SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Akıntıya Kapılanlar Ayıklanır

Bu haber 21 Mart 2017 - 14:08 'de eklendi ve 42 kez görüntülendi.

Türkiye, 25 gün sonra yapılacak referandumla birlikte tarihi bir virajı dönecek ve Türk milletinin feraseti ve “evet”i sayesinde önü açılacaktır. Bu durum ülke ve milletle hesabı olanları çok ama çok rahatsız ediyor. Hepsini anlıyoruz da, kendisini MHP’li olarak tanıtanların hiçbir ölçüye sığmayan çırpınışlarını ne anlayabiliyoruz, ne kabul edebiliyoruz. MHP ile fikri ve fiziki bütün bağlarını koparmış olanların, parti adına söz söyleme cüreti göstermesi, açık ve aleni bir saldırıdır. MHP’yi ağızlarına almalarına, partinin adını, amblemini, işaretlerini, sembollerini, hatta gölgesini dahi kullanmaya hakları ve yetkileri yoktur.

HİÇBİR YERDE BUNA MÜSAADE EDİLMEZ

Uzun yıllardır siyasetin içindeyim. Mesleğim gereği çok şeye şahit oldum. Ancak, kendini muhalif olarak tanıtanların yaptıklarını anlamakta da, anlatmakta zorlanıyorum. Partiye, liderine, kadrolarına, teşkilatlarına en ağır sözleri söyleyecek, her türlü yakıştırmayı yapacak ve hakaret etmekten geri durmayacaksınız; MHP düşmanı partilerin ve örgütlerin akıntısına kapılıp sürükleneceksiniz; sonra da dönüp hiçbir şey olmamış gibi sureti haktan görünüp akıl verecek ve destek isteyeceksiniz.Ülkücü akılla alay etmek bu kadar kolay mıdır? Böyle bir tutarsızlığı hangi parti, hangi vicdan, hangi akıl kabul eder?Bırakın Türkiye’yi, dünyanın neresinde olursa olsun buna müsaade edilmez. Nitekim, gereği yapılmış ve bu şahısların MHP ile bütün ilişkileri kesilmiştir. Buna rağmen hala MHP’li görüntüsü vermeye çabalamak zorbalıktır ve bu duruma göz yummak mümkün değildir.

ALINAN KARARLAR HERKESİ BAĞLAR

Hiç kimse bu kabalığı parti için demokrasi, farklı düşünme hakkı gibi değerlerin arkasına saklanarak izah etmeye çabalamasın. Farklı düşünmek, parti iradesini, ilkelerini, tüzüğünü ve liderini yok sayıp, şahsi hesapları öne geçmek olamaz. Partilerde liderin ve yönetiminin aldığı kararlar, parti adına hareket etme yetkisi ve etkisi olan herkesi bağlar. Bunun dışına çıkıyor, bu kararlara saygı göstermiyorsanız, yapacağımız şey yolunuzu ayırmaktır. Aklın da, vicdanın da, siyasetin de gereği budur. Nitekim, bunun her partide çok sayıda örneğine rastlanmıştır.

AYIKLANDILAR

Sayın Devlet Bahçeli, ihraçların çok kabarık gerekçelerle yapıldığını söylerken, tam da bunları anlatıyor. Muhalefet yapmak adına verilen demeçlerde, televizyon konuşmalarında ortaya konulanları hatırlatıyor ve ekliyor: “Onlar, bunları söylerken partide kalmayı arzulamaları yanlıştır. Madem onları söylüyorsun, parti tüzüğü ve programı dışında düşünüyorsun o zaman kendi kendine bir karar ver demek daha doğru olurdu. Diyemedikleri için biz ayıklıyoruz.” Eleştirmekle, partiyi, liderini ve programını yok saymanın aynı şeyler olmadığının örneği Koray Aydın’dır. Nitekim, sayın Bahçeli’de bu örneği veriyor ve “çok daha tecrübeli bir siyasetçi. Konuşmasını bilen bir arkadaşımız. Parti programının dışına da çıkmayan bir üslubu vardır, düşüncelerini söylemesi de onun en tabi hakkıdır. Eleştirmiş olsa dahi ihraç sebebi olmaz. Eleştirme hakkıdır onun. Keşke herkes öyle davransa.” Diyor.

