SON DAKİKA

Akp Kaçınılmaz Sona Doğru Gidiyor

Bu haber 23 Aralık 2013 - 10:15 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Siyasette namus ve ahlak namına AKP’de ne kadar da çok nasipsiz varmış. Yapılan hırsızlık, rüşvet ve yolsuzluk aleni olarak gün gibi milletin karşısına çıkmış durumda ama hala bazı AKP’liler olayı başka mecralara çekmenin derdine düşmüş durumdalar.

AKP içerisinde bir Allah’ın kuluda çıkıp yapılanların yanlış olduğunu, bunun kabul edilemez olduğunu söylemiyor, rüşvet alan, yolsuzlukla milleti zarara uğratanlardan hesap sormuyor. Hal böyle olunca “başımız dik, alnımız ak” masalları komediden ve milleti daha da fazla AKP’ye karşı irite etmekten başka bir işe yaramıyor.

Üstüne üstlük soruşturma esnasında görev alan polislerin görevlerinden uzaklaştırılması ile beraber yurdun birçok yerinde görevli bazı polislerin de mevcut görevlerinin değiştirilmesi çabaları AKP’nin ne derecede büyük bir korku içerisinde olduğunu gösteriyor.

Bu korkunun asıl nedeni suçluluktan kaynaklanıyor. Basit bir soru soralım ve bu yaşanılanları sorgulayalım. Eğer AKP kendinden eminse, neden emniyet camiasında bu denli ani bir rotasyon başlatıyor? Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere görevden alınmaların yaşandığı diğer tüm şehirlerdeki AKP’li belediyelerin yolsuzlukla ilgili muhataplıkları uzun süreden beri gündemdeyken, AKP korkusu ve endişesi olmasa acaba bu görevden almaları yaparmıydı?

Şimdi birileri çıkıp AKP tarafından yapılan “hırsızlık ve yolsuzluğun üzerini örtebilmek adına” bunun AKP iktidarına karşı yapılan bir komplo olduğunu iddia ediyor. Ancak ne gariptir, aynı kesimden hiç kimse “ortada bir hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet alma” yoktur da diyemiyor.

Emin olun, soruşturmanın başladığı ilk gün Recep Tayyip Erdoğan çıkıp, bu işin sonuna kadar gidilmesi, konunun bir an evvel netleştirilmesi ve soruşturmanın salahiyeti için kendilerinin de ellerinden gelen desteği vereceğini açıklasa idi, AKP’ye karşı milletin şimdiki bakış açısı çok daha farklı olurdu.

Gel gelelim, işin ucunun kendisine dokunacağını bilen bir ruh halinin deşifre olması edasıyla, meselenin üzerinin kapatılmaya çalışılmasına şahitlik edilmesi, AKP’nin bu zamana kadar sahip olduğu halk desteğini çok büyük bir ölçüde kaybetmeye başlamasına sebep oldu.

Birkaç gündür ülkenin her yerinde, her kesimden, her yaştan ve her çevreden insanların AKP’nin yolsuzluk yaptığına ilişkin söylemlerine tanıklık ediyor olmamız, AKP için tükenişin başladığını işaret ediyor. Elle sayılamayacak ve dille telaffuz edemeyecek kadar çok paranın AKP’li bakanların oğullarının evinde, ayakkabı kutularının içerisinden çıkması, AKP’ye bu zamana kadar destek verenlerde büyük bir hayal kırıklığı yaratırken, bu hayal kırıklığının da beddualara karıştığını görüyoruz.

Yolsuzlukla mücadele edeceği vaadini diline dolayanların, bugüne kadar gelmiş geçmiş en büyük yolsuzluk sarmalının içerisinde bulunduğunun görülmesi, AKP’ye karşı ciddi bir toplumsal tepki doğurdu. Milletin parasını çalan, yolsuzluk yapanların nihayette millete verebileceği hiçbir teminat ve güvenin kalmadığını anlamayan kalmadı…

Bu saatten sonra AKP ve Recep Tayyip Erdoğan ağzı ile kuş bile tutsa, gerçek yüzleri görüldüğünden millet nazarında hiçbir karşılığı olmayacaktır. Şimdiye kadar Türk Milleti’nin dinine ve kültürüne bağlı olan muhafazakarlık kimliği üzerindeki istismarı siyasal yöntemi haline getiren AKP’nin, dinimizin en hassas olduğu “kul hakkı” meselesinde sabıkalı bir hal alması, en büyük istismar kaynağının da elinden gitmesine sebep olduğundan, artık söylediği ve söyleyeceği sözlerinin millet nazarında hiçbir değeri bulunmayacaktır.

“Allah ile aldatanların” yaşayacağı kaçınılmaz son işte budur. Boşuna bu millet “herkesin bir hesabı varsa, Allah’ın da bir hesabı vardır” demiyor. En nihayetinde yolsuzlukla mücadele ettiğini iddia edip, yolsuzluğun daniskasını yapan münafıklar bir kez daha Yüce Allah’ın hükmü karşısında rezil olmuşlardır.

İlahi takdir yerini bulmaya başlamıştır. Şimdi AKP’nin ibretlik halini hep beraber takip edeceğiz. İnanın AKP öyle bir tükeniş yaşayacak ve bu tükenişin ardından millete karşı öyle bir hesap verecek ki, bu olay hem siyasi, hem demokrasi hemde milli tarihimize çok keskin ibretlik bir iz bırakacaktır.

Kendi kaçınılmaz sonunu gören AKP iktidarının, elindeki dünyevi nimetleri kaybetmemek adına herşeyi yapabileceği de unutulmamalıdır. Bu gözü dönmüşlük doğrudan Türk Milleti’nin ve Türkiye’nin kendisini hedef alacaktır. Bu ölçüde tüm milli unsurlar ve sorumlu kamu görevlileri aynı şuurla hareket ederek, batıla geçit vermemek adına sorumluluklarının gereğini yerine getirme mecburiyetindedir. Bu milli bir sorumluluk olmasının yanında vicdani ve ahlaki de bir sorumluluktur.

AKP, Allah’tan aldığı emirle Kızıldeniz’e doğru yürüyenleri gözü dönmüşçe takip eden Firavun misali adım adım kendi sonuna, denizin önce ayrılıp sonra dehşet verici bir azapla tam da tepelerine bindiği ana doğru ilerliyor. Vicdan sahibi herkes bu ilerleyişin farkında. Ve en nihayetinde de yaşayacakları sonun da bilincinde.

30 Mart 2014 tarihinde ilahi adaletin nasıl tecelli ettiğini, hakikatin nasıl büyük olduğunu, AKP tarafından yok sayılma görüntüsü verdirilen demokrasinin ne derecede kuvvetli olduğunu Türk Milleti yedi düvele gösterecektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.