SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

AKP ÇÖKERKEN ORTADOĞU’DA DENGELER DEĞİŞİYOR

Bu haber 25 Eylül 2013 - 20:26 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir
Son bir ay içerisinde bölgemizde önemli bir dizi gelişme yaşandı. Mısır’da yapılan askeri darbe ve darbenin ABD’nin başını çektiği batılı ülkeler tarafından desteklendiğine yönelik ilk adımın ardından, Suriye’de kimyasal silah kullanımı ve ABD-Rusya ikilisinin askeri müdahaleye gerek kalmadan mesele üzerinde anlaşmaya varmaları, son olarak da İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin, İran’ın nükleer çalışmalarını da kapsayan, bölgeye yönelik ılımlı olduğu gözlemlenen açıklamaları yeni dönemde Ortadoğu’da seyredecek gelişmelerin ip uçlarını veriyor.
BM’nin ABD’de düzenleyeceği toplantı ve ülke liderlerinin buluşmaları öncesine kulislere yansıyan bilgilerde bu yönde. Suriye konusunda katılımcıların artık rahat bir nefes aldığı ve Rusya’nın teklifi ile yeni bir boyut kazanan meselenin bittiği yönünde bir algı hakim. Ama elbette herkesin gözü, seçildiği günden bu yana gerek kendi ülkesinin kamuoyuna gerekse dünyada son derece ılımlı ve akılcı bir yaklaşım sergilediği değerlendirilen, İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin üzerinde.
Anlaşılıyor ki Ortadoğu’da en azından yakın dönemi etkileyebilecek yeni gelişmelerin vukuu bulması mümkün. Düne kadar kaybedenleri oynayan aktörlerin yeni dönemin etkinlerinden olacağı ortada. En önemlisi, yeni başlangıç yapılacağına inanılan dönemden çıkarılacak son derece önemli derslerin var olduğu. Birkez daha görüldü ki büyük devletler hedefe kolay yoldan, mümkün olan en az kayıpla varabilmek uğruna her denklemi değerlendirebilecek bir fıtrata ve zekaya sahipler.
Küresel rekabetin iki farklı kutbu gibi duran ABD ve Rusya’nın bir çırpıda ve üstelik gerilimin en son noktaya ulaştığı bir zamanda, aynı ilkeler etrafında buluşması bunların başında geliyor. İran’ın girişimleri de bu yönde değerlendirilebilir.
Göze batan konuları düşündüğünüzdeyse, AKP’nin Ortadoğu politikasının tümüyle çöktüğü ortada. Yeni Osmanlıcılık rüyalarıyla başlayan mesnetsiz ve temelsiz politikaların Türkiye’yi derin bir yalnızlığa hapsettiği gerçekliği ile AKP yüz yüze kaldı. Mısır’da Müslüman Kardeşlerle beraber hayalleri suya gömülen, Suriye’de çöle saplanan, Irak’da bir arpa boyu dahi yol alamayan AKP’nin yaşadığı söylenilen “şerefli yalnızlığını” önüne koyup kendisine “şerefli bir sonun hesabını” yapmasının vakti çoktan gelmiştir. Çünkü Türk Milleti bu dönem içerisinde olduğu gibi tarihinin hiçbir döneminde böylesine büyük bir imaj kaybı yaşamış, diplomasinin her sathında böylesi bir ağır yenilgi almamıştır.
AKP’nin Yeni Arayışları
Güney sınırımız hattı boyunca uzanan bir alanda, yani Ortadoğu’nun bizler için kapısı olan coğrafyada, PKK’nın da içerisinde yer aldığı bir dizi terör örgütü ile meşru olmayan kimi grupların dışında AKP’nin arasının iyi olduğu kimse ne yazık ki yok gibi.
Şu işe bakın ki Ortadoğu’daki tükenmişliğinin yaralarını sarmak isteyen AKP, bugünlerde yeniden Kıbrıs ve Doğu Akdeniz üzerine yoğunlaşmanın arayışı içerisine girmeye başladı. Oysa ki Ortadoğu’da vukuu bulan gelişmelerin doğrudan Doğu Akdeniz’i ilgilendirdiğini yeterince kavrayamadı. Mısır’ı ve Suriye’yi son dönemde merkezine alan gelişmelerin, her iki ülkenin de Doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölgeler içerisinde payı olduğunun önemine değinilmedi. Bu bölgenin gelecek yıllarda dünyanın en önemli petrol ve doğalgaz yataklarıyla beraber hayati öneme sahip olan enerji koridorlarını da bünyesinde barındıracağı hesap edilmedi. Neticede gerçekliği bir kenara bırakarak, hayalci bir yaklaşımla kat edilmek istenilen yolun sonu Türkiye için hüsran oldu.
Ortadoğu denkleminde saf dışı kalan AKP öyle görünüyor ki geçmiş zamana göre daha “yumuşak” bir edayla Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail ile yakın zamanda temaslara geçecektir. BM toplantısını bunun için bir fırsat olarak değerlendirecekler mi, bekleyip göreceğiz. Ancak nihayetinde önümüzdeki zamanlarda dış politika gündeminde Kıbrıs’ı ve Doğu Akdeniz’i konuşacak olmamız muhtemeldir.
Asıl Mesele…
Bölgemizde ve dünyada her ülke sorunlarını birer birer aşarken, Türkiye AKP sayesinde sorunlarını daha da içinden çıkılmaz bir kulvara doğru sürüklüyor. Diğer ülkeler aklın ve kendi milli çıkarlarının hesabını güderken, AKP ise sadece kendi siyasi istikbalini düşünüp, yine kendi tabanını oyalayacak söylemlerle hareket ediyor.
Anlaşılması gereken temel mesele Türkiye’nin milli çıkarlarının herkesin ve kesimin üzerinde olduğudur. Dünya’yı Ankara merkezli bir anlayışla okumadan, tüm koşulları Türk Milleti’nin bakış açısıyla değerlendirmeden Türkiye’nin bir yol alamayacağının idrakinde olmak gerekir. AKP’nin bir türlü anlamadığı ve anlamak istemediği, bu meseleden ötürü de artık demokratik yollarla tarihten silinmesi işte bunun için gerekli. Yaklaşan yerel seçimler bunun için bir fırsattır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.