SON DAKİKA

AKP Paralel devleti

Bu haber 22 Şubat 2014 - 10:34 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Ortalığa saçılan yolsuzluk, rüşvet ve ihanet belgeleri karşısında telaşlanan hükümet, bir “paralel devlet” türküsü tutturdu. Bu beyan rast gele ortaya atılmamıştır ve kafalarının arkasındakinin ifşasıdır. Ne yaptıklarını, 11 yıldır hangi düzeni kurduklarını elbette biliyorlar. “Paralel Devlet” diyerek, aslında kendi kurdukları düzeni anlatıyorlar.

Kendilerini ifşa ediyorlar

Sayın başbakanın bütün sözleri aynı zamanda bir itiraf değil midir? 11 yıl ülkenin tek ve değişmez sorumlusu olacaksınız, sonra da çıkıp oluşturduğunuz hayali düşmanlar üzerinden yetersizliğin, çaresizliğin, talanın, yalanın ve ihanetin ağır ve acı sonuçlarını başkalarına yıkmaya çalışacaksınız. Siyaseten bunu yapabilirsiniz, ama ne insaf, ne vicdan, ne ahlak, ne iman bunu kabul etmez. Bu yüzdendir ki, söylenenler ve gösterilen telaş daha fazla ifşa olmaktan başka bir sonuç doğurmuyor.

Önce alt yapıyı hazırladılar

Tefrika edilen bilgi ve belgeler AKP döneminde nasıl gerçek bir paralel yapı oluştuğunu, iktidarın kendi paralel devletini kurmak için neleri göze aldığını en küçük bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koyuyor. En büyük ve derin paralel yapılanma Türkiye Cumhuriyeti’nin yerle bir edilmesidir. Bunun için çok kapsamlı bir plan yapılmış ve hayata geçirilmiştir. Bir taraftan susmuş, sinmiş ve yok olmuş PKK yeniden azdırılarak, kurulacak paralel yapıya gerekçe hazırlanırken, diğer taraftan medya ve bütün Anayasal kurumlar tek tek ele geçirilerek tam kontrol sağlanmıştır. Medya kullanılarak Habur rezillikleri, Oslo ve İmralı’da pazarlık masaları kurulması gibi en ağır ihanetler millete hazmettirilmiş ve paralel devletin alt yapısı tamamlanmıştır. Ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet olaylarının da planlı olduğu şimdi çok daha iyi anlaşılıyor. Kurulacak paralel yapının sermaye ayağının bu yolla tamamlandığını görüyoruz. Onun için bütün bunları hırsızlık ve talandan saymıyor, en doğal hak olarak görüyorlar ve milleti de buna inandırmaya çalışıyorlar.

Hala anlamayan var mı?

Bu gelişmelere paralel olarak diğer taraftan da 36 etnik grup ve Türkiyelilik nutuklarıyla ayrışmanın temelleri atılıyordu. T.C. ibarelerinin niçin indirildiğini, “Ne Mutlu Türküm Diyene” vecizelerinden neden bu kadar büyük rahatsızlık duyulup yok edildiğini, okullardan andımızın hangi sebeple kaldırıldığını, milli bayramların içinin ne yüzden boşaltıldığını, milliyetçiliğin hangi beklentilerle ayaklar altına alındığını, Anayasa’dan Türk ve Türke ait her ne varsa hangi hedeflerle yok edilmek istendiğini hala anlamayan varsa, bize söyleyecek söz kalmamıştır.

İhanete yıl açtılar

Bütün bunların sonucunda ülkenin belli bir bölgesi İmralı’da kurulan masalarla bölücü hainlere bırakılmıştır. Özerk bölgelerin oluşturulacağı artık AKP beyannamelerine de giriyor. Hükümet en küçük bir şüphe dahi taşımayan, açık ve kesin bir paralel yapılanmaya en hiç bir itirazda bulunmadığı gibi, çıkardığı kanunlarla daha hızlı ilerlenmesi için yolu açıyor. Meydanı boş bulan bölücü hainler seçimlerden sonra özerklik ilan edip, bölünmenin en önemli adımını atacaklarını ilan ediyorlar. Bunlara temel hedef olarak gösterilen, ancak mecliste yeter sayıyı bulamadıkları için başaramadıkları başkanlık sistemini de ekleyin. Cumhuriyetin yerini neyin alacağı çok net ve tartışmasız şekilde ortaya çıkmıyor mu?

Adını doğru koydular

Bugüne kadar yaptıklarıyla artık sonuç alma aşamasına geldiklerini düşünüyorlardı. Ancak kendi içlerinde kavga çıktı. Biz her zaman bir yerde ayaklarına dolanacağını biliyor ve bekliyorduk. Nitekim, bugüne kadar yaşananları birlikte planladıkları, millete hazmettirmekte ortak hareket ettikleriyle kurulan paralel yapıyı paylaşmakta ters düştüler. Şimdi iki tarafın birden paralel yapı olarak suçlaması bu yüzdendir. Ne yaptıklarını çok iyi bildiklerinden adını da doğru koyuyorlar. Aynen söyledikleri gibi paralel yapı oluşturulmuştur. Ancak bu sayın başbakanın söylediği anlamda değil, Cumhuriyete paralel bir yapıdır. Nitekim, ortalığa saçılanlarla ifşa olması karşısında telaşa kapılmışlardır. Şimdi, “artık bunun dönüşü olmaz” düşüncesiyle her şeyi göz alıp, bugüne kadar getirdikleri yapıyı her ne pahasına olursa olsun sonuca bağlamak istiyorlar. Yargının kayıtsız şartsız ele geçirilmesi, medyanın “Alo Fatih” sansürüyle susturulması, İnternetin kontrole alınması ve son olarak MİT kanununda yapılması planlanan değişiklik bunun sonucudur.

Bir defa daha iktidar olurlarsa

Bu düzenlemelerle birlikte AKP paralel yapısı tamamlanmış ve devlet tamamen ele geçirilmiş olacaktır. En azından hedeflenen budur. Çıkarılan kanunlar ve alınan tedbirlerle birlikte artık bu yapıya kimse itiraz edemeyecek, karşı gelenler anında susturulacak ve düzenin oturması sağlanacaktır. Medya, yargı, sermaye ayağı artık tamamdır. Devlet her biçimde kontrole alınmıştır. Bir defa daha iktidar olabilirlerse artık önlerinde hiçbir engel kalmayacak, ülkeyi dönüştürüp, Türkiye Cumhuriyeti’ni değiştirmek mümkün hale gelecektir.

Unuttukları bir şey var

Hedef budur, hesap budur. Bütün bunlar AKP’nin hesabı. Bir de milletin hesabı var. Bu millet varlığıyla, geleceğiyle bu kadar oynanmasına ne kadar müsaade edeceğini 30 Mart’ta gösterecektir. Sonrasında bugün ele geçirdiklerini zannettikleri yargının göreceği hesap olacaktır. Ve çok daha önemlisi ve değişmez olanı Allah’ın hesabıdır. Bu kadar hırsızlığın, yolsuzluğun, ihanetin kimsenin yanına kalmayacağından zerre kadar şüphemiz yoktur. Her durumda ve her şartta bu hesap bir gün bir şekilde mutlaka görülecektir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.