Asikurtlar©

ADALET VE SİYASET…

ADALET VE SİYASET…
01 Mart 2016 - 21:39 'de eklendi ve 4090 kez görüntülendi.

Piramit ters dönmeye görsün bir kere…
Demokrasinin ayarı da kaçar…
Adaletin kantarı da şaşar…
Kavramlar manasını kaybeder…
Haliyle yaşam da zindana döner…
***
Elli yıldır Anayasayı tartışıyoruz, bu ülkede…
Darbelerden sonra, Demokrasiyi…
Rüzgâr’dan sonra fırtınayı tartışır haldeyiz…
***
Şimdi yeni modamız mahkeme karalarını tartışmak…
***
Vatandaş tartışsa sorun yok!
Vatandaşın telp etme hakkı var ama…
Tartışma yüksek perdeden yapılıyor.
Yasayı yapanlar yasayı uygulayanların kararını tanımam diyor…
***
Daha önceki gün Anayasa mahkemesine bireysel başvuruyu biz getirdik diye övüneler kimdi?
Bugün aynı kişiler Anayasa mahkemesinin kararını yerden yere vuruyor.
Nasıl olacak?
Yasayı çıkaranlar kendini mahkeme yerine mi koyacak?
Hal böyle…
Şimdi de mahkeme kararlarını tartışma korosu oluştu…
***
Neymiş efendim?
Karar yanlışmış?
Kime göre doğru?
Kime göre yanlış acaba?
***
Cumhurbaşkanı “Sadece sessiz kalırım o kadar ama onu kabul etmek zorunda değilim. Verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum.” demiş…
Belki kişisel bir tercih…
Ancak hiçbir demokrasi de mahkeme karalarını tanımamak ifadesi sık durmaz.
***
Saraydan sonra; iktidarın her ferdi, kim var, kim yok aynı dozdan açıklamalar yapıyor…
Neymiş karar yanlışmış!
Doğrusu ne acaba?
Burhan kuzu dan tutun da, Şamil tayyar’a kadar hepsi “hakim” kesildi başımıza…
Sn Erdoğan “kabul etmem” dedi ya…
***
Gelelim meselenin özüne;
Cumhuriyet demokrasiyi içinde barındıran bir rejim…
Parlamenter sistem ise meclis iradesine bağlı, erkler prensibine saygılı bir olgudur.
Yüce meclisin iradesi her şeyin üzerinde, parlamento milletin sesidir…
Yasayı yapan kim? meclis…
Uygulayan hükümet…
İcra eden yargı erki/bürokrasisi…
Karar ne olursa olsun saygı duyan milletir…
***
Peki, neyi tartışıyoruz?
Anayasa mahkemesinin kararını…
Mahkeme devletin en yüksek mahkemesi…
Yasaları özüne, demokrasi ve insan haklarına uyumunu denetler…
İnsan haklarını evrensel hukuk kurallarını gözetir…
Kanunlardan yetki alır…
Meclis iradesinden beslenir…
Yüce mahkeme de aynen böyle yapıyor meclis iradesinin çıkardığı yasaların gereğini yapıyor…
***
Nitekim Mecliste bireysel başvuru hakkının verilmesine önderlik eden de AKP değil miydi?
Şimdi mecliste yasaya oy verenler karaları yerden yere vuruyor.
Burada bir çelişki var…
AKP’nin şimdi mahkemenin kararını eleştirenler olması gariptir…
***
AYM 17 üyesinden 16’sının kararıyla “Dündar ve Gül’ün tutuklanmasında hak ihlali” olduğuna dair verile karar yerel mahkemece de kabul görmüştür.
Şimdi Anayasa mahkemesi ve yerel mahkemenin kararını tanımam gibi yaklaşımlar mahkemelere müdahale değil mi?
Böyle bir müdahalenin demokrasi de nasıl bir yeri olabilir?
***
AYM belki de bu kararıyla akıllarda dolaşan bir çok çelişkiyi de aydınlatacaktır.
Karara göre “basın ve ifade özgürlüğü haklarının yanı sıra kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarının da ihlal edildiği” yönündedir…
Buna bağlı olarak açılan davalarda belki de farklı süreçlere sebep olacaktır.
***
Bu karar Anayasa Mahkemelerinin “hukuk devletleri için ne kadar önemli olduğunu” net bir şekilde ifade etmektedir…
Bu nedenle bir hukuk devletinde anayasa mahkemelerinin “varlıkları tartışılmak” abestir.
***
Siyasetin adalet mekanizmasına etki etmesi vicdanı zedeler…
AYM’yi tanımamak demokrasi ve güven duygusunu yok eder.
Böyle bir açmaza girilir ise demokrasiye ve hukuka yazık olur…
Vicdan, adalet ve demokrasinin olmadığı toplumlar ise yok olur…
Siyasal ihtiraslar uğruna bu riski almak akıl işi değildir…

Mustafa Ertekin

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER