SON DAKİKA

Bir de Trabzon’a sor

KÖŞE YAZILARI

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

ABD entrika peşinde!

Bu haber 25 Ocak 2017 - 0:23 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

Rusya ve Türkiye’nin ortak girişimiyle Kazakistan’da gerçekleşen görüşmelerde Suriye’nin hasret kaldığı barış sağlanmaya çalışılırken, zirveye katılmayan ABD ise Suriye’nin kuzeyine peşmerge yığınağı yapmakla meşgul.

Suriye krizinde barışa ulaşmak için Rusya ve Türkiye’nin girişimleriyle başlatılan Kazakistan’ın başkenti Astana’daki zirvenin ikinci gününde Türkiye, Rusya ve İran, Suriye’deki ateşkes ihlallerini üçlü ortak mekanizmayla izleme ve uygulanmasını sağlama konusunda uzlaştı.

 

Mutabakat, üç ülkenin ortak bir mekanizma kurarak, sahadaki ateşkes ortamını izleme ve uygulanmasını sağlamasını öngörüyor. Üçlü mekanizmanın anlık izlemelerle ulaştığı bilgilerden hızla tespitte bulunarak, saldırıların durdurulması için taraflar üzerindeki nüfuzunu kullanması bekleniyor.

 

Astana’da varılan mutabakatın sigortası da bu uzlaşma olacak. Astana’da 23 Ocak’ta başlayan görüşmelerinin ana gündem maddesini, Türkiye ve Rusya’nın garantörlüğünde 30 Aralık’ta ilan edilen ateşkesin güçlendirilmesi, yoğun ateşkes ihlallerin önüne geçilmesi oluşturuyor. Astana’daki görüşmeler, muhaliflerin heyetinin sadece silahlı grupların temsilcilerinden oluşturulduğu ilk görüşmeler.

 

Bu görüşmeler, Suriye hükümet yetkilileri ile muhaliflerin liderlerinin ilk kez masaya oturması hasebiyle tarihi nitelikteydi. Görüşmelerin ilk gününde hükümet yetkilileri masanın bir ucunda, muhalif temsilcilerse diğer ucunda oturmuştu.

 

Taraflar aynı masada olmalarına karşın doğrudan değil, aracılar yoluyla görüşmüştü. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da muhaliflerle temaslarda Türkiye ve BM, hükümetle temaslardaysa Rusya, İran ve BM aracılık rolü yaptığını açıklamıştı. Görüşmelerin ikinci gününde de aynı mekik diplomasisi devam etti.

 

Çatışmaların durmasının garantisi

 

Astana’daki görüşmelere katılan BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura sonuç bildirisi için, “Bu, bir kağıt parçası değil, şiddetin sona ermesi ve hayatları kurtarmakla ilgili bir mesele. Bu bildiri Suriye’de şiddetin gerçekten durmasının garantisi olacak” dedi. Muhalifler ise uzlaşma konusunda ayak diremeye görüşmelerin son gününüde de devam etti. Astana’daki görüşmelere katılan muhaliflerin sözcülerinden Yahya el Aridi, Astana görüşmelerin sonucunda kabul edilmesi planlanan bildiriyi imzalamayacaklarını söyledi. Aridi, “Biz bir imza atmayacağız. Garantör ülkeler olan Rusya ve Türkiye ve muhtemelen İran bir bildiri çıkaracak” dedi.

 

Üzerinde uzlaşmaya çalışılan bildiri metninde Rusya, Türkiye ve İran’ın, IŞİD ve eski ismi El Nusra olan Fetih el Şam’la mücadele etmekte ve bu grupları silahlı muhaliflerden ayırmakta kararlı olduğu belirtiliyor. Ayrıca metinde garantör ülkelerin Suriye’deki ateşkesi denetlemek için ortak bir mekanizma kuracağı yer aldı.

 

ABD’den Suriye’ye Peşmerge yığınağı!

 

Türkiye, Rusya ve İran ortaklığında Suriye’de barış sağlanması için Astana’da görüşmeler gerçekleştiği sırada Astana’ya katılmayan ABD’nin Suriye’de sahada entrika peşinde olduğu ortaya çıktı.

 

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Peşmerge Bakanlığı bünyesindeki Suriyeli Peşmergelerin, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçleri korumasında ülkelerine dönecekleri belirtildi. Suriye Kürdistan Demokrat Partisi’nin (S-KDP) IKBY temsilcisi Nevaf Reşid, “Roj Peşmergeleri (Suriyeli Peşmergeler), ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun koruma ve gözetiminde bu yılın ilk yarısında Suriye’ye dönecek” dedi.

 

Reşid, “Peşmergelerin Suriye’ye dönmeleri halinde, oradaki durumun kontrolü yine koalisyon güçleri tarafından sağlanacak” ifadelerini kullandı. ABD’nin Suriye’de peşmerge yığınağı tamamlandığında Suriyeli Peşmergelerin mevcut sayısı iki katına, yani 10 bine çıkmış olacak. ABD ve koalisyon güçleri söz konusu peşmergelerin sayısını artırmak için eğit-donat hizmeti vermenin yanı sıra diğer tüm masrafları da karşılıyor.

 

ABD ordu kuruyor!

 

Öte yandan IKBY Peşmerge Bakanlığına bağlı Özel Kuvvetler 2’nci Tugay Komutanlığında görevli Albay Kadir Şeyh Mami de Reşid’i doğrulayarak, “Bu yılın ilk yarısında Roj Peşmergeleri Suriye’ye dönüyor. Suriye’deki tüm Kürt bölgelerin korumasını üstlenecekler” diye konuştu.

 

Suriye Peşmergeleri, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) bünyesindeki Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (ENKS) silahlı gücü olarak da biliniyor. Bu peşmergeler, yaklaşık 4 yıldır ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinden eğitim alarak Suriye’ye dönmeyi bekliyordu.

 

ABD’nin Suriye’nin kuzeyi için ortya koyduğu bu plan gerçekleştiği takdirde, ABD’nin planları çerçevesinde Mesut Barzani yönetiminde Irak’ın kuzeyinde oluşturulan bölgesel yönetimin bir benzeri Suriye’de oluşturulmuş olacak.

 

Suriye’nin düğer bölgelerini kimin yönettiğiyle çok fazla ilgilenmeyen ABD, bütün gücünü Suriye’nin kuzeyinde PYD/YPG öncülüğündeki PKK bağlantılı oluşumları güçlendirmeye odaklamış durumda.

 

ABD, PKK’ya üniforma giydirdi

 

Geçtiğimiz günlerde ABD ve İngiliz uzmanlarca Irak’ın Sincar bölgesinde eğitilen bölücü terör örgütü PKK miltinalarına, yıllardır kullandıkları poşulu, mekap ayakkabılı, şalvarlı kıyafetleri yerine askeri teçhizat ve üniforma verildiği ortaya çıkmıştı.

 

ABD‘den destek alan terör örgütünün yeni yapısında yeni silahlar, yeni düzen kurulurken eğitimleri de askeri kurallara göre verilmeye başlandığı açıklanmıştı.

 

Terör örgütü PKK’nın Suriye kolu olan PYD’yi sahadaki yegane müttefiki olarak destekleyen ABD’nin Mardin’in Kızıltepe ilçesi karşısında yer alan kuzey Suriye’deki Dırbesiye ile Haseki arasında yeni bir askerî üs kurduğunu Mesut Barzani’ye yakın asNews internet sitesi duyurmuştu. Askerî üsse yerleştirilen 800 Amerikan komandosunun amacının çoğunluğunu PKK/PYD’li militianların oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) destek vermek olduğu ifade edilmişti.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.