SON DAKİKA

7 HAZİRAN ve 1 KASIM

Bu haber 14 Kasım 2015 - 19:24 'de eklendi ve 24 kez görüntülendi.

7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri, Türk siyasi tarihine bir genel seçimden çok daha fazlası olarak geçmiştir. 7 Haziran genel seçimi, siyasi tarihimizin bütününden ziyade AKP’li yıllar açısından önem arz etmektedir.

 

AKP, 2007’den seçimlerinden beri, her genel ve yerel seçime belli bir ölçüde de olsa yıpranmış, cazibe kaybına uğramış bir şekilde, yaptığı bir yığın yanlış ve hatanın kamburu ile girmiştir.
Ancak gariptir ki; bu dezavantajlar, ilk kez 7 Haziran seçimlerinde propaganda sürecine ve seçim sonuçlarına yansımış, AKP tek başına iktidarını kaybetmiştir. 7 Haziran seçimlerinin propaganda sürecinde ilk kez; AKP cenahından birçok isim AKP aleyhinde, muhalefetin AKP’ye yönelik eleştirilerini haklı çıkaran değerlendirme ve tespitlerde bulunmuş ve bu durumda kamuoyunda ciddi bir şekilde karşılık bulmuştur.

 

7 Haziran seçim sonuçlarının öneminde ikinci sırada, PKK terör örgütünün siyaset sahnesindeki vücut bulmuş hali olan HDP’nin seçim barajını aşması yer almaktadır. 7 Haziran’da tek başına iktidarını kaybetmesi AKP için başarısızlık, HDP’nin barajı aşması ise AKP için başarıdır.

 

Çünkü hep dediğimiz gibi, HDP AKP’nin siyasi yavrusudur ve bu yavrusunun 1 Kasım’da yeniden sağladığı söz konusu başarısının AKP’ye getirisini önümüzdeki süreçte hep birlikte izleyeceğiz. 7 Haziran sonrası izlediğimiz gibi…
1 Kasım seçimleri ise; Türk siyasi tarihinden öte, seçim kararının alınması, icra edilişi ve sonuçları itibariyle dünya siyasi tarihine geçecek nitelikte olmuştur. Bırakın muhalefete düşmeyi, bir başka parti ile iktidarı paylaşamayacak kadar bataklığa saplanmış olan AKP, 7 Haziran’dan sonra ısrarla koalisyon kurulmaması için çaba sarf etmiş ve birden bire baş gösteren terör olaylarının yarattığı kargaşa ortamından iktidar devşirmiştir.
7 Haziran’da AKP’ye oy kaybettiren en önemli etkenlerden biri, PKK terör örgütüne alan ve hâkimiyet kazandıran çözüm süreci olmuştur. Çözüm Sürecinin alan ve hâkimiyet kazandırdığı PKK terör örgütünün ve AKP’nin basiretsiz Suriye politikasının eserlerinden biri olan IŞİD’in 7 Haziran sonrası ülkemizi kana bulaması ve bu durumdan AKP’nin tek başına iktidar devşirecek kadar prim yapması, 1 Kasım seçimlerini akıl ve mantıkla izahı noktasında siyaset bilimcilerden daha çok sosyologların ve psikologların alanına sokmaktadır.
Aynı şekilde, PKK terör örgütüne altın dönemini yaşatan çözüm sürecine en sert eleştirileri yapan ve bu eleştirilerde istisnasız haklı çıkan, 7 Haziran öncesi ile 1 Kasım öncesi duruşu ve söylemleri arasında hiçbir fark ve kırılmanın olmadığı MHP’nin oy kaybına uğraması ise, izahı yine ancak sosyolog ve psikologlar tarafından yapılabilecek bir durumdur.

 

7 Haziran sonrası Türkiye, siyasi açıdan farklı dinamikler içeren bir sürece girmişti. 1 Kasım sonrasında yaşanacak olan dönem ise; şimdiden görüyoruz ki AKP-HDP ilişkisinin normale döndüğü bir dönem olacak. AKP’nin her iktidar döneminde, yapılan ihanetler ve tahribatlar bir önceki döneminden daha fazla olmuş, Türkiye’nin çözülme sürecinde bir önceki döneme göre daha fazla yol alınmıştır.
Bu dönem, küresel proje olan AKP’nin sırtındaki küresel ihaleyi hedefe ulaştırmada 13 yıllık iktidarına bile rahmet okutacak adımlarına şahitlik edeceğiz. Bu dönem şahitlik edeceğimiz bir husus daha var. O da, MHP’nin yine bütün tespit ve eleştirilerinde istisnasız haklı çıkacağıdır.
Meçhul olan ise; yalnızca Türk milletinden yana ve buram buram Türk milliyetçiliği kokan bir duruş sergilemesinin bedelini 1 Kasım’da oy kaybederek ödeyen MHP’nin, bu dönemde haklı çıkacak olmasının ve yine Türk milletinden yana bir duruş sergileyecek olmasının karşılığının ne olacağıdır. Bu karşılık, Türk milletinin birliğinin ve Türk Devleti’nin bekasının ya perçinlenmesine ya da pamuk ipliğine bağlanmasına vesile olacaktır.

Fatih ERGİN

Fatih Erginfatih@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.