SON DAKİKA

Akp Türkiye’yi Karpuz Devlete Çevirdi

Bu haber 27 Ocak 2014 - 13:25 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Devlet kurumları bir biriyle kavgalı hale getirilmişken, devletin personeli arasında adeta cadı avı başlatılmışken, hırsızlar adaletin önünden kaçırılmaya çalışılıp, hırsızlığı ortaya çıkaran ve millet adına hesap sormak için görevli olanlar birer birer görevlerinden uzaklaştırılırken, iktidardaki AKP zihniyetinin ülkemizi telafisi zor yarınlara hapsetmek istediği görülüyor.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin hafta sonu Kastamonu’da düzenlenen aday tanıtım toplantısında söylediği “Hırsızın hakimi ve savcıyı görevden aldığı yere ananas değil, karpuz devleti denir.” sözü bugünlerin özü ve en net özeti olmuştur. Milletin hakkının ve alın terinin adeta karpuz gibi dilimlenerek ceplere indirildiğini hep birlikte görüyoruz. Son bir aylık zaman dilimi içerisinde yaşanılanlara bakıldığında ortaya çıkan sonuç, Türkiye’nin “karpuz devleti” yapılmak istendiğidir.

Bu anlayış her yere pis kokusunu bulaştırmıştır. Hangi alanı el alırsanız alın, hangi yere bakarsanız bakın ülkenin “karpuz devleti” muamelesi gördüğüyle karşılaşırsınız. İç politikada kendi hırsızlığını arsızlığa vuran, paralel devlet, çete ve komplo masallarına sarılan AKP, dış politikada da sıfırı tüketen, çapulculardan ve teröristlerden başka ilişkilerinin iyi olduğu kimsenin bulunmadığı acınası halini gizleyemiyor.

Ortadoğu politikası tümüyle çöken, bölgede hiçbir ağırlığı kalmayan, yaptırım gücü neredeyse sıfırı tüketen Türkiye, gelecek açısından hiçte umut vaat etmeyen bir konuma getirildi. Bölgede herkes birşeyler konuşuyor, düşünüyor, planlıyor ama artık kimse Türkiye’nin duruşunu kaale almıyor.

Mısır’da hüsrana uğrayan, Suriye’de rezil rüsva olan, Irak’da 3 varil petrole milletin bütünlüğünü satan AKP, Türkiye’yi her alanda kaybeden bir ülke imajına soktu. Geride kalan yüz yılın ilk çeyreğinden itibaren her alanda örnek olan, örnek gösterilen, duruşu ve tavrı muhakkak göz önünde bulundurulan ülkemiz ne yazık ki bugünlerde göz ardı edilebilecek ülkeler sınıfına kondu.

Böyle giderse AKP’nin vizyonsuzluğunun bedeli çok ağır olacak. Özellikle de önümüzdeki dönem açısından. Üzerinde bulunduğumuz bölge bu denli hareket halindeyken, her alanda kaybetmekle kalmadık, aynı basiretsiz politikalar sebebiyle millet arasında yaşanılan kutuplaşmanın ve ayrışmanın da hat safhaya ulaştığını hep birlikte gördük, hala da buna şahitlik etmeye devam ediyoruz.

Bu manada önümüzde iki örnek var. Birisi Suriye’nin geleceğinin tartışıldığı Cenevre-2 toplantısı, diğeri ise AB’ye giderek burada temaslarda bulunan Recep Tayyip Erdoğan’ın hali ve dönüş yolunda gazetecilere yaptığı açıklaması.

Her iki örnek de uluslararası alanda ki tükenmişliğimizi görmemize yeterlidir. Bu tükenmişliğin faturası şüphesiz ki, dış politikada ki derin açmazlarla başlayıp, ekonomik problemler ve milli güvenlik ile devam edecektir.

İlk örnekle başlayalım; Recep Tayyip Erdoğan’ın, yolsuzluk soruşturmaları ile AKP’nin kirli yüzünün ortaya çıkmasının ardından, eleştirilerini sıralayan AB’ye yaptığı ziyaret, orada ve sonrasında ki dönüş yolunda söyledikleri hepimizin malumu. Kendi ülkesinde yolsuzluklarının ortaya çıkmasının ardından milletine hesap vermekten kaçmak için elinden gelen ne varsa hukuku katletmek pahasına yapan Erdoğan, AB’deki duruşu ve konuşmasıyla adeta hesap vermiştir. AB’den dönerken, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken söylediği “Paralel yapıyı anlattım. İkna olduklarını zannediyorum.” cümleleri ile de bir yandan yolsuzlukların üzerini örtme girişimlerinin aslında kendileri nezdinde de beyhude olduğunu kabullenmiş, diğer yandan da acınası halini gözler önüne sermiştir. Kendisinin bile inanmadığı bir meselede AB’yi ikna etme konusunda ne derece büyük sıkıntılar yaşadığını bu sözle dışarı vurmuştur.

İkinci örnek ise Suriye’nin şimdiki durumunun ve geleceğinin masaya yatırıldığı Cenevre-2 toplantısından. Suriye Dış İşleri Bakanı Velid Muallim, görüşmeler sırasında AKP’yi adeta fırçalarcasına konuşup, terörü desteklediğini söylerken, bizim Dış İşleri Bakanı Davutoğlu eften püften ve popülist cevaplarla konuya değinmiş.

Türkiye uluslararası arenada “fırçalanmaya” başlamışsa, hele ki bunu üçüncü dünya ülkesi denilen bir ülke yapabiliyor, göze alıyorsa vah halimize ki ne vah. Cevabında Suriye’den gelen mültecilere değinen Davutoğlu,

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.