Asikurtlar©

AB kapılarında rüsva olduk

AB kapılarında rüsva olduk
19 Nisan 2016 - 9:19 'de eklendi ve 4035 kez görüntülendi.

 

 

Alman komedyenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili rezillikleri, Avrupa’nın AKP Türkiye’sine bakışının kabul edilemez ve acı bir yansımasıdır. Her ne kadar bu komedyen bozuntusu için hukukun işletileceği duyurulmuş olsa da, ortadaki vahameti örtmeye yetmez.

NE İLK NE DE SON OLACAK
Ne yazık ki, AKP ile birlikte Türkiye’nin imajı, saygınlığı, etkinliği ve ciddiyeti ağır yara almıştır. Bu kepazelik ne ilktir, ne de son olacaktır. Diplomasinin dinamitlenip, nereden gelip nereye gittikleri belli olmayan danışmanlar üzerinden siyaset belirler,ülke menfaatlerinin bir kenara bırakılıp, kişisel hesaplara ve güdük saplantılara göre dış siyasete yön vermeye kalkışırsanız, varacağınız yer ancak burası olur. ABD Başkanı Obama’nın eline beyzbol sopası alarak telefon görüşmesi yapma cüreti göstermesini hazmetmek, komedyen kepazeliğine varan yola asfalt döşemiştir ve bu asfalt ne acıdır ki, artık otobana dönüşmüştür.

HEP BEDEL ÖDÜYORUZ
Komedyene kızıyoruz, yargılanmasını istiyoruz, belki de cezalandırılacak. Ancak, Türkiye’nin çökmüş, bitmiş dış politika gerçeği değişmeyecek.Her zaman olduğu gibi, yine her zaman, her yerde kaybeden, yine ağır ve acı bedeller ödeyen biz olacağız. AKP döneminde istisna cinsinden de olsa bir tek örnek gösterin ki, bir dış politika başarısı sayılsın, Türkiye’nin menfaatine olsun ve bizi gururlandırsın. İçi boş övünmeler, Van minüt tiyatroları, önüne gelene rest çekme ve ayar verme hevesleri kağıt üzerinde kalmaktan ileri gidemediği gibi, zaman içinde dönmüş ve bizi vurmuştur. BOP yolunda yıldız olacaktık, şimdi hep birlikte yıldızları sayıyoruz. Bu uğurda oluşturulan bataklıkların bedelini dünyada bizim kadar ağır şekilde ödeyen ikinci bir ülke olmadı ve hiçibir zaman da olmayacak. Bu bedel sadece sınırlarımızın kevgire dönmesi, her türlü belanın yağmur gibi üzerimize yağmasıyla sınırlı kalmıyor. Bölücü hainler için de bulunmaz bir zemin oluşturup, ihanetin, kanın, gözyaşının kaynağını oluşturuyor.

ELDE VAR SIFIR
Tutarsızlık, çelişki, yalpalama ve savrulma sicili, bu ülke ve milletle hesabı olanları daha da ümitlendirip coşturuyor. ABD ile ilişkilerimizin nereden nereye geldiği malum. Açık şekilde, PKK’yı muhatap almamızı, PYD’yekurdurdukları kukla devleti tanımamızı, Barzani düzenine hizmet etmemizi istiyorlar. Bizim ne dediğimiz, ne istediğimiz, bu talepler karşısında ne durumlara düşeceğimizi konuşmaya bile lüzum görmüyorlar. Alın size stratejik ortaklık. AKP’nin kitabında kaybın, teslimiyetin, yalnızlığın adı, “ortaklık” deniliyor. AB ile durum çok mu farklı? Malum, bu zihniyet için AB bir Hıristiyan Kulübüydü. İktidara gelince bunu çabuk unutup, AB kapılarına koştular, ama sicilleri dönüşümlerine çok da müsaade etmedi. Bütün teslimiyetler, bütün rıza göstermelerden ve gündüz vakti havai fişek patlatarak yapılan kutlamalardan sonra, geriye elde sıfır kaldı.

KOŞA KOŞA GİTTİLER
Bataklığa dönüştürülen Ortadoğu coğrafyasının yansımaları, özellikle mülteci akınıyla birlikte Avrupa’ya dayanınca, AKP yeniden akıllarına geldi. AKP’de bu çağrı üzerindenne kadar itibarlı olduğunu, bu millete yutturmak için bir fırsat doğduğunu düşünerek koşa koşa gitti. Suriye merkezli mülteci akının durdurulması, yani Türkiye’nin Avrupa’nın toplama kampı olmayı kabul etmesinin karşılığı olarak, bazı rüşvet teklifleri yapıldı.3 milyar Euro para verecekler, açılmayan fasılları açarak müzakereleri hızlandıracaklar ve sonbaharda vizesiz dolaşım imkanı sağlayacaklardı. Sayın Başbakanımız sonbaharı uzak görüp, vizesiz dolaşımın hazirana çekilmesini istedi. Kabul etmiş göründüler.

BOL BOL NASİHAT ALIYORUZ
Aradan aylar geçti, ne para geldi, ne fasıllar açıldı, ne vize kalktı. AB ülkelerinden son gelen haberler, AKP’nin nasıl kullanıldığını bir defa daha ve acı biçimde belgeliyor. Vizelerin kaldırılmasının neredeyse imkansız olduğu ve bir defa daha kandırıldığımız ortaya çıktı. Biz üzerimize düşeni yaptık, kapıları açtık, geri gönderilenleri kabul ettik, açık ve net şekilde Avrupa’nın toplama kampı olduk. Karşılığında bol bol nasihat alıyoruz. Merkel bir müfettiş edasıyla yine gelecek, yine yapılması gerekenleri sıralayacak, ev ödevleri verecek ve gidecek. AKP yine zafer kazanıldığını, Avrupa’ya uçarak girdiğimizi anlatacak, ama değişen, gelişen hiçbir şey olmayacak. Yine kandırılan, yine kaybeden, yine bedel ödeyen ve yine komedilere konu olan Türkiye olacak. 14 yıldır hep böyle olmadı mı?

AKP SERMAYEYİ TÜKETTİ
Kimse kimseyi kandırmasın. AKP sermayeyi çoktan tüketmiştir. İçeride yüzde 49 oy almış olması yeni ve ağır kayıplar verilmesi dışında bir sonuç doğurmadı ve doğurmayacaktır. Brüksel görüşmeleri sırasında da yazdık: İçeride sıkışan, dışarıda itibarsızlaşan ve yalnızlaşan AKP’nin bırakın her hangi bir taviz koparmayı veya Türkiye’nin tezlerini kabul ettirip faydamıza olacak bir sonuç elde etmesini, AB ile aynı masada otuyormuş gibi görünmek için feda edemeyeceği hiçbir şey yoktur.Şu ana kadar olanları özeti, kelimenin tam anlamıyla fiyaskodur.

YARIN BUGÜNÜ ARATACAK
Havuz medyasının yalanı gerçek, siyahı beyaz, kaybı kazanç gibi göstermesi, bu milletin aklıyla alay edilmesinden başka bir sonuç doğurmuyor.
Bütün dünya basını ne olup bittiğini net olarak yazıyor, ama bizim haberimiz olmuyor. İyi ama, nereye kadar saklayacak, bu milleti daha ne kadar oyalayacaksınız?Türkiye tarihinin en zor, en sıkıntılı, en karanlık dönemini yaşadığını ülkeyi yönetenler itiraf ediyor. İyi olan, iyiye giden, ümit veren, heyecan uyandıran hiçbir şey yoktur ve AKP var oldukça, yarın bugünü de aratacaktır.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER