Asikurtlar©

Akıl ve Vicdan…

Akıl ve Vicdan…
04 Ekim 2015 - 12:21 'de eklendi ve 4239 kez görüntülendi.

Akıl, vicdan ve Adalet…
Sosyal hayatın sigortasıdır…
Toplumsal güveni ayakta tutan üç temel direk…
***
Akıl üretir…
Vicdan tartar…
Adalet dağıtır…
***
Demokrasi de ritmi sağlar…
***
Bu özü koruyan toplumlarda “aidiyet duyusu” gelişir…
Öz güven artar…
Bütünleşme, kucaklaşma, hoşgörü gelişir…
Birçok mesele de kendi içinde çözülür…
***
Aklın, vicdanın ve adalet duygusunun tahrip edildiği toplumlarda ise “kaos” başlar…
Anarşi yaygınlaşır…
Toplumsal aidiyet azalır…
Yalan..dolan başlar…
Ahlak sükut eder…
Değerler yıpranır…
Aldanan, aldatan çoğalır…
Samimiyet ve güven duyusu kaybolur…
Çınar ağacına giren “kurt” misali kemirilen çınar toplum dinamiklerini çürütür…
***
Bugün yaşadıklarımıza bakınca, bu kısmi çürümenin doğal sonuçlarıdır…
Ekonomik, sosyal ve ahlaki çürümenin her alameti var…
Terörün artması “aidiyet” duyusunun iflas ettiğini gösteriyor.
Cinnet, cinayet ve toplumsal olaylar ruh halimize işaret ediyor…
***
Önceki gün gelişen gündemden iki örnek çok önemlidir.
Birincisi “paralel yapı” iddiası…
Hatta kabul edilen “terör örgütü” iddianamesi…
İddialar devlet içinde “cüret bulan yapıyı” anlatıyor…
Gerçekten vahim bir durum…
İçinde polis, savcı, gazeteci, işadamı her kesimden insan var…
İddia, “devlet içinde paralel bir yapı oluşturmak”…
Bu hiçbir devletin demokrasinin kabul etmeyeceği bir eylem bu…
***
Bu tablo bile ürkütücüdür…
Bu iddiaların doğru çıkması demek, toplumsal çürümenin ötesinde devlet otoritesini hedef alan bir bela ile karşı karşıya olduğumuzu gösterir…
***
Meselenin boyutunu anlamak için Balyoz, Poyrazköy,Ergenakon davalarına bakmak yeterli.
Önceki gün Bağımsız mahkeme Poyrazköy davasında tüm sanıklara beraat verdi.
Tıplı Balyoz davasında olduğu gibi…
Mahkeme; “sahte deliller üretildiği ve kumpas kurulduğuna kanaat etti”…
Hatta bu delilleri üretenlerin bulunması yönünde suç duyurusunda bulundu.
Balyoz davası da aynı akıbetle sona ermişti…
Bu ne demektir?
Devlet içinde ihtirasları uğruna yargıyı bile kandıracak kadar gözü dönmüş bir yapının varlığıdır.
Bu karar kumpası doğruluyor…
Zaten iktidar da kandırıldıklarını söyledi.
***
Salı günü Yargıtay’da Ergenekon davasının temiz duruşması var.
Hani şu savcısı yurt dışına kaçan Ergenekon davası…
Yargıtay savcısı dava için usul veya deliller yönünden orada da “paralel bir şüphe” görmüş olacak ki, hükmün bozulması yönünde görüş beyan etmişti.
Yüksek mahkeme elbette delilleri inceleyecek.
Yüce heyet, bağımsız mahkeme elbette en doğruyu yapacaktır…
Elbette doğru olan kararı verecek, bundan şüphe yok…
***
Sonuçlanan davalara ve kararlara bakınca bir mekanizma sahte deliller ile yargıyı yanıltmış.
Peki, bozulmanın geldiği bu noktada yeniden düzelme nasıl sağlanacak?
Polisiye tedbirle önlenmesi mümkün olmayan ahlak erozyonu nasıl önlenecek?
Devlet mağduriyeti tescillenen insanlara şefkatini nasıl gösterecek?
Bizi yönetenlerin sadece “aldatıldık” diyerek vicdanları rahatlatması nasıl mümkün olacak?
Aldatan elbette suç işlemiş, ama aldatılanların hiç mi ihmali yok?
* * *
Diğer davalarında böyle sonuçlanması halinde;
Peki, üzüntü ve stresten kalbi tekleyen tedavi için gittiği hastaneden taksi ile cezaevine döndüğü halde ilk duruşmada “kaçma şüphesi” ile yıllarca “hücrede” tutulan hayatı karartılan işadamının hesabını kim verecek?
***
Aynı işadamının evinde yapılan aramada antikalarını, tablolarını keserek tahrip edenler, çamurlu ayaklarıyla itip kakanlar bu aşağılamanın hesabını nasıl verecek?
***
Peki, aynı işadamının teknesinin kapısını balta ile kıran “paralel zihniyetin” tekneye ait ruhsatlı telsizi “örgüt telsizi” diye medyaya servis etmesinin utancı kime ait olacak?

Mustafa Ertekin

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER