SON DAKİKA

KAPANDAKİLER

KÖŞE YAZILARI

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

6666’ıncı Dil

Bu haber 14 Ekim 2013 - 9:10 'de eklendi ve 3 kez görüntülendi.

Sükrü Alnıacık

Önümde bir fotoğraf var. Yüzleri kızıl maskeli 25-30 kadar genç, bir kaçının elinde kaleşnikof tüfek, diğerlerinde tabancalar, caddeye yayılmış, çarşıya doğru yürüyorlar. Yer İstanbul Maltepe…

İkinci fotoğrafta grubun geniş göbekli bir dörtyol ağzından şehir trafiğine karıştığı görülüyor. Ortada ne polis var ne de biber gazı!.. KCK’lılar ya da PKK’lılar, polis sanki hiç gelmeyecekmiş gibi rahat yürüyorlar. Ya da gelse de adamları patır patır vurmaya aht etmiş gibiler.

Ortada yaşlı, entarili bir kadın elinde bir cenaze fotoğrafı tutuyor, hemen arkasında silahını ona dayamış bir maskeli oğlan… Sanırsınız ki PKK, Kandil’e doğru “çekilirken” yolu uzatmış İstanbul’un göbeğini dolanıyor!..

Aynı günlerde MHP’li belediye başkanı Behçet Saatçi’nin siyasi bir atağa geçerek, Kürtleri ikna etmeye yönelik bir bayram afişi astırdığı görülüyor. Afiş yarısı Türkçe, gerisi Kürtçe bir cümleyle bayram kutlanamayacağını böylece herkesin Türkçe bayramlaşarak kardeş olacağı temasını işliyor.

Cümle % 66 Kürtçe, % 33 Türkçe kelimeden oluşuyor. Kurban yerine “Qurban” derken adeta son demokrasi paketi selamlanmış. Aşağıda güya “gördünüz mü anlaşamıyoruz” denilerek sözüm ona “Milliyetçilik” yapılıyor. Aslında “tek dil, tek vatan, tek bayrak, tek devlet” ifadeleri, bize Başbakanın “İç ve Batı Anadolu kürsülerini” hatırlatıyor.

Türkiye’nin en batısında Kürtçe’nin hem de MHP’li bir belediye tarafından Türkçe ile “eşit kullanım statüsü” kazanmasının kitle üzerinde yaratacağı psikolojik etki belli ki hesaplanmıyor. Belki de tam olarak bu hesaplanıyor. Ya başkanın kendisini bu sert oyundan attırarak transfer mevsimine sağlam çıkmak gibi bir derdi var; ya da cümleyi kendisi yazmadığına göre gizli Kürtçü bir personeli tarafından şiddetle “kandırılmış” bulunuyor.

Afiş, güya Kürtleri şaşırtarak ikna etmek için hazırlanmış ironik bir tasarım; ancak. Fethiye caddelerinde gezebilecek kadar batıya gelmiş bir “Kürdün anlamadığı birşey” kalmamış ortada…

Yani aslında büyük başkan bal gibi, MHP Genel Merkezine söver gibi Kürtçe bayram kutluyor!..

Kürtlere “bakın nasıl da anlaşamıyoruz” diyor ama Kürt metni, “umumi Türkçesi” ve “hususi Kürtçesi”yle gayet güzel anlıyor. Anlayamayan bizim Fethiye’nin Yörüğü-Türkmeni bir de yabancı turistleri…

Yani yazıda sosyolojik açıdan “eşitlik” bile yok, cümleyi “anlayamama” sorunu, hedef kitlenin tamamen dışında yani sadece Türklerde var. Bir yandan da Kürtçe’nin resmi dil olan Türkçe’yle statü bakımından eşitlenmesine çanak tutuluyor.

Gelin görün ki; hareket, başta Kadir İnanır ve Oral Çalışlar olmak üzere pek çok akil adamdan ve kendi aklından o kadar da emin olamayan genel merkez muhalifi Ülkücüden destek alıyor.

Hatta Kadir abisi, aynen 3 Mayıs 2012’de kendi elinden hemşehrilik beratı alan Zülfü Livaneli gibi, geçenlerde elinden tutup kendisini göklere çıkaran meslektaşı Mustafa Sarıgül gibi “Kutlarım seni büyük başkan” diyor. Radikal’den eski Maocu Oral Çalışlar’a verdiği röprtaja göre “büyük başkan” en çok da buna seviniyor.

Büyük başkanın oğlu da yakında askere gidiyor. Bu yüzden de silahların susması hayati önemde… Karşılığında ne verildiğini bilmiyor ama başkana göre “gençlerin ölmemesinden, anaların ağlamamasından daha büyük bir şey olamıyor!..” Cümleler bir yerlerden tanıdık geliyor, başkan yok yere abartıyor; “tekbirin manasını” unutmuş görünüyor!..

“Pis maocu” Çalışlar’a göre “başkanın çıkışında, çözüm sürecine ve demokrasi paketine destek vermek de var…” ama büyük başkan, belediyenin sitesinden “zaruri bir açıklama” yaparak “ben öyle demedim” diyor.

Siz sadece 4 kelimesi Türkçe, 8 kelimesi Kürtçe bir afişi personelinize yazdırırsanız personel şöyle düşünür: “Bunu nasıl olsa biraz Türkiye görmüş bütün Kürtler anlar, gerisini anlayamayan Türkler düşünsün!..”

Büyük başkanı, eroin trafiği için asker vurmaya hazırlanan PKK anlıyor, muhtemelen başkanı vurmaya çalışan AKP anlıyor, başka mesela hazine yardımı için MHP’yi vurmaya hazırlanan BBP de anlıyor… Ben anlayamayanlar için yazıyorum!..

Terör sorununda dil tartışması, “zaman aşımına” uğramış yapay bir konudur; siyasi bir tuzaktır.

Kimse sadece bayramlaşmak için dil öğrenmez. İnsanlar istedikten sonra, 6665 dilin konuşulduğu dünyada bütün insanlarla kendi ana dillerinde kucaklaşabilir; diledikleriyle bayramlaşabilirler.

“6666’ıncı dil” ise hiç bir ülkede bayramlaşmak için elverişli değildir. Boşuna uğraşmayın!..

Silahla konuşanlar, hiç bir ananın dilini bilmezler!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.