SON DAKİKA

AHMET YİĞİT YILDIRIM: “İYİ PARTİ SAĞI BÖLME PROJESİDİR”

Bu haber 03 Haziran 2018 - 14:05 'de eklendi ve 3.339 kez görüntülendi.

MHP İstanbul 3’üncü Bölge 4’üncü Sıra milletvekili adayı Ahmet Yiğit Yıldırım, İYİ Parti‘nin sağı bölmek için kurulan bir proje partisi olduğunu ancak anketlere yansıyan tabloya göre solu böldüğünü söyleyerek “MHP’den başka partilere oy kayabileceği düşünülemez. Oylar yerli yerinde duracaktır.” dedi. Türkiye’nin şu anda öncelikle milli beka sorununu çözmeye çalıştığını belirten Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bu yüzden hayati önem arz ettiğini kaydetti. Yıldırım, 15 Temmuz hain darbe girişimiyle amacına ulaşamayanların bu defa dışardan destekli ekonomik krizle ülkeyi dizayn etmek istediklerini dile getirdi.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) İstanbul 3’üncü Bölge 4’üncü sıradan milletvekili adayı gösterdiği Ahmet Yiğit Yıldırım, parti içinde yıldızı parlayan genç isimlerden. 1987 İstanbul doğumlu. İyi bir eğitime ve donanıma sahip. Teknolojiyi ve ekonomiyi yakından takip ediyor. Bilgisayar yazılım firması var. Aynı zamanda Ülkü Ocakları kökenli. Ocağın 5 yıl İstanbul’da İl Başkanlığı’nı yaptı. Partisinin doktrinine hakim ve prensiplerine sıkı sıkıya bağlı. Kendisiyle Türkiye’yi, MHP’yi ve özellikle de gençliği konuştuk.

-18 Mart 2018’deki MHP’nin 12’inci Olağan Kurultayı’nda partinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeliğine getirildiğiniz. Partide bu görevi üstlenen en genç isimsiniz. Türkiye’nin gelişip kalkınmasında ve problemlerini aşmasında gençlerin rolü sizce ne olmalı? Gençlerdeki potansiyelin açığa çıkarılması için neler yapılmalı?

Sayın Devlet Bahçeli’nin takdiriyle MHP Merkez Yürütme Kurulu’nda en genç üye olmam hasebiyle büyük sorumluluklar düşmekte. Gençlik bir milletin en önemli silahı, unsurudur. Fakat yetişmiş, kendi alanında başarılı, vatanını milletini seven, vatanı milleti ve ailesi önceliği olan bir gençlik. İyi yetişmeyen; vatanını milletini sevmeyen, derslerinde işinde başarısız, uyuşturucu maddelerin kucağına düşmüş gençlik o devletin batması demektir. İyi yetişmiş bir gençlik de, o devletin ilerde daha iyi yerlerde olacağına işarettir. Zaten Mustafa Kemal Atatürk de Cumhuriyet’i gençliğe emanet etmiş, gençlikle yola çıkmış, tek ümidim gençlik demiştir. Bu topraklarda kalıcı olmak istiyorsak gençliği en iyi şekilde yetiştirmeli ve onların devletine, milletine ve ailesine faydalı birer birey olmasını sağlamalıyız.

“MHP’NİN TEMİNATI, ÜLKÜ OCAKLARINDA YETİŞEN GENÇLERDİR”

-Orta öğrenim çağından itibaren Ülkü Ocakları’nın içindesiniz. Ocağın en önemli misyonu nedir? İstanbul İl Başkanı iken hangi ilke ve kriterleri ön planda tuttunuz?

Ülkü Ocakları, gençliği yetiştiren, gençlik üzerine kurulmuş, gençliğin devlet ve millet için ne kadar önemli olduğunu bilen; genç yaştan itibaren gençlere değer ve yetki vererek onların gelecekle alakalı çalışmalarını ortaya koyan bir kurum. MHP’nin teminatını oluşturan, Ülkü Ocakları’ndan yetişen gençlerdir. Başbuğumuz rahmetli Alparslan Türkeş Bey, Ülkü Ocakları’nı bu misyon, gençliğin yetiştirilmesi üzerine kurmuştur. Aynı şekilde liderimiz Sayın Devlet Bahçeli de, Ülkü Ocakları’ndaki gençler için “bir siyasi partinin temsilcisi değil, Türk Milleti’nin, Türk Devleti’nin geleceğini oluşturacak gençlerdir” demiştir ve gençliğe önemli bir misyon yüklemiştir. Tabi ki önceliğimiz ahlaklı, imanlı, vatanını milletini ailesini seven bir gençlik yetiştirmektir. Gençliğin de kendi mesleki alanında, derslerine çok başarılı olması, ne yapıyorsa yapsın o mesleği en iyi yapan olması lazım. Başarılı değilse kendisine ve topluma faydası olmaz. Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar en önemli kriterlerimizdendir. Ülkü Ocakları’ndan yetişmiştir. Her bir gencin bu şekilde yetişmesi için gayret göstermekteyiz.

“EĞİTİMDEKİ EKSİKLİKLERİ BİLİYORUZ”

-Beykent Üniversitesi’nde İngilizce İşletme, Hollanda’da iktisat okudunuz. Yine Beykent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’ndeki yüksek lisansınız devam ediyor. Türkiye’deki yükseköğretim sistemini yeterli, doğru ve tam buluyor musunuz? Nerelerde aksıyor? Bunlar nasıl düzeltilebilir?

Eğitimde ciddi aksaklıklarımız var. Bunların hızlı bir şekilde giderilmesi gerekiyor. Fakat Türkiye sürekli iç çekişmelerle, kısır rekabetlerle mücadele ettiği için içerideki bir takım sorunları gidermeye maalesef gelebilmiş değil. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin gelmesinin temelinde de bunlar yatıyor. Eğitim sistemimiz dünyaya açılabilecek bir sistem değil şu anda maalesef. Bu eksiklikleri biliyoruz ve Meclis’te bunların giderilmesi için çaba sarf etmek istiyoruz. Ülkü Ocakları’nda sorunları giderecek birçok alternatif sistem geliştirdik zaten.

“EKONOMİK KRİZLE TÜRKİYE’Yİ DİZAYN ETMEK İSTİYORLAR”

-İşletmenin yanı sıra ekonomi eğitimi de aldınız. 24 Haziran seçimleri öncesinde en fazla konuşulan konulardan biri ekonomi. Vaatler bu yönde. Ekonomimizdeki ana sorun size göre ne ve nasıl çözümlenebilir?

Öncelikli olarak bu seçimin ana teması milli beka. Bu konuda Türkiye’nin çok ciddi sorunları var. Bunlar giderildiğinde ekonomik darboğaz ve sıkıntı çok kolay çözülecektir. 15 Temmuz hain darbe girişimiyle beraber Türkiye’ye saldırılar ciddi anlamda hız kazandı. Ekonomik bir krizle Türkiye’yi dizayn etmeye çalışıyorlar. 2000 yılındaki gibi bankaların içi boşaltılmaya çalışılıyor. Döviz kuru yükseltiliyor. İnsanlar evlerine ekmek götüremesin istiyorlar. Sorun tamamen dış bir baskıyla gerçekleştiriliyor. Seçim öncesinde Türkiye’yi dizayn etmek isteyenlerin bir projesidir. Milli beka sorunu çözüldüğünde ekonomik sıkıntıların da kolayca çözülebileceğini düşünüyoruz. Çünkü Türkiye bölgesel bir güç olma yolunda ilerliyor. Sınırlarının dışında operasyon yapan mazlum milletlere, soydaşlarımıza, dindaşlarımıza yardım götüren, el uzatan bir devlet. 24 Haziran sonrasında ekonomik bir sorun kalmayacağı, dövizin düşeceği, bankaların ve esnafın rahatlayacağı kanaatindeyiz. Bu kriz tamamen suni bir pompalama seçim öncesinde.

“TEKNOLOJİ ÜRETMEDEN CARİ AÇIK KAPATILAMAZ”

-Peki, sizce cari açık nasıl kapatılacak? Adil gelir dağılımı nasıl sağlanacak? İşsizliğin çözümü ne? Tarım ve hayvancılık niçin bu hallere düştü?

Teknoloji üretmeden cari açığı kapatma, ithalat-ihracat dengesini sağlama şansınız yok. Lakin şu anda Türkiye’de çok ciddi teknoloji üretilmeye başlandı. Uçak, araba yapmaya çalışıyoruz. Bilgisayar yazılımları yapıyoruz. İnsansız hava araçları çok ciddi anlamda Türkiye’ye değer kattı. Şu an onları yurt dışına satıyoruz. Gelir elde etmeye başladık. Genç beyinler var. Yazılım, kodlama dersleri veriliyor. Türkiye’de çok zeki arkadaşlarımız yetişiyor. Açığı kolaylıkla kapatabileceğimizi düşünüyoruz. Ama uçak, araba, helikopter, telefon, bilgisayar yapmadan, yazılım geliştirmeden bu açığı kapatma şansımız yok.

“GENÇLER YAZILIM VE KODLAMA BİLMEK ZORUNDA”

– Türkiye’deki yazılım teknolojisi eğitimi yeterli mi?

Yeterli değil ama başlangıç için çok iyi bir durumdayız. Özel okullar yazılım dersi verdiğini söylüyor. Gençlere şunu söylüyoruz, hangi mesleği yaparsan yap mutlaka yazılım ve kodlama bilmen lazım. Çünkü geleceğin teknolojisi bu. Birazcık matematik birazcık kodlama bilgisiyle birlikte hayal gücünüzün alabildiği yazılımları üretebiliyorsunuz. Yarın öbür gün bir F 16’nın, insansız araçların, hatta çok daha gelişmişlerinin yazılımını yapabilirsiniz. Türkiye bunun önünü açtı gibi duruyor. Gelecek yıllarda eğitim sisteminin ana maddelerinden bir tanesi olacak.

-Partinize ve liderinize sıkı sıkıya bağlı bir politikacısınız. 2016’da Meral Akşener, Ümit Özdağ ve Sinan Oğan gibi isimler MHP’de muhalif hareket başlattı. Siz bu duruma en net karşı çıkanlardan biri oldunuz. Parti yönetimine Akşener ve ekibi geçseydi neler olurdu?

Her şeyden önce Ülkücü Hareket lider-teşkilat-doktrin üçlemesine bağlı bir yapıdadır. Ülkü Ocaklarındaki gençler bu üçlemeye sıkı sıkıya bağlıdır. Ocaktaki gençler siyaset düşünmez, menfaat beklentisi yoktur, her şeyden önce başbuğumuz Alparslan Türkeş’e ve onun emanetini taşıyan liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye sıkı sıkıya bağlıdır. Bu çizginin kaybolmaması için de 1 Kasım sürecinden sonra elinden gelen gayreti göstermiştir. Parti içinde ve dışında yapılan birçok saldırıya başkaldırmış, direnç göstermiştir. Bu saldırının partimize en az zararla atlatılmasını sağlamıştır. Eğer 1 Kasım sürecinde Fetö’cülerin ve dış destekli kişilerin desteğiyle birlikte MHP ele geçirilmiş olsaydı, 15 Temmuz hain darbe girişimi daha çok amacına ulaşacaktı ve belki de bugün burada oturmuyor olacaktık.

“MHP’DEN BİR SOL PARTİYE ASLA OY GİTMEZ”

-MHP tabanının önemli bir kısmının Akşener ve diğer muhaliflerin kurduğu İYİ Parti’ye kayacağı ileri sürülüyor. Sizce ne oranda oy gidebilir?

MHP ideolojik bir partisidir. Bir dava hareketidir. Zaten MHP’ye 1 Kasım sürecinde oy verenler bu teşkilatın dava adamlarıdır. MHP’den bir sol partiye asla oy gitmez. İYİ Parti tamamen sol eksenli bir yol izlemektedir. (Millet İttifakı) HDP’yi dışında bırakmıştır ama yine birlikte hareket ettikleri malumdur. Selahattin Demirtaş’a destek çıkmaktadır. Fakat milliyetçiler, ülkücüler bu vatanı seven insanlar, bir terör örgütü mensubuna aynı eşit mesafede davranmaz. Demirtaş’ın hapisten çıkartılması istemine çok sert tepki göstermişlerdir. MHP’den başka partilere oy kayabileceği düşünülemez. Oylar yerli yerinde duracaktır. İYİ Parti sağı bölmek için kurulmuş bir proje partisiydi. Şu anda anket sonuçlarına göre solu bölmüş durumda. Sol da zaten bundan rahatsız. Şu anda CHP’de ciddi kaynama vardır. Bu işin CHP’yi böldüğü, İYİ Parti’den oyların nasıl geri alınacağı konuşuluyor.

“DIŞARDAN MÜDAHALEYLE HÜKÜMET DEĞİŞİKLİĞİNE MÜSAADE ETMEYEZ”

-MHP Lideri Bahçeli, AK Parti’ye ve Erdoğan’a yoğun eleştiriler yöneltirken birden destek vermeye başladı. Bunu da beka sorunuyla açıkladı. Bunu biraz açar mısınız, Türkiye nasıl bir beka sorunu yaşıyor?

