SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

AHMET DAVUTOĞLU HALA AKILLANMADI

Bu haber 01 Aralık 2014 - 21:04 'de eklendi ve 27 kez görüntülendi.

İktidar şaşkın.
Ahmet Davutoğlu ne yaptığını, ne söyleyeceğini, artık neyi nerede konuşacağını bilmez bir halde.
Birkaç haftadır süren Dersim İsyanı tartışmaları Davutoğlu nezdinde AKP iktidarını tümüyle tarumar etti.
Dengeleri bozuldu ve seçim öncesi uygulamak istedikleri tüm stratejileri daha başlamadan başarısızlıkla sonuçlandı.
Öyle görünüyor ki AKP, bir yandan PKK ile yürüttüğü müzakere sürecinin daha da meşrulaşmasına katkıda bulunmak, diğer yandan ise sözde Alevilerin meselelerine eğilmek, özde ise yeni istismar alanı yaratarak kendisi için farklı oy alanları açmanın hesabını yapıyordu.
Bununla seçim yarışında üstünlük sağlayacağını yeğliyordu.
“Özür” seansları düzenlemeye kalkmanın, tarihi ve dahi manevi dünyamızın hakikatlerini çarpıtmaya cüret etmenin altında 2015 Genel Seçimlerine yönelik bu hesap geliyordu.
Olmadı, tutmadı…
* * *
Herkes susarken bir kişi çıktı!
Susmadı, hakikati haykırdı!
Vicdanların sesi oldu ve vicdanı sızlatanların karşısına geçti.
Devleti bölmeye, nizamı bozmaya, masumların canına ve malına kast eden, karakol basıp askerleri şehit eden 1937-19338’in teröristini Ehli Beyt ile eş değer tutmaya çalışan oyunu böylelikle daha ilk anda bozdu.
İstismar ve çarpıtmalar üzerinden bölücülüğe meşruiyet kazandırma çabalarına geçit vermedi.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, Ahmet Davutoğlu’nun terörist Rıza’yı Kerbela’da şehit edilen Efendimiz (S.A.V.)’in torunları ile bir tuttuğu konuşmasının hemen ardından yaptığı açıklamasında “Unutulmasın ki, Dersim İsyanı bir Kerbela vakası değil, bir ‘kin belası’, bir ‘kan deryası’ olup hedefinde Türkiye’nin huzuru, büyük milletimizin beka ve birliği vardır.” diyerek batılın bir kez daha hak karşısında boyun eğmek zorunda olduğunu gösterdi.
Bu çıkış sonrasında telaşlanan Davutoğlu ilginç bir açıklama yaparak “MHP’nin neden tepki gösterdiğini anlayamadığını” söyledi. Çünkü niyet başka idi. Mevzunun götürülmek istendiği satıh görünenden farklı ve daha karanlıktı.
* * *
MHP Lideri eleştirilerini geçen hafta meclis grubunda da sürdürdü. Ve ayrıca aynı konuşmasında Alevi vatandaşlarımızın meselelerinin aşılmasına yönelik 10 maddelik samimi, kapsamlı bir öneride bulundu.
Bu açıklama ve öneriler özellikle Aleviler nezdinde büyük takdir ve rıza ile karşılandı…
Davutoğlu baktı ki olmuyor, çabalar boşa çıkacak, bu kez nereden aldığı bilinmeyen bir akılla partisinin son grup toplantısında MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye “buyurun, gidin bu söylediklerinizi Tunceli’de söyleyin cesaretiniz ve yüreğiniz varsa” dedi.
MHP Lideri bir gün sonra Tunceli’ye gitme kararını aldığını ve Ankara’da ne söylediyse Tunceli’de de onu söyleyeceğini duyurdu.
Dediği gibi yaptı, Cuma günü Tunceli’ye giderek, Tunceli’nin göbeğinden tüm Türkiye’ye seslendi.
Konuşmasının hemen başında ziyaretinin amacını “Bugün buraya Tuncelili kardeşlerimle hasret gidermeye, muhabbet ve dostluk bağlarını güçlendirmeye geldim. Aramıza örülen nifak duvarlarını yıkmak için Tunceli’deyim. Kurulan tuzakları bozmak, kapatılmak istenen gönül yollarını açmak için Tunceli’deyim.” sözleri ile açıkladı.
MHP’nin sınanamayacağını, kararlılığından asla döndürülemeyeceğini, millet için hak’kı konuşmaktan asla geri durmayacağını son derece kesin ifadelerle dile getirdi.
Nihayetinde Ankara’da söylediğini Tunceli’de de söyledi ve “1937-1938’de Tunceli’de baş gösteren hadiseler bir isyandır, bu isyana karışanlar da devrin bölücü teröristleridir.” dedi.
* * *
Hakikatleri çarpıtmadı, siyasi çıkar uğruna milletin gerçeklerinden taviz vermedi. Böylelikle bir kez daha vicdanların sesi oldu…
Sonra da “Şimdi ben Tunceli’de olduğuma göre, devlet devletinin her yerinde ve milletinin her değerinde sapasağlam durduğuna göre, Başbakan ne yapacaktır? Mahcup olmuş, mağlup düşmüş, Tunceli’nin hassasiyetleriyle oynayarak siyasal rant devşirme hevesinde olan bu şahsiyet bundan sonra nasıl Başbakanlık yapacaktır?” diye seslendi.
Ahmet Davutoğlu’nun akademisyenliğinin nasıl olduğuna en iyi akademik çevreler karar verir. Ancak AKP’nin ve iktidarın başına geçirildiği günden bu yana devlet adamlığı erdeminden yoksun olduğu, siyasetten hiçbir şey anlamadığı, vasıflarının da Türkiye’yi yönetmeye yeterli olmadığı açıklık kazanmıştır.
Şimdi mevzuyu mızmız çocuk misali “şuraya da, buraya da git” diyerek toparlamaya, olmayan karizmasını kurtarmaya çalışsa da hala farkında değil.
İş işten geçti, gitti…
MHP Lideri Devlet Bahçeli, Davutoğlu’nu çoktan siyaset çöplüğüne gönderdi.
3 ayda kendisi ile birlikte iktidarı da böylelikle havlu atmış oldu.
2015’e yönelik kurgulamaya çalıştığı stratejisi daha en baştan çöktü.
* * *
Bu gerçeği bir türlü kaldıramayan yandaş yazarların durumu ise tabiatından daha fazla komik bir halde.
Yandaş gazeteleri bugünlerde alıp bakın, yanına PKK’nın haber kaynaklarını ve HDP’lilerin açıklamalarını koyun, arada hiçbir farkın olmadığını çok net bir şekilde görürsünüz.
Çünkü Dersim İsyanı ve terörist Rıza üzerinden başlatılmaya niyetlenen tartışmalarda her iki cenahın da hedefleri aynıydı.
Son olarak MHP’nin Tunceli ile ortaya koyduğu Demokrasi seferine yerinde tanıklık etmenin ayrı bir haz yarattığını ifade etmek isterim.
O gün MHP Lideri Devlet Bahçeli ile beraber Tunceli’ye giden herkeste aynı ruh ve özlem, aynı secdede, aynı kıbleye, aynı tekbirlerle yöneldiğinde bir kez daha anladık ki bu vatan ne yapılırsa yapılsın bölünemez.
Çünkü toprak milletle bir olmuş, binlerce yıldır yoğrulan maya ikisini bir arada tutmuş.
İşte bunun için Anadolu’ya “vatan” diyoruz.
Dolayısıyla bir kez daha söylemek gerekir ki, Tunceli’nin Mersin’den, Diyarbakır’ın Manisa’dan, Bingöl’ün Edirne’den hiçbir farkı yoktur…

İsmail Özdemir

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.