Asikurtlar©

AKP iktidarı ülkenin felaketi olur

AKP iktidarı ülkenin felaketi olur
28 Ekim 2015 - 12:42 'de eklendi ve 4236 kez görüntülendi.

Türkiye’nin tarihindeki en hayati, en kritik ve en önemli seçimini yapacağı, herkesin kabul ettiği kesin bir gerçektir. AKP ve yanaşmaları bu sözleri yalan, talan ve ihanet düzeninin sonunun gelmesi endişesini kast ederek söylüyorlar. Oysa aklı başında olan vicdan sahibi herkes görüyor ve biliyor ki, ülke 13 yıllık AKP iktidarıyla birlikte, tarihindeki en ağır ve en karanlık dönemine mahkum edilmiştir. 1 Kasım seçimleri bu karanlığın devamına mı, yoksa sona ermesine mi karar verileceğini ortaya koyacaktır.

 

 AYAKTA KALAN BİR KURUM YOK

Yaptıkları yapacaklarının teminatıdır. AKP ile birlikte hukukun içi boşaltılmış, demokrasi bir araç olarak görülmüş ve anlamsızlaştırılmış ve devlet çökertilmiştir. Ayakta kalan, ümit veren hiçbir kurum yoktur. Terör başkente dayanmış ve ülke bölünme noktasına getirilmiştir. Dış itibar yerlerde sürünmektedir. Üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi muamelesi görüyoruz. Ekonomi her tarafından imdat sinyalleri vermekte, devletin resmi rakamları ağır ve derin bir çöküş yaşandığını ortaya koymaktadır. Zaten ülkeyi yönetenler de yaptıklarıyla değil, milleti korkutarak, kendileri dışındaki herkesi kötüleyip düşman ilan ederek bir çıkış yolu bulmaya çabalıyorlar. Milletin zihnini bulandırmak ve buradan bir iktidar çıkarmak için,  sayın Bahçeli’nin söylediği gibi şeytana dahi günah öğretiyorlar. Tam bir akıl tutulmasıyla karşı karşıyayız. Başbakan bir taraftan devlete katil deme kalleşliğini gösteren Demirtaş’ı kınıyor ve yerden yere vuruyor, diğer taraftan Beyaz Toros’larla milleti korkutmaya çalışıp, devletin katil olduğunu ima ederek, tam da meşreplerine ve sicillerine uygun biçimde aynı çizgiye geliyor.

 

 BASKI VE ZULÜM DAHA DA ARTAR

Bir an için milletin bunlara inandığını ve AKP’ye bir defa daha tekrar iktidar verdiğini düşünelim. Bu durum zaten felaket ortamına sürüklenmiş olan ülkenin çok daha ağır çok daha karanlık bir sürece girmesi demektir. İktidarın her an ellerinden çıkabileceğini düşünerek baskıyı, zulmü, karatmayı çok daha arttıracak, işlemez hale getirdikleri hukuku hepten yok edecek, demokrasinin zerresini dahi bırakmayacaklardır. Kendilerinden olmayana hayat hakkı tanımama anlayışını ve uygulamasını çok daha ileri taşıyacak, devleti kayıtsız şartsız biçimde AKP organına dönüştüreceklerdir. Baskının, zulmün, yok etmenin çok daha ileri götürüleceği ve bir parti diktatörlüğü kurulacağının işaretleri şimdiden geliyor. Hadi akıl ve vicdan sahibi birisi çıksın Koza İpek Holding’e el konulmasını ve atanan kayyumu makul ve mantıklı bir şekilde, iman ve insaf ölçüleri içinde izah etsin de görelim?

 

BÖYLE BİR DEVLET OLABİLİR Mİ?