Türkiye’de siyaset yaparken birbirimize kızabiliriz. Yanlışlarımızı anlatabiliriz. Geçmiş dönemde hükümetin yanlışları olmuş olabilir. Fakat giderilmiş durumda. Fetö’yle, PKK’yla ciddi anlamda mücadele ediliyor. Bunlarla mücadele eden bir partiyle ittifak yapmak bizim için sadece siyasi değil, vatanımızın, milletimizin bekası için mücadele eden bir birliktelik haline gelmiştir. Fakat diğer taraftaki grubun hala Demirtaş’ı savunması, HDP’yle söylem birliği yapması, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünü hala kınayamaması, bunu bir saldırı, tehlike olarak görmemesi tabi ki dikkatlerimizden kaçmamaktadır. Türkiye’de dışardan destekli bir ekonomik kriz çıkartılmak isteniyor. Biz dışarıdan müdahaleyle bir hükümetin değiştirilmesine asla müsaade etmeyiz. Halkımızla, milletimizle bu mücadelemizi devam ettiririz. Onun için AK Parti’yle ittifakımız sonuna kadar devam edecektir. İlk turda Cumhurbaşkanının güçlü bir şekilde seçilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de bu milletin teminatı olan MHP’nin güçlü bir şekilde temsil edilmesi için çalışacağız.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNİ BAHÇELİ OLUŞTURDU”

-24 Haziran’da MHP Erdoğan’ı destekliyor. Peki, Erdoğan kazanırsa kuracağı kabinede yer alacak mı, almalı mı?

Öyle bir talebimiz yok. Bu ittifakı vatan ve milletimizin bu yolda ilerleyeceğini gördüğümüz için kurduk. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni zaten Sayın Devlet Bahçeli oluşturmuştur. Bugün güçlü Batılı devletler bu sistemi kullanırken demokratik, ama Türkiye’ye getirilmek istenirken sanki antidemokratik bir yapı olarak gösterilmek istenmektedir. Önceliğimiz devletin kendisini güvence altına alarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin oturması ve planlanmasıdır. Onun haricinde herhangi bir beklentimiz yoktur. Bu sistem Türkiye’ye geldiği takdirde zaten birçok tehlikeden korunmuş olacaktır. Beklenti ve siyasi amaç gütmeden bu sistemi onaylıyor ve Sayın Tayyip Erdoğan’ın güçlü bir şekilde seçilmesi için mücadele ediyoruz.

-MHP Lideri Bahçeli’nin genel af çağrısıyla ilgili neler söyleyeceksiniz?

İnşallah kader mahkûmlarına bir af çıkarılması için çalışma sürmektedir. Fakat bu teröristlere, devletine milletine ihanet etmişlere, çocuk istismarcılarına, kadına şiddet içinde yer alanlara, ahlaksızlık içinde bulunanlara asla bir af değil; tamamen kader mahkûmu olarak bir hata sonucu bir suç işlemiş ve affedilebilir durumda olanları kapsamaktadır. Muhalefet partileri bakıyorsunuz bütün terör örgütlerine, milletine vatanına ihanet etmişlere, Selahattin Demirtaş’a af çalışması içindeler. Bunlar bunu düşünürken, biz neden kader mahkûmu olmuş bir insanın affını düşünmeyelim.

-120 kişilik bir ekiple seçim çalışması yürüttüğünüzü biliyoruz. Tabanda neler görüyorsunuz? Ne kadar oy alabileceğinizi umuyorsunuz?

Daha önce Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı’nı yürütmem hasebiyle çok ciddi ve nitelikli bir ekibimiz var. Ekipte hukukçulardan, sosyologlardan, ekonomistlerden, siyaset bilimcilerden, sporculardan oluşan ayrı birimler var. Birimler kendi içinde alt birimler oluşturdu ve 120 kişiyi böyle tamamladı. Büyük bütçelerle kurabileceğimiz bu ekip gönüllülük esasıyla çalışıyor. Sahada MHP’nin çok güçlü olduğunu görüyoruz. Hiçbir seçimde olmadığı kadar ciddi bir teveccühle karşı karşıyayız. İlk turda Cumhur İttifakı başarıya ulaşacak ve MHP, TBMM’de büyük bir çoğunlukla temsil edilecektir.

-Son olarak vatandaşlara mesajınız nedir?

Vatandaş inşallah huzurlu olsun. Büyüyen, bölgesinde küresel bir güç olan Türkiye var. Tabi ki bu dönem sancılı geçecek. Çünkü dış güçler bizim burada güçlü olmamızı istemiyor. Onlar bizim için hamle, plan yaparken biz boş durmuyoruz. Biz de hamle ve stratejilerimizi yapıyoruz. 24 Haziran sonrasında Türkiye’de herhangi bir ekonomik kriz kalmayacak. Cumhur İttifakı’nın seçilmesi için dualarını ve oylarını bekliyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.