SON DAKİKA

Akp Pakete Olan Desteği Kandil’den Mi Ölçtü?

Bu haber 04 Ekim 2013 - 10:10 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

İsmail ÖZDEMİR

Hafta başında açıklanan demokratikleşme paketine yönelik yurdun her yer yerinden tepki gelmeye devam ediyor. Özellikle Ülkü Ocaklarının tüm illerde Andımızın kaldırılmasına tepki olarak yaptığı basın açıklamaları herkes tarafından takip edildi.

Ama AKP’ye bakarsanız durum güllük gülistanlık. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a göre pakete olan destek %70’i aşmış! Nasıl demeyin, eminim kendiside bilmiyordur, zira paket Pazartesi günü açıklandı ama bu muhterem çok değil bir gün sonra desteğin bu seviyelerde olduğunu belirtti.

Hangi ara, kime, nasıl, ne zaman ve nerede sordular da bu oranı ortaya çıkardılar diye düşünmeyin, inanın zahmet buyurmanıza gerek yok. Türk Milleti’nin AKP tarafından atılan bir adımı onaylamadığı her girişimlerinde tavırları aynı oluyor çünkü.

Aradan henüz bir gün geçmesine rağmen “pakete destek %70’i buldu ve hatta aştı” açıklamasını yapabilmek için tespitte bulunulan alanın anca AKP’nin kendi teşkilat bünyesi içerisinde olması mümkün. Ancak aradan geçen zamanda ve incelediğim AKP’liler tarafından yönetilen bazı sosyal paylaşım sitelerindeki duruma bakılırsa “destek” mevzusunun koca bir yalan olduğunu söylemekten kesinlikle geri durmam. Yok, bu araştırma BDP teşkilatlarında yada PKK’nın Kandil’deki inlerinde yapıldıysa da, işte o konuda birşey diyemem, çünkü mümkündür!

Geride bıraktığımız Çarşamba günü de ifade ettim, daha önce “AKP’nin Andımız Kaldırılsın mı?” sorusunu sorduğu bir ankette, halkın %53’ünün “kaldırılmasın” dediği ortada bulunurken ve çekimserlerin oranı da bir hayli fazla iken, şimdi “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım…” ile başlayan Andımız kaldırıldıktan sonra buna destek verenlerin oranının %70’i aştığını söyleyebilmek için insanın ar damarının çatlamış olması gerekir.

Her konuda çıkarılacak bazı ibretlerin olması gerekir. Zannediyorum AKP kurmaylarının önlerine uzatılan her mikrofona “oy oranımız %50’nin üzerinde” şeklinde açıklamayı hangi ölçüde yaptıklarını şimdi daha iyi anlamışsınızdır.

Gerçek Mesele Nedir?

Demokratikleşme süslü kelimesinin altında AKP tarafından Türkiye’de yapılmak istenilen, milleti bir arada tutan bin yıllık “Horasan Harcını” kazımaya çalışmaktan başka birşey değildir. Kökü derin ve bir o kadar da kuvvetli olan bu harç, aradan yıllar geçtikçe kendisini daha da sağlamlaştırmışken şimdi AKP çarpık düşüncesi sebebiyle sorunu burada görerek Türk Milleti’nin temeline ve mayasına saldırmaya başlamıştır.

Birşeyin altını kalın çizgilerle çizmek gerekir. Türk Milleti 1900’lü yılların ilk çeyreğinde koşulların yarattığı veyahut yapay sınırlar sebebiyle hasbelkader ortaya çıkmış bir millet değildir. Bilinen dünya tarihinin de çok öncesine uzanan, tarihsel dönemlerin her buhranını, heyecanını, fırsatını, sıkıntısını yaşamış bir millettir. Bunun için “yaşama, yaşatma ve sürekli olmada” uzmanlaşmış, Cenabı Allah’ın bu alanda lütuflandırdığı ender milletlerden birisidir. Yazılı olmasa bile geleneği, töresi ve kültürünün kodlarını kurduğu her devletinde yaşatmış ve böylece ayakta kalmıştır. Bu bilincin kendisine beden bulduğu alan Türklük olmuştur.

Bugünlerde asıl mesele Türkiye’yi, Türklük bilinci sıfırın altında olan ve hatta Türklüğe karşı alerji besleyen, Türklüğün temel kimyasını oluşturan binlerce yıllık birikimini yok sayan, kültürel birlikteliğinden ve dahi değerlerinden rahatsız olan bir iktidarın yönetiyor olmasıdır.

Cenabı Allah milletleri yaratırken her birine ayrı meziyetler ve özellikler vermiş. Binlerce yıldır bir arada yaşayan Türk Milleti’ni ise devlet kurmada da, yaşatmada da muktedir kılmış. Esareti Alemlerin Rabbi bizlerden uzak kılmış. Tarihin her döneminde, özellikle İslamı kabul edişimizden sonra dahi kendi idaremiz altında bulunan toprakları bizler Türk töresine ve geleneğine göre yönetmişiz, hemde İslama bağlılığımızdan asla sapmadan.

Ama şimdi bırakın da kendi ülkemizi, kendi insanımızı Türk olarak yönetelim, Türk töresinin vicdanını yansıtalım, dünyaya Türk bakışıyla bakalım, gelecek yüzyılları dün olduğu gibi bugünde sağlam referanslarla beraber yorumlayalım dediğimizdeyse biz ırkçı oluyoruz, heyhat ne günlere kaldık!

Türkiye Cumhuriyeti’ni Türk olarak yönetmemek, gözü olup kapatan, ağzı olup konuşmayan, ayağı olup yürümeyen, eli olup kullanmayan adamın haline benzer. Ölüden farksızdır. Allah’ın bahşettiği yeteneği hak yolunda kullanmamanın veya kullanılmasının önüne geçmekten daha zalim bir kimse yoktur. Gelin görün ki AKP’nin yaptığı budur.

Bugün Türkiye’nin önüne çare olarak konulan ve küresel hegemonyanın içini özünden farklı kıldığı bir anlayışla geliştirdiği “özgürlük” kavramı ile sunulan anlayışın bizi bir ve beraber olduğumuz yarınlara götürmesi mümkün değildir.

Asılsız tarifler ve yalanlarla karalanmak istenilen süt gibi beyaz olan Türklüğe sarılmadan Türkiye’nin gelecek yüzyıllara uzanması imkan dışındadır. Andımız bu yolda atılan ufak bir adım, sözlerinse küçük bir yorumu olabilir ama bizi bir arada tutan “Horasan Harcının” esas kimyasallarından birisidir. Buna el uzatmaya kim cüret ediyorsa şerefle dolu olan bin yıllık tarihimizi ve birlikteliğimizi hedef alıyor demektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.