SON DAKİKA

ŞAHİT OL ANKARA!

KÖŞE YAZILARI

Hayal Kurmak Bedava…

Gündem Yazıları

AKP-BDP-PKK paslaşmasının son ürünü

Bu haber 30 Kasım 2012 - 9:53 'de eklendi ve 26 kez görüntülendi.

Orhan Karataş
TBMM Adalet Komisyonu, “anadilde savunma” ve hükümlülerin cezaevinde eşleriyle görüşmesine imkan tanıyan tasarıyı, AKP ve BDP’li üyelerin oylarıyla kabul etti. Bu tasarının genel kurulda da kabul edilmesi durumunda Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ve birliği çok ağır ve öldürücü bir yara daha almış olacaktır.

Birbirlerini tamamlıyorlar

Hiçbir şey tesadüf değil. Nasıl da güzel birbirlerini tamamlıyorlar? PKK kan döküyor, isyan çıkarıyor, dünyada eşi emsali görülmemiş biçimde tıkına tıkına sözüm ona açlık grevi yapıyor. BDP bunları siyasi platforma taşıyor, tehditler savuruyor. Tam bu sırada İmralı canisine müracaat ediliyor ve eylemlere bir anda son veriliyor. Böylece PKK-BDP ve İmralı varlık sebeplerine uygun olarak görevlerini tamamlıyorlar. Arkasından AKP devreye giriyor. En ağır ihanetleri, en büyük yıkımları çok sıradan şeylermiş gibi, arkasındaki çoğunluğu da kullanarak yerine getiriyor.

Yıkım projesi

Bu ne ilktir ne de son olacaktır. Adına “açılım” dedikleri, yıkım projesi tam olarak budur. Habur böyle tezgahlanmıştır. Oslo müzakereleri böyle başlamıştır. İmralı bu yolla parti genel merkezine dönüşmüştür. 2011 seçimleri öncesinde bu katil çetesinin AKP’yi iktidarda tutabilmek için nasıl dikkatli davrandığını ibretle izledik. Seçim sonrasında da tam tersine bu defa iktidarı baskı altına alabilmek için nasıl kan döktüklerini, neler tezgahladıklarını içimiz yanarak yaşadık.

Ne istedilerse aldılar

AKP-BDP-PKK ortaklığının çok acı meyveleri bu millete bal kasesinde sunulmuştur. Dayatılan ihanet talepleri için önce bahane hazırlanmış, sonra da gereği yerine getirilmiştir. Bunun sonucu olarak cinayet örgütü PKK’nın, AKP’den isteyip de alamadığı neredeyse hiçbir şey kalmamıştır. PKK sözde Kürt sorununun kabul edilmesini ve bu çerçevede adımlar atılmasını beklemiş, amacına ulaşmıştır. PKK, sözde inkâr, asimilasyon politikalarının bitirilmesini beklemiş, ziyadesiyle memnun edilmiştir. PKK, devlet eliyle anadilde televizyon kanalı açılmasını ısmarlamış, emeline muvaffak olmuştur. PKK, anadilde savunma için bastırmış, istediğini almıştır. PKK, anadilde eğitim için zorlamış, büyük oranda hedefine ulaşmıştır. PKK, çözüm adresi olarak gösterdiği İmralı’nın tecrit şartlarının düzeltilmesini, müzakerelerin başlatılmasını talep etmiş, tehditleri işe yaramıştır. PKK, üniter yapının gevşemesini, federasyon yolunun açılmasını ısrarla ileri sürmüş, bu konuda özellikle yeni Büyükşehir Kanunuyla hiç olmadığı kadar vaat alarak teskin edilmiştir. PKK, demokratik özerkliğin tesis edilmesini, ihanetin çözüm ve çare kılıfına saklanmasını hararetle vurgulamış ve bunda da umut ışığını almıştır.

Yeni teslimatlar

Bu kadarla da kalmayacağı, aralarındaki paslaşmaya bağlı olarak yeni teslimatların yapılacağı anlaşılıyor. Seçilmiş vali lafı boşuna ortaya atılmamıştır. Belli ki, aralarındaki mutabakatın bir maddesi de budur. Neden böyle bir şeye ihtiyaç duyulmuştur? Valinin seçilmesi durumunda hangi mesele çözülecektir? Bunun bu millete nasıl bir faydası olacaktır? Bu soruların cevabı yoktur. Çözülecek olan tek şey ülkenin varlığı ve birliğidir. Zira, ülkenin belli yerlerinde kimlerin Vali seçileceği ve seçildikten sonra ne yapacakları bugün fiili durumla iki dilli, iki bayraklı hale getirilen belediyelerden bellidir.

Bundan sonra ne olacak?

Komisyondan geçen tasarı bundan sonra olacakların da habercisidir. Bir sonraki adımın anadilde eğitim olacağı, İmralı canisinin serbest bırakılması için yeni tezgahlar kurulacağı ve artık sıranın sınır çizmeye geleceğini söylemek için kahin olmak gerekmiyor. Başkanlık sistemi tartışmaları tam da bunun içindir. Bütün bunların karşılığında bu katliam çetesinin geri adım attığını, vazgeçtiğini söyleyebilen var mı? Tam tersine bu teslimiyet karşısında daha da ümitlenmiş, daha da azmış ve daha çok saldırmışlardır. Bölücü örgüt taleplerinin karşılanması iddia edildiğinin aksine ne çözümü ne de huzuru sağlamıştır.

Şimdi daha çok kan dökecekler, daha çok isyan edecekler ve daha çok ana ağlatacaklardır. Bu yolla sonuç aldıklarını görmüşlerdir. Bu vebal AKP’nin ve bu yıkım düzenlemelerine parmak kaldıranlarındır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.