BU DAVAYA NE HAYRINIZ DOKUNDU?

Yaptıklarının yanlış olduğu daha önce kendilerine hatırlatılmış, gerekli uyarılar yapılmış ve büyük bir hoşgörü gösterilmiştir. Buna rağmen bırakın parti hukukuna uymayı, akıl ve vicdan sınırları sonuna kadar zorlanmıştır. Sayın Bahçeli, 21 Şubat’ta yapılan grup toplantısında bu zevatla ilgili şu çarpıcı değerlendirmeyi yapmıştı:

“Kendilerine Türk milliyetçisi diyen zevat bir platform kurmuş, 1 Kasım’dan sonra ellerine tutuşturulan MHP’yi içten yıkma talimatnamesini akıllarınca aynen uygulamak ve ilerletmekle meşgullerdir. Bunlar 18 Şubat’ta Ankara’da, CHP’nin himaye, aydınlıkçıların şemsiyesi altında toplanıp, MHP’ye öteden beri ters bakan, isimleri hizip ve fitne çıkarmakla anılanların da katılımıyla sebilhane bardağı gibi dizilmişlerdir.Türk milliyetçisiyiz diyorlar, ama Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı’nı yuhalatacak, aleyhe slogan attıracak kadar ipten kazıktan boşandıklarını görmüyor, göremiyorlar.

Biz evet diyoruz ya, bunlar ille de hayır diyecekler. Hayır desek, inanınız alayı birden evet diye gezerlerdi. CHP ve Perinçeğin kanatları altına sığınıp narkozu yiyenler, ezberleri de bitince geriye sarmaya, patinaj içinde çırpınmaya başlamışlardır. Baş yarılır börk içinde, kol kırılır yen içinde kalır dedik, anlamadılar. Üstelik fikri mutasyona uğrayarak yörüngelerinden çıkıp kimliksizliğin ve hiçliğin kayalıklarına tosladılar. Hayır diyorlarmış, sizlerin bu kutlu davaya ne hayrınız geçti de aziz milletimizi hayır demeye çağırıyorsunuz? Kurmak için uygun zaman kolladığınız partinizle karşımıza çıkın da hepinizin boy ölçüsünü görelim.”

DEVLET İÇİN EVET

MHP 48 yıllık şerefli geçmişinde bu tür saldırılarla çok karşılaştı. Çok kimse ömür biçti, ama MHP ne yolundan döndü, ne taviz verdi, ne vazgeçti. Sayın Bahçeli 7 Mart tarihli grup toplantısında belirttiği gibi kararlı ve imanlı biçimde bundan sonra da yine yoluna devam edecektir: “Milliyetçi Hareket Partisi’ni içten içe yıkıp kalemizin hisarlarına taarruz eden kaçak ve korkakların fitne ve fesadına kanacak asla yoktur. MHP’den kovulduktan sonra fikirlerini oraya buraya rehin bırakıp, vicdanlarını esir düşürenlerin MHP’ye ömür biçmeleri Fısk’tır, kendileri gibi küstah bir tezvirattır. Milliyetçi Hareket Partisi teslim olmayacak, baş eğmeyecektir. Milliyetçi Hareket Partisi 16 Nisan’da demokrasi arenasında millet için evet, devlet için evet, Cumhuriyet için evet, Türklüğün bekası için evet, Türkiye için evet diyecektir.”

~~~~~~

Dünkü yazımızda, zamanla yarışmanın azizliğine uğramış farkında olmayarak bir yanlışlık yapmışız. Her ne kadar yazının genelinde anlatmaya çalıştığımız çok net ifade edilmiş olsa da “Hayır” cephesi diyecekken “Evet” cephesi ifadesi kullanmışız. Düzeltir, bütün okuyucularımdan özür dileriz.

ORHAN KARATAŞ

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.