Radyo Televizyon Üst Kurulu, TRT’nin son 25 günde yaptığı siyasi yayınların dökümünü açıkladı. TRT yayınlarında AKP’ye 30 saat, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 29 saat, CHP’ye 5 saat, MHP’ye 1 saat 10 dakika ve HDP’ye 18 dakika süre ayırmış. TRT milletin vergileriyle hayatiyetini sürdüren bir kamu kurumu. Herkese eşit mesafede olması bir Anayasa emri. Ancak, kelimenin tam anlamıyla bir iktidar borazanına dönüştüğünü ibretle görüyoruz. Herkes emin olsun ki, devletin bütün kurumları aynı vaziyettedir. Tamamı millete değil AKP’ye çalışmaktadır. Böyle bir düzen, böyle bir devlet olabilir mi? Olursa ayakta kalabilir mi?

 

 SOKAKLAR GERGİN

Neresinden bakılırsa bakılsın, AKP’ye bir defa daha iktidar vermek, bu ülkenin felaketi olacaktır. Sadece baskı ve zulmün artmasına, kendilerinden olmayana hayat hakkı tanınmasına bağlı olarak bunu söylemiyoruz. Bu durumun zaten gerilmiş olan toplumu çok daha gerecektir. Sokaklar uzun süredir gergin ve kızgındır. Bir toplumsal patlamanın yaşanmasına ramak kaldığını bütün sosyologlar, bütün uzmanlar ısrarla söylemektedirler. AKP’nin tekrar iktidar olmasıyla birlikte, derin yara almış demokrasi ve hukuka güven hepten yok olacak ve buna bağlı olarak yapılan uyarıların haklılık kazanması gibi çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacağız. Diğer taraftan zaten fırsatı ganimet sayan ve hayal edemeyecekleri mesafeler alan hainler, vatan-millet düşmanları, terör örgütleri çok daha azdıracak ve harekete geçirecektir. PKK’nın bir isyan hazırlıkları yaptığını ve seçim sonrasında AKP’den kopardıklarıyla birlikte daha ağır kahpeliklere yöneleceklerini yine kendileri söylüyorlar.

 

EKONOMİ PERİŞAN

Yalan ve talana dayalı bir ekonominin ayakta kalması mümkün değildir. Nitekim, ağır bir çöküş yaşanmaktadır. Yatırım ve üretim yerlerde sürünmektedir. İhracat azalmış, işsizlik büyümüş, borç katlanmış, büyüme durmuştur. Bütün ümitler seçimden AKP dışında bir iktidar çıkmasına bağlanmıştır. Böyle bir gelişmenin olmaması durumunda, dibe vurmuş olan ekonominin çok daha derin bir sarsındı yaşayacağını ve dağılma göstereceğini yine bütün uzmanlar söylemektedirler. Yabancı sermayenin AKP’ye zerre kadar güvenmediği ve ülkeyi tamamen terk etmeye hazırlandığı da düşünülecek olursa, bu alanda da büyük bir kaos kaçınılmazdır.

 

KENDİ İTİRAFLARI

Herkes aklını başına almalıdır. Bu ülkede yaşayan akıl ve izan sahibi hiç kimsenin bu yazdıklarımıza itirazı olamaz. Tamamı haklıdır, doğrudur ve ne yazık ki gerçektir. Kendilerinin, kendi bakanlarının itirafıdır. 13 yıllık tek başına iktidarıyla ülkeyi istisnasız her alanda büyük ve derin bir bunalımla karşı karşıya bırakmış olan bir partiye, yeniden iktidar vermek, ihanetin, yalanın, talanın, bölünmenin kaldığı yerden çok daha ileri taşınması demektir ki, buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Küçük menfaatler kollamanın, özel hesaplar yapmanın zamanı değildir. Ülke elden gidiyor. 1 Kasım seçimleri bu ülkenin varlığı ve yokluğuna karar verileceğimiz bir seçim olacaktır. AKP’ye oy vermenin hiçbir makul ve mantıklı yoktur. Hala ısrar etmek yıkıma, yalana, talana ve ihanete katkı vermektir. Ankara’da patlayan bombaları onaylamak, PKK ile kurulan şeref masalarına ayak olmaktır.  Herkes bir defa daha düşünmek ve bu karanlığı bir son vermek zorundadır.

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER