iktidar, şimdi gözünü Türk Milleti’nin son yurdu olan Anadolu’ya dikmiş, O’nu da koparmak, parçalamak için sinsi sinsi uğraş vermeye başlamıştır. Sevr zihniyeti bu anlayışın asıl dayanak noktasıdır. Sevr planı ve haritası bu zihniyetin gerçek amacıdır.

Emeği sömürülen, hakkı gasp edilen, alın teri heba edilen, kendi hakkı olan malı yolsuzluklar ile AKP tarafından çalınan Türk Milleti’nin şimdi de birlik ve bütünlüğü dağıtılmak isteniyor.

30 Mart 2014’te yapılacak yerel seçimler bu sebeple hayatidir. Yine bu sebeplere bakarak gerçekten sıradan bir yerel seçim özelliği taşımamaktadır. AKP ve ortaklık yaptığı bölücüler bu tarih için hazırlanmış, süreç denilen ihanet döneminde “başarılı olursak hepimiz özgür kalacağız” mesajını yine bu tarihe dayanarak söylemişlerdir.

Türk Milleti sandığın başına böylesi ağır ve kabul edilmesi asla mümkün olmayan gündemle gidecektir. Seçim sonuçlarında yapılan tercihe göre kazanan ya AKP ve bölücüler olup Türkiye “özerklik” çağrılarıyla adım adım bölünecek, yada Türk Milleti iktidar için tek tercihinin MHP olduğunu göstererek birlik ve bütünlüğünden asla vaz geçmeyeceğini ilan edecektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.