SON DAKİKA

Akil dediler, PKK çıktı

Bu haber 28 Haziran 2013 - 10:48 'de eklendi ve 20 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Aklı karışık insanların açıklanan raporları, Türk milletinin aylardın nasıl aldatıldığının belgesi olmaktan başka bir önem ve anlam ifade etmiyor. Yapılan açıklamalar ve yayınlanan raporlar, 3 aydır bu millete ne anlattıklarının, neyi hazmettirdiklerinin de ispatıdır. Açık, aleni, kesin, net şekilde PKK’nın propagandasını yapmış, sonunda da bu ihanet güruhunun istek ve taleplerini “çözüm” diye millete yutturmaya kalkışmışlardır.

Millet bunlara kanmadı

İmralı’daki bebek katilinin seçtiği ve görevlendirdiği insanlardan, bu ülke ve millet menfaatine bir çalışma yapmaları, bir rapor hazırlamaları zaten beklenemezdi. Her biri ayrı kafanın, ayrı hedefin, ayrı yapının adamı olan bu 63 kişinin tek ortak özelliği, yıkmakta ve yok etmekte kararlı olmalarıdır. Belki içlerinde neye hizmet ettiğinin farkında olmayan birkaç istisna vardır. Onun içindir ki, daha başından itibaren bu yapıdan bir şey çıkmayacağını, milleti daha fazla bölmek ve yıkmak dışında bir sonuç alınamayacağını biliyor ve söylüyorduk. Millet de bunun böyle olduğunu görüyordu ve bunlara gittikleri hiçbir yerde kanmadılar ve çoğu zaman da hadlerini bildirdiler.

Kin kusmuşlar

İşte rapor, işte sonuç. Alın PKK’nın her hangi bir belgesini, alın İmralı canisinin BDP milletvekillerine yaptığı açıklamanın tutanaklarını, koyun bu aklı karışıkların raporlarının yanına, aralarında zerre kadar bir fark bulamazsınız. Eğer bir fark varsa, bu aklı karışıkların yazdıklarında vardır ki, PKK’dan daha ileri gitmiş, daha çok ihanet talep etmişlerdir. Bebek katili de, Kan dilli sürüngen de, siyasetteki uzantıları da, bu kadarına cüret edememişlerdi. Hükümetten ve kendilerine sağlanan imkanlardan buldukları cesaretle, içlerinde, beyinlerinde biriktirdikleri ne kadar kin, ne kadar öfke, ne kadar nefret varsa tamamını kusmuş ve rapor haline getirmişlerdir. Hainleri aklamış, kurumları ve değerleri hedefe koymuş, milli olan ne varsa hepsine saldırmış, bölücülüğü sadece etnik olarak değil, mezhepsel ve bölgesel olarak da kaşımışlardır. Bunların raporunu ciddiye alır ve gereğini yapmaya kalkışırsanız, bu ülkede 3 ayda bir iç savaş çıkarır, etnik ve mezhep temelli parçalanmaları sağlar ve bunların ağababalarına teslim edersiniz. Utanmadan ve sıkılmadan, bu milletin aklıyla alay ederek, bunun adına da demokrasi diyorlar. Bunlar yapılırsa demokrasi olacakmış ve huzur gelecekmiş. Herkes geri zekalı, bunlar akıllı ya, bu zokayı yutacak ve inanacağız.

Alın size ilk adımın sonucu

Siz boş verin akilli insanı ve onların sipariş raporlarını da, ülkenin haline bakın. Bunların verdiği aklın, gittiği yolun nereye çıkacağını, küçük bir uygulama kesin ve tartışmasız bir şekilde göstermedi mi? AKP iktidarı İmralı ile pazarlık etti, PKK ile ortaklık kurdu. Ülkeye huzur ve barış getirecekti ve kendi deyimleriyle ilk adımları da attılar. Askeri ve güvenlik güçlerini bölgeden çekip, ortalığı bunlara teslim ettiler. Son 6 ayın özeti budur ve bunun adına da birinci aşama diyorlar. Peki sonuç nedir? Sonucu biz aylardır söylüyoruz ve yazıyoruz. Ülke fiili olarak bölünmüş durumdadır. Kontrol tamamen bölücü hainlere geçmiştir. Türkiye’nin bir bölümünde ayrı paçavralar sallanmakta, ayrı bir dil konuşulmakta, ayrı bir otorite kurulmaktadır. “Asayiş birimi” dahi oluşturmuş ve yol kontrollerine başlamışlardır. Bölge insanı teröristlerin, katillerin, yağmacıların insafına terk edilmiş durumdadır. Bütün bunları yapıyorlar, sonra da dönüp, “haberimiz yoktu” gibi bu komik açıklamalarla durumu geçiştirmeye çalışıyorlar.

Her şeyi teslim ederseniz şehit gelmez

Bu tespitlerimizin ne kadar doğru ve haklı olduğunu Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin başbakanı da tasdik etmiştir. Aklı karışık adamlar raporla yetinmemiş, fırsatını bulmuşken içlerindeki kini sözlü olarak da kusmaya çalışmışlardır. Başbakan bile bu kadarına dayanamamış ve bu yolun sonunun nereye varacağını görmüş olmanın çaresizliği ile mevcut durumu, “sadece yüzde 15’i çekildi. Yol kesmeler, adam kaçırmalar, haraç toplamalar devam ediyor” diye anlatmıştır. Bunlara komutanları taşıyan helikoptere yapılan saldırıyı, asayiş birimi rezilliklerini de ekleyin. Bir de dağdaki katillerin sınır dışına çıkmak yerine şehirleri inmeleri, bölücü örgüte çok daha fazla ve çok daha hızlı militan toplamaları gibi, sayın başbakanın bilip de söyleyemedikleri var. Unutmamak gerekiyor ki, bu katillerin ellerindeki silahlarla sınır dışına çıkmak için dahi olsa yürümelerinin yasalara aykırı olduğunu, bunlara müdahale etmemenin “yardım ve yataklık” suçu oluşturacağını, yine bizzat sayın başbakan ilan etmiştir. Gelinen noktada silahlarıyla birlikte şehre iniyorlar, haraç alıyorlar, yol kesiyorlar, adam kaçırıyorlar, helikopterlere ateş açıyorlar ve bizim hükümetimiz bunları seyrediyor. Seyretmekle de kalmıyor, “çok olumlu gelişmeler var” diye bu millete anlatıyor. 4 aydır şehit gelmiyormuş. Elbette gelmez. Her yeri, her şeyi bu katillere teslim edip geri çekilirseniz, niye şehit gelsin?

Türk bayrağının arkasına saklanıyorlar

Şimdi bütün bunlar yetmemiş gibi bir de ikinci aşama olacakmış. İmralı canisinin serbest bırakılması ve ülkenin fiilen bölünmesinin yasal ve kalıcı hale getirilmesi için kanun ve Anayasa düzenlemeleri yapılacakmış. Hem de biran önce yapılması gerekiyormuş. Bunu sadece İmralı canisi ve Kan dilli sürüngen söylemiyor, akil denilenler de söylüyor ve istiyor. İşte size AKP’nin çözümü, işte size AKP’nin barış ve huzuru. Türk bayrağının ve Üç Hilalin arkasına neyin saklandığını hala görmeyen, göremeyen varsa, şaşarım. Hadi buyurun yapın. Ama MHP lideri sayın Devlet Bahçeli’nin söylediklerini de unutmayın.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.