Asikurtlar©

ABD İSTEDİ, AKP AÇILIMA GERİ DÖNME HESABI YAPIYOR

ABD İSTEDİ, AKP AÇILIMA GERİ DÖNME HESABI YAPIYOR
06 Nisan 2016 - 9:30 'de eklendi ve 4119 kez görüntülendi.

 

 

Nükleer Güvenlik Zirvesi kapsamında ABD’ye giden Erdoğan’ın, ABD Başkanı Obama ile yaptığı görüşme, Suriye konusunda pek çok ipucunu veriyor.

Görüşmenin hemen öncesinde ABD’nin ülkemizde bulunan 19 şehirde yüksek düzeyde terör saldırısı olma ihtimalini açıklaması ve İzmir, Muğla, Adana’da bulunan askerlerin ailelerinin Türkiye’den tahliye edilmesi çağrısı geldi.

Ayrıca PKK’nın düzenlediği eylemlerin artması, Obama ve Erdoğan arasında geçecek görüşmede ABD’nin, Suriye ve PKK-PYD özelinde Türkiye’ye baskı kurma hamleleri olarak okunmalıdır.
Neticede 24 Temmuz 2015 günü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, PKK terör örgütüne karşı kararlılıkla başlattığı operasyonları ABD yönetimi “Türkiye’nin meşru hakkı” olarak değerlendirirken, yine o günden bu zamana kadar sürekli “çözüm sürecine geri dönün” çağrısını yapmayı da sürdürdü.

ABD yönetimi PKK’ya karşı başlatılan operasyonlarda örgüt darbe aldıkça, bunun Suriye’nin kuzeyindeki PKK uzantısı PYD’ye de zarar verdiğini biliyor.
Türkiye’den istediği bu operasyonların durdurulması ve daha çok IŞİD’e odaklanılması. Zira ABD yönetimi PKK-PYD’nin de ağırlıklı potansiyele sahip olduğu Suriye Demokratik Güçleri adı verilen yapılanmayı Suriye’deki en iyi partneri olarak görüyor.

Ancak ABD’nin açıkça söylemediği ise Türkiye sınırları içerisinden başlayıp, Kandil ile devam eden PKK’yı vurma harekâtlarının, ABD’nin orta ve uzun vadeli hedeflerine zarar vermesidir.
ABD’nin şimdiki koşullarda önünde duran hedef: Azez ve Cerablus arasında kalan alanın IŞİD’den tümüyle temizlenmesi ve ardından güneye yönelerek IŞİD’in ana karargâhı konumunda olan Rakka’nın geri alınmasıdır.
Yani Irak sınırından başlayıp, Hatay’a kadar uzanan alanda PKK yapılanmasının varlığının kalıcı olmasını, meşruiyet kazanmasını sağlamaktır.

* * *

AKP nazarında ise bu hesap akıllara yatmış görüntüsü vermekte, ABD’nin baskısına boyun eğilmiş görüntüsü sergilenmektedir.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ABD’de söylediği “PYD yüzünden ABD’ye küsecek değiliz” sözü bu kabulün ilk halini yansıtmaktadır.
Başbakan Davutoğlu ise “çözüm sürecine yeniden dönülebilir” imasında bulunarak “2013 yılı Mayıs ayını” işaret etmektedir.
Terörle mücadele uğruna verilen bunca emeğe ve şehitlerimize rağmen Ahmet Davutoğlu’nun kalkıp, yeniden ihanet masasının kurulabileceğini söylemesi akılla ve vicdanla uyuşur değildir.

Ortada var olan hesap başka ve büyüktür ancak AKP siyasi kazanım uğruna Türkiye’yi tehlikeye atmaktan vazgeçmeyeceğini, alışkanlıklarından kurutulamayacağını bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Davutoğlu’nun açıklamasında yer alan bir ayrıntı ise ABD’nin Türkiye’ye yaptığı teklifin kabul edildiğini işaret ediyor.
Zira yeniden sözde çözüm sürecinin ele alınabileceğini açıkça duyuran Davutoğlu’nun, aynı açıklamasında söylediği “2013 Mayıs’ına dönülürse o zamanki gibi PKK tüm silahlı unsurları Türkiye dışına çıkarırsa herşey konuşulabilir” sözleri bunun bir yansımasıdır.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Wilson Center’ın Orta Doğu Programı Direktörü olan ve CIA
Türkiye uzmanlarından Henri Barkey, Financial Times’da Şubat ayında yazdığı “Kürtler Ortadoğu’da Çözümün Anahtarı Oldu” başlıklı bir makalede vurguladığı “PKK tüm unsurlarını Suriye ve Kuzey Irak’a taşıması karşılığında, Türkiye de Suriye’deki kürt kantonlarına müdahale etmeyecek.” diyerek ABD’nin hesabını bir bakıma açık etmişti.

* * *

AKP iktidarından gelen son açıklamalar da, ABD’nin “PKK’nın unsurlarını sınır dışına çıkarmayı garanti etmek karşılığında PYD’ye dokunmama” önerisi üzerinde anlaşıldığını işaret ediyor.
Oysa bu durum, Türkiye’ye yönelmiş olan milli güvenlik tehdidinin azaltılmayacağını, aksine daha da artacağını her hali ile ortaya koymaktadır.
Bir dönem Kandil’i üslenmiş olan PKK için Suriye’nin kuzeyi artık Kandil’den daha değerli ve stratejik bir duruma gelmiştir.

Bugün Suriye’nin kuzeyinde 33 tane PKK kampı vardır ve bu kamplar Kandil’deki kampların her birinden daha gelişmiş seviyededir.
Kaldı ki, PKK terör örgütü Kandil’deki kamplarda bulunan tepe isimlerini, önemli olduğunu düşündüğü örgüt imkânlarını da Suriye’nin kuzeyindeki, ABD gözetimindeki yeni kamplarına taşımıştır.
Türkiye, PYD’ye dokunmama gibi öneriyi kabul ederse, bu durum hayati bir hata olur.

Terör tehdidini geçici olarak ortadan kaldırayım derken, bir zaman sonra ülkemiz daha ciddi ve büyük sorunlarla karşı karşıya getirilir.
Bu nedenle içte ve dışta PKK’ya karşı başlatılan operasyonlar kararlılıkla yürütülmeli, PKK’nın sahip olduğu tüm imkânlar ortadan kaldırılarak imha edilmelidir.
Şayet bu dönem de, başlatılan operasyonlar ABD’nin çıkarlarına kurban edilirse, Türkiye’nin milli birlik ve bekası için yarınlarda daha büyük bedeller ödemek zorunda kalacağını kimse aklından çıkarmamalıdır.

AKP gibi bir partiyle yönetilen Türkiye için geçen her gün neden kayıplarla doludur, yeni bir örneği bir kez daha görmüş olduk.

İsmail Özdemir

Etiketler :
pien-parfum
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER