Asikurtlar©

ABDULLAH GÜL YUTKUNMADAN KONUŞ!

ABDULLAH GÜL YUTKUNMADAN KONUŞ!
11 Mayıs 2015 - 18:45 'de eklendi ve 4116 kez görüntülendi.

AKP kurucusu olan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yutkunarak konuştukça, tavrını gür sesle duyurmadıkça Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu onu “hain ve yalancı” yerine koymaya devam ediyor.
Önce Başbakan görünümlü Ahmet Davutoğlu’nun Fethullah Gülen’i Pensilvanya’da ziyaret etmesiyle ilgili “Başbakanımızın (2013’te Başbakan olan Erdoğan), Cumhurbaşkanımızın (2013’te Cumhurbaşkanı olan Gül) bilgisi dahilinde gittim, doğrudur” sözüne Abdullah Gül’ün “Benimle ilgili kısmında bir yanlışlık var. Ben sonradan öğrenmiştim” cevabını vermesi ve bu cevaba karşı Ahmet Davutoğlu’nun “New York’ta Sayın Gül ile birlikteydik. Böyle bir görüşmeye gideceğimi önceden kendisine söyledim. Görüşme öncesi ve sonrası ona bilgi verdim. Tabi aradan süre geçti. Hafıza yanıltıcı olabilir. Benim Sayın Gül’e nasıl bir saygım olduğunu kendisi de bilir. Ama zihnim çok berrak.” şeklinde cevap vermesi ve son olarak Abdullah Gül’ün “Benim de zihnim berrak; ayrıca konu hakkında önceden haberdar edilmediğim için, öğrendiğimde duyduğum ve etrafımla da paylaştığım rahatsızlık yüzünden de unutmam mümkün değil” cevabı vererek konuya son noktayı koyması Abdullah Gül’ü adeta “yalancı” yerine koyan bir Ahmet Davutoğlu portresini ortaya çıkarmıştı.
Daha sonra Recep Tayyip Erdoğan’ın, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı iken maç izlemek için Erivan’a gitmesini “Ermenilere koz verdi” şeklinde eleştirdiğinin ortaya çıkması Abdullah Gül üzerinde bir yıpratma çalışması yapıldığını göstermektedir. Abdullah Gül bu suçlamaya da yine yutkunarak “Bir yanlış anlama olmuştur” cevabını vermiştir.
Eğer Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Ahmet Davutoğlu’nun Abdullah Gül’e yönelik bu suçlamalarına Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül cevap vermiş olsa muhataplarına hak ettiği cevabı vereceğinden eminim ama Abdullah Gül hala yutkunarak konuşmayı tercih ediyor.
Abdullah Gül Erivan’a maç izlemeye gittiğinde eleştirilere o günlerde “Özellikle bir milli maçın siyasete alet edilmemesi noktasında bu daveti geri çevirmesi böyle bir süreci başlatabilirdi. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın bu kararı böyle bir sürecin başlamasını engellemiştir. Bu ayrı bir olay, spor ayrı bir olay, siyaset ayrı bir olay. Tabii ki orada maç arası, maç sonrası bir şeyler de belki aralarında görüşülecektir. Ama biz kendimize inanıyorsak, düşüncelerimize inanıyorsak, yaptığımız siyasete inanıyorsak, bizim bu tür buluşmalardan, bu tür masadan kaçmamızın hiçbir anlamı yok diye düşünüyorum. Bütün mesele burada” (2008) şeklinde cevap veren Recep Tayyip Erdoğan’ın şimdi “Ermenilere koz verdi” diye eleştirmesi art niyetli bir propagandanın eseridir.
Sen, 1915 olaylarından dolayı Ermenilerden özür dile, onlara taziye dileklerini ilet, Bursa’da oynanan Azerbaycan- Ermenistan maçı öncesi stada girenlerin elinden polis zoruyla Azerbaycan bayraklarını toplat ve o bayrakları çöp kutusuna koydur sonra çık “Abdullah Gül Ermenilere koz verdi” diye “kardeşin Abdullah Gül’ü” Cumhurbaşkanlığı Sofrası’nda topladığın tarihçilere meze yap…
PKK açılımını, Ermeni açılımını, Rum açılımını ve ne kadar gayrı-milli açılım varsa hepsini Abdullah Gül ile beraber yaptığınız tarihi bir gerçek iken, her suçu Abdullah Gül’e atarak kurtulacağını sanıyorsan yanılıyorsun Recep Tayyip Erdoğan…
Bu zihniyetin kendi içindeki vefası işte böyledir.
Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi menfaatleri için yapmayacağı davranış yoktur. Bugüne kadar beraber yol yürüdüğü Abdullah Gül’e yaptığı muamelede bunlardan birisidir. Yanına Ahmet Davutoğlu’nu alarak Abdullah Gül’ü yıpratmak için her türlü çabayı vermesi çok net görülmektedir.
Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu’nun bu tür davranışları gayet net anlaşılıyor, huyları ve karakterleri böyledir. Ama Abdullah Gül’ün bu yutkunarak konuşması neyin korkusudur?
Abdullah Gül’ün her manada Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu’dan koptuğu anlaşılmaktadır. Hain ve yalancı yerine konulması ve daha önce kendisine yaşatılanlar bir daha yan yana gelemeyeceklerinin önemli örnekleridir.
Ama bu zihniyetinde ne zaman ne yapacağını kestirmekte gerçekten zordur. Çünkü bu zihniyetle beraber Türkiye’de her şeyin omurgası çökmüştür.

Yıldıray Çiçek

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER