SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Miras

KÖŞE YAZILARI

Talihsiz Tarihsizlik

KÖŞE YAZILARI

ABD ile yol ayrımı

Bu haber 13 Şubat 2018 - 17:33 'de eklendi ve 3.260 kez görüntülendi.

Zeytin Dalı Harekatı planlandığı gibi son derece dikkatli bir şekilde devam ederken, gelen şehit haberleri yüreğimizi dağlıyor.  “Dikkatli şekilde” derken tam da şehitlerimizi kast ediyoruz. İki husus çok önemlidir. Sivil ölümlere meydan vermemek gerekiyor. Bu önce insanlığımızın gereği, sonra da istismarın önlenmesi içindir. Ve mümkün olduğu kadar az, hatta eğer imkan dahilinde ise hiç şehit vermemek için azami dikkat gösteriliyor. Oraya giden kahramanların bırakın şehadetini, burunlarının kanamasını dahi istemeyiz. Sağ-salim dönmeleri için her zaman dua ediyoruz. Şahadete yürüyenler ise Türk milletinin namusuna emanettir. Hak ettikleri şekilde uğurlanıyorlar.

GÜVENLİĞİMİZ İÇİN ORADAYIZ

Biz Suriye’de bir fetih peşinde değiliz. Varlığımıza ve birliğimize kast eden hainleri, teröristleri kovalıyoruz. Yani güvenliğimiz için oradayız. Bunun ne kadar önemli, ne kadar doğru ve haklı olduğunu Fırat Kalkanı Operasyonu göstermiştir. Temizlenen o bölge hem bize yönelik tehdidi ortadan kaldırmıştır, hem Suriyeliler için huzur ve güven ortamında yaşayacakları bir bölgenin oluşmasını sağlamıştır. Afrin, Hatay ve Kilis’in içine girmiş bir mızrak ucu gibidir. Burada teröristlerin varlığı, bizim için hiçbir şekilde kabul edilemez bir durumdur. Nitekim, Reyhanlı ve Kilis’e düşen füzeler tehdidin ne kadar büyük ve yakın olduğunu defalarca ispatlamıştır. Her ne pahasına olursa olsun Afrin’in temizlenmesi ve benzer tehlikelerin devam etmemesi için, sonrasında Münbiç ve Aynelarap’taki teröristlerin de yok edilmesi şarttır. Türkiye bu kararlılıkta olduğunu dünyaya ilan etmiştir ve bunun geri dönüşü yoktur. Terör tehdidi ortadan kaldırıldıktan sonra sınırlarımızın içine geri döneceğiz ve oraları asıl sahiplerine bırakacağız. Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduğumuz yine defalarca ilan ettiğimiz bir kırmızıçizgimizdir.

ABD TERÖR DESTEKÇİSİDİR

Durum özetle budur. Bir hayat-memat mücadelesi veriyoruz. Kimin ne dediğine bakacak, ABD’nin yaptığı kalleşlikleri sineye çekecek durumda değiliz. Zaten karşımızda olan PKK uzantısı YPG-PYD’den çok ABD’nin bizzat kendisidir. Bu kanlı katilleri koruyan, kollayan, silahlandıran, eğiten, yönlendiren ve sahaya süren ABD’dir. ABD’li komutan Korgeneral Paul E.

Funk’ın, Münbiç’te teröristlerle fotoğraf çektirmesi bir suçüstü halidir. ABD’nin terör destekçisi bir ülke olduğunun ispatıdır. Bir de hiç utanmadan ve sıkılmadan bunun DEAŞ’la mücadele olduğunu söylüyorlar. Ortada DEAŞ mı kaldı? Son derce küçük ve bir fiskeyle yok edilecek unsurları bahane olsun diye tutarak dünyayı kandıracağınızı mı zannediyorsunuz?

 

ABD’nin yaptığının açık ve aleni bir düşmanlık olduğunu bu köşede aylar öncesinden yazdık. Şimdi devleti yönetenler de aynı şeyleri söylüyorlar. Sayın Devlet Bahçeli, Antalya konuşmalarında ABD’ye çok önemli ve kritik ikazlarda bulunmuş, “Eğer, Türkiye ile ABD arasında görüş menzili sıfıra iner, diyalog kopar, temas kesilir, eller tetiğe giderse ve de siyaset yerine silah konuşursa olacakları hesap eden, sonuçlarını düşünen var mıdır?” diye sormuştur. “ABD hiçbir sözünde durmamıştır. Hiçbir vaadini tutmamıştır. Fırat’ın doğusunu hainlere bırakmıştır. Menbiç’e konuşlanmış, Türkiye’ye gözdağı vermeye kalkışmıştır. Kabullenmediğimiz her dayatmayı bir yenisi izliyor; her oldubittinin ardından bir yenisi geliyor. Bunu reddediyoruz, bu zilleti zelillere aynen iade ediyoruz. Şayet ABD yanlıştan dönmez; tahrik, taciz ve terör tahkimatına devam ederse, durumunun tarifi düşmanca, duruşunun tanımı düşmanlık olarak anılacaktır.” Sözleriyle de durumun ciddiyetini net şekilde ortaya koymuştur. Antalya’dan dönüş yolunda ise Vietnam hatırlatması yapmış ve tankımızı vuran silahın durumunun ortaya çıkmasıyla birlikte ABD’nin sabıkalı devlet olacağını şimdiden ilan etmiştir.

YA DÜZELECEK YA KOPACAK

Dışişleri Bakanı Sayın Çavuşoğlu’nun ABD’li mevkidaşının yapacağı ziyaretle ilgili değerlendirmeleri de son derece dikkat çekicidir. ABD ile ilişkilerimizin çok kritik bir noktada olduğunu söylemiş ve “Somut adımlar istiyoruz. Tillerson’ın bu ziyaretinde de bunları değerlendireceğiz. Ya ilişkileri düzelteceğiz ya bu ilişkiler tamamen bozulacak.” Diyerek, bir yol ayrımına gelindiğini duyurmuştur. Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakandan da daha önce benzer cümleleri duyduk. Neresinden bakılırsa bakılsın ABD ile ilişkilerimiz pamuk ipliğine bağlı hale gelmiştir. Bunun sorumlusu ve müsebbibi biz değiliz. ABD onbin kilometre öteden gelerek bölgeyi kan gölüne dönüştürüp, terörü kullanarak kendi menfaatlerine göre düzenlemeler yaparken, biz doğrudan varlığımıza yönelik bir tehdide sessiz kalamayız. Eğer burada haksız, hukuksuz, zorba, kaba ve işgalci biri varsa bu ABD’dir. Bu durumdaki ABD’nin bize söz söylemeye, ayar vermeye ne hakkı vardır, ne de imkanı.

KİMSENİN NAZINA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK

Bu gidişin sonunun nerede kalacağı da yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır. Ne Türkiye eski Türkiye’dir, ne de bölgenin dinamikleri, belirleyicileri, halkları ve dengeleri eskisi gibidir. Bütün dengeler yeniden oluşmuştur. Rusya ciddi biçimde bölgededir. İran istesek de istemesek de ayrı bir unsurdur. Türkiye menfaatlerinin gereğini yapmakta, kendilerine yönelik tehdidi ortadan kaldırmakta kararlıdır. Yeni dengeler içinde İsrail artık rahat hareket edememektedir. ABD’nin bütün dünyada hızla bir yalnızlığa gittiğini kendileri söylüyor ve sorguluyor. İsrail’e güvenerek bölgede kalıcı ve tamamen koparmayı göze alamayacağı kanaatindeyiz. Biz sağlam durur, şu andaki pozisyonumuzu korursak geri adım atacak olan taraf ABD olacaktır. Aksi halde kendileri bilir. Sayın Bahçeli’nin dediği gibi, kimsenin nazına, kaprisine ve ayak oyunlarına tahammülümüz söz konusu olamaz.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.