Asikurtlar©

7 KOCALI AHMET HAKAN

7 KOCALI AHMET HAKAN
15 Şubat 2016 - 11:00 'de eklendi ve 4100 kez görüntülendi.

MHP’nin ilkeli duruşunu iki basamaklı sayılar üzerinden “başarısızlık” olarak değerlendirip Genel Başkanlık hevesine kapılan üç silahşör Türk milliyetçiliğinin son kalesini mahkeme koridorlarına taşıdılar. Medyadaki en önemli destekçileri de umutlarını tazeleyip “Kontrolümüzde bir parti olsa fena mı olur” düşüncesiyle cilalama çalışmalarına kaldığı yerden devam etme kararı aldı.

Tabii ki yumurtanın fırçalanmamış tarafı Ahmet Hakan’dan bahsediyorum…

***

Ahmet Hakan ile bu üç ismi aynı noktada buluşturan tabii ki sadece MHP Genel Başkanlık hevesine kapılmış olmaları değil. Ahmet Hakan, Sinan Oğan ve Meral Akşener’in kesişim noktası HDP hayranlığı… Sinan Oğan’ın HDP’yi Türkiye’de ilk öven kişi olduğunu cümle alem biliyor. Meral Akşener ise “HDP’nin barajı aşmasının kendisi için bir mahsuru olmadığını” rahatlıkla ifade eden bir muhterem. Koray Aydın ise bunlar için sadece “ülkücü geçmişiyle” kullanılması gereken bir kalkan… Çünkü o geçmiş diğer ikisinde yok!

***

Ahmet Hakan’ın ise HDP sempatizanlığı artık hemen hemen herkes tarafından tescillenmiş durumda. Hatta “Hay HDP kadar baraj dökülsün üstünüze!” diye beddua edecek kadar tapar haldeydi. HDP Eş Başkanını sevimli kılmak için çalgılı çengili program bile yapmıştı.

***

HDP’yi”Doğu’dan Batı’ya tüm Türkiye’ye seslenmeye çalışmıyorlar mı? Müftüsünden sosyalistine, başörtülüsünden Ermeni’sine… Bin türlü renge açılmıyorlar mı? Güler yüzlü bir kampanyayla gönülleri kazanmaya çalışmıyorlar mı? Tüm Türkiye’ye kardeşlik eli uzatmıyorlar mı? Taraftarlarına ‘Başka partilere oy verenler de sizin kardeşinizdir’ demiyorlar mı?” diyerek yere göğe sığdıramamıştı. HDP’yi”flu” görenleri ise faşist ilan etmişti.

***

HDP’li Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gülten Kışanak’ın bir mesajıyla “Diyarbakır’da Tahir Elçi’nin öldürüldüğü çatışmada 2 polis de şehit oldu” şeklindeki ekran yazısını anında kaldıracak kadar piyon haline gelmemiş miydi? Her kelimelerini sanki emir telakki edercesine yerine getirmeye çalışıyordu. Alo Fatih’ten sonra Alo Hakan’lığa soyunan o değil miydi?

***

HDP’ye”Bize barış türküleri söyledin” diyerek övgüler dizmemiş miydi?

HDP ile aralarındaki aşk o kadar derindi ki, tam evlenme arifesinde yüzüğü atıp “kandırıldım” demişti.

“Bir kardeşlik ormanına davet ettin tüm Türkiye’yi” diyerek kardeş olmalarının evlenmelerinin önündeki engel olduğunu sonradan fark eden o değil miydi?

Programına en çok HDP’lileri çıkardığını kendi ağzıyla itiraf eden o değil miydi?
7 Haziran seçimlerinden sonra HDP’nin içeriden veya dışarıdan destek vereceği bir koalisyon hükümeti kurulması için bas bas bağıran o değil miydi?

MHP, HDP’yi yok sayıyor ve flu görüyor diye olmadık eleştirileri yapan o değil miydi?

***

Şimdilerde ise; “MHP’deki liderlik yarışının üzerine iştahla gidiyoruz. Neden böyle yapıyoruz? Bunun üç nedeni var. BİR: Gazetecilik, yapısı itibariyle böyle bir meslek. İKİ: Kamuoyu en çok böyle olayları merak edip okuyor. ÜÇ: Konuşulacak ve konuşturulacak olgular, daha çok parti içi meselelerden çıkıyor” diyor.
***

Bu sözler Ahmet Hakan’ın amacının doğruyu bulmak değil, reyting olduğunu…
Maksadının gazetecilik değil, dedikodu olduğunu…
Hedefinin tarafsızlık değil, fitneden taraf olduğunu gayet net bir şekilde ortaya koyuyor.
***
Gelinlik kızlar gibi makyajladığı HDP elinde kalınca, yönünü MHP’deki sözde parti içi muhalif isimleri cilalamaya çevirip saadet zinciri kuranAhmet Hakan, gerçekten tarafsız bir gazeteci olsaydı:
Şişirmeye çalıştığı Sinan Oğan’a “Sedat Peker’in en yakın adamıyla ne işiniz var?” diye sorardı.
Meral Akşener’e “MHP delegelerine hakaret eden Ali Serim ile yakınlığınızın sebebi nedir? Bu Ali Serim kimdir?” diye sorardı.
Koray Aydın’a “Siz Trabzon 1. sıradan vekil seçilememiş birisiniz. İlinizde başarı sağlamadan MHP’de başarı sağlamayı nasıl düşünüyorsunuz?” diye sorardı.
Tabii ki, amacı gerçekten tarafsız gazetecilik olmuş olsaydı…

Kadir Yıldız

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER