Asikurtlar©

AĞZINDA BAL OLAN ARININ BİLE KIÇINDA İĞNE VAR!

AĞZINDA BAL OLAN ARININ BİLE KIÇINDA İĞNE VAR!
02 Temmuz 2015 - 8:13 'de eklendi ve 4292 kez görüntülendi.

Sevgi-saygı-sadakat üçgenin tümü insanların var oluş sebebi değil midir? Güvenmek ve güven duyduğun insanı bir anda kaybetmek!
Üçü bir birinden ayrılırsa ne sevginin, ne saygının nede sadakatin anlam ifade etmediğini hepimiz biliyoruz.
Güven duygusunun azaldığı bireysel ve bencil düşüncenin hakim olduğu günümüzde hayatın akışına pozitif objektiften bakmamız olanaksız hale gelmiştir. İnsanların sürekli olarak bir birine şüpheyle bakması ve karşılıklı çıkar ilişkilerinin boyutunun her geçen gün büyümesi de insanlar arasında tamir edilemez yaralar açıyor.
Tek unutmamamız gereken şey “Ağzında bal olan arının bile kıçında iğne var” atasözüdür. Sırtından vurulduğun anda bal yediğin günleri düşün ve mutlu ol….
Kamu kurum ve kuruluşlarına güvenmiyorsunuz, çocuğunuzu bıraktığınız bakıcıya güvenmiyorsunuz, öğretmeninize güvenmiyorsunuz, sağlığınızı canınızı emanet ettiğiniz doktorunuza güvenemiyorsunuz, işe aldığınız elemanınıza güvenemiyorsunuz, kardeşinize dahi güvenemiyorsunuz peki sürekli şüphe ile geçen hayat insanları nasıl etkiler?
SON NEFESTE TEK DÜŞÜNDÜĞÜ ARKADAŞIYDI!
Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü
gördü.
İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru
altındaydılar. Asker teğmene koştu ve:
– Teğmenim. Fırlayıp
arkadaşımı alıp gelebilir miyim?..
Delirdin mi? der gibi baktı teğmen…
– Gitmeye değer mi?. Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla
ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın..
Asker ısrar etti ve teğmen “Peki ” dedi.. “Git o zaman..”
İnanılması güç bir mucize. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına
aldı ve koşa koşa
döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti.. Sonra
onu sipere taşınan arkadaşına döndü:
– Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bu zaten ölmüş..
– Değdi teğmenim, dedi asker..
– Nasıl değdi? Bu adam ölmüş görmüyor musun?
– Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı..
Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için..
Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:
Geleceğini biliyordum… Geleceğini biliyordum arkadaşım.

İŞTE GÜVEN DUYGUSU İNSANI HEM MUTLU EDER HEMDE HAYATA BAĞLAR…
EN GÜVENİLİR KURUM VE KURULUŞLAR ARAŞTIRMASINA ŞÖYLE BİR BAKALIM…

En az güvenilen kurum medya olurken araştırmalarda en güvenilir kurum ordu olduğu ortaya çıktı.
Geçen yıla oranla düşmesine rağmen (2012 yılında yüzde 56,3) Türkiye’de ordu yüzde 51,7 ile halen en çok güvenilen kurum olma özelliğini sürdürdü.

Her ne kadar siyasetteki gücü ve etkisinin son yıllarda azalmış olsa da, kurumlara güven sıralamasında ‘Ordu’ 2012 yılında da liderliğini sürdürdü. (Yüzde 56,3). Ordu’yu ‘Cumhurbaşkanı’ (yüzde 53,7) ve ‘Başbakanlık’ (yüzde 47,9) takip etti. YÖK’e duyulan güven de 2011’e göre yüzde 3,3 oranında azaldı.

Cumhurbaşkanlığı kurumuna güven oranı yüzde 53,7’den yüzde 40,7’e inerken, kolluk güçlerine güven de yüzde 47,3’den yüzde 35,3’e indi. Hükümete güven yüzde 33,5 düzeyinde kalırken, yargıya olan güvende hızlı düşüş gerçekleşti. 2011 yılında 38,8 olan yargıya güven sırasıyla 2012 yılında yüzde 37,2’ye, 2013 yılında ise yüzde 26,5’e indi. Medya güven konusunda yüzde 19 ile en az güvenilen kurum olma özelliğini sürdürdü (2012 yılında yüzde 22,2 idi).

”GÜVEN DUYULMAYANLAR”

Katılımcıların en az güven duydukları mesleklerin başını ise milletvekilliği aldı. Milletvekilliği yüzde 7.19 ile en az güven duyulan meslek olarak seçilirken, bunu sırasıyla müteahhitlik (yüzde 7.50), kooperatifçilik (yüzde 8.53), politikacılık (yüzde 11.14) ve din adamlığı (yüzde 24.39) izledi. Avukatlık (yüzde 30.05), hayat kadınlığı (yüzde 31.54), gazetecilik (yüzde 35.28) ve televizyonculuk (27.26) oy oranı ile en az güvenilen meslekler arasında yer aldı.

HALK SİYASİ PARTİLERE GÜVENMİYOR

Araştırmaya katılanlar en az güven duydukları kurumu yüzde 7.30 ile siyasi partiler olarak belirlerken, hükümetler yüzde 20.50, yerel yönetimler ise yüzde 35.45 ile güvenilmeyen öteki kurumlar arasında yer aldı. Öte yandan, bazı toplumsal grupların güvenilirliği sıralamasında ise köylü vatandaşlar yüzde 74.16 ile ilk sıraya yerleşti. Yüzde 74.14 ile komşular, yüzde 62,64 ile gençlik, yüzde 59.05 ile kadınlar güvenilirlik elde ederken, bu kategoride erkeklerin oranı yüzde 51.27’de kaldı.

‘HALK CUMHURİYETE VE DEVLETİNE GÜVENİYOR’

Halkın yüzde 95’ten fazlasının Cumhuriyet rejimini, devletini benimsediği, buna sahip çıkmak istediği ancak politikacılara güvenmeyince cumhuriyet ve devletin temsilcisi olarak cumhurbaşkanını, devletin ve cumhuriyetin koruyucusu olarak da orduyu görüyor.
Halk kurumları değerlendirirken, ideolojik değil, sağduyulu bakıyor.
Halk, devletine ve cumhuriyet rejimine güveniyor.
Türkiye’de halkın % 65 geleceğe umutla bakıyor ve hayatından memnun % 27’si mutsuz ve endişeli geri kalan kısmı ise hayatın kendileri için ne anlam ettiğini bile bilmiyor, yani mutlu mu değil mi bilmiyor.

Mezine Sırakaya

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER