Asikurtlar©

5. PARTİ OLAYI VE MİLLİYETÇİ ÜLKÜCÜ HAREKETE ÇAĞRIM!

5. PARTİ OLAYI VE MİLLİYETÇİ ÜLKÜCÜ HAREKETE ÇAĞRIM!
22 Kasım 2015 - 16:56 'de eklendi ve 4232 kez görüntülendi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve büyük Türk milleti, zor ve bir o kadar da sancılı süreçten geçmektedir. Geride bıraktığımız 7 Haziran ve 1 Kasım genel seçimleri, geçirdiğimiz zor ve sancılı sürece derman olamayacak gibi görülmektedir.
Devletimizin ve milletimizin sıkıntıları belli iken, yeni ve farklı konular üzerinden tartışmalar meydana getirmek Türk toplumunu boğmaktadır.
Türkiye’de oluşturulmak istenen Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi ile birlikte Federal sistem tartışmalarıda maksatlı olup, gerçek niyetlerin 4 parçalı Kürdistan Federal Devleti’nin kurulmasını sağlamak ve sağlayanların ise Türkiye’de ki makamlarını sağlamlaştırmaktır.
Kaleme aldığım bir önceki köşe yazımızda ne demiştik; ”Başkanlık sistemi ile iki partili sisteme geçiş olacaktır. Bu sistemden en çok faydalanmak isteyen AKP ve Y-CHP’dir. HDP ise Başkanlığı verip özerkliği isteyerek, 4 parçalı ”Kürdistan Federal Devleti”nin altyaspını oluşturmak niyetindeler.”
Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi için 367 milletvekili çoğunluğunu elde edemeyen siyasi iktidar AKP, referanduma götürmektende çekinmektedir. Bu iki önemli konuyu mümkün olduğunca 367 milletvekili çoğunluğunu elde ederek TBMM’de çözmeye çalışmaktadır.
Zira büyük Türk milleti, ne Başkanlık sistemini nede Federal yapıyı istemektedir. Yeni Anayasa’nın ilk 4 maddesi hariç değişebilir denilmekte ama asıl niyetin ilk 4 maddeyi değiştirmek olduğundan bunu Türk toplumuna kabullendirmek imkansızdır.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve emanetçi Başbakan Davutoğlu, 1 Kasım seçimleri öncesinde Başkanlık sistemi ile alakalı hiç bir beyanları olmadığı hepimiz tarafından bilinmektedir. O halde ne değiştide 1 Kasım seçimlerinden sonra tekrar Başkanlık sistemi gündeme getirildi?
Büyük Türk milletinin Başkanlık sistemine karşı olduğu ve olası oy kaybı riski taşıdığını bildikleri için 1 Kasım seçimleri öncesinde bu konuyu gündeme getirmediler.
1 Kasım seçimleri öncesinde ne demişlerdi hatırlayalım, ”Çözüm sürecini buzdolabına koyduk”. Buzdolabına koydukları çözüm sürecini tekrar Buzdolabından çıkararak ısıtıp, farkı bir isimle büyük Türk milletinin önüne koyacaklardır.
Başkanlık ve federal sistemini siyasi iktidar AKP, Y-CHP ve PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP isterse referanduma götürebilirler.

Hatta TBMM’de de işi çözebilirler ama bu şer ittifakının iyice açığaçıkması ve toplumun en sert tepkisi ile karşı karşıya kalmak demektir. Toplumun tepkisini almak demek, bütün planların altüst olması demektir. Bu sebeple toplumun tepkisinden çekinmekteler ve bu iki önemli hususu toplumun tepkisini çekmeden çözmek istemekteler. Dolayısı ile bu işi referanduma götürmeden TBMM’de çözmek niyetindeler.
Dikkatinizi bir diğer önemli konu olan 5. parti olayına çekmek istiyorum!
AKP’de ki çift başlılık şimdiden patlak vermeye başlamıştır ki, 1 Kasım seçimlerinden sonra havuz basını ve medyasını incelediğinizde iki farklı grup oluştuğunu göreceksinizdir.
1 Kasım seçimlerinden sonra Zafer sarhoşluğuna kapılan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve emanetçi Başbakan Erdoğan, havuz basını ve medyası tarafından ”bu Zafer Erdoğan’ın” veya ”bu Zafer Davutoğlu’nun” gibi başlıklar atıldı. Çift başlılığın şimdilik fazla dışa yansımayan sıkıntıları, ilerleyen süreçte mutlaka patlak verecektir.
Zira çift başlılığın yürümesi bir yere kadardır. Bu sebeple ilerleyen süreçte 5. hatta 6. partinin AKP’den çıkacağını demekteyiz. Oluşturulmak istenen Bakanları kurulu listesi ile alakalı Erdoğan ile Davutoğlu arasında ki tartışmayıda unutmamak lazım.
AKP’de ki çift başlılık konusunu unutturup bertaraf etmek istemekteler. Bu yüzdendir ki muhalefet kanadı üzerinden yeni oyunlar ve tezgahlar uygulamaktalar. Ak toroslara bindirilen aktroller Türkiye’de cirit atmaktadır!
Küresel güçlerin direktifleri doğrultusunda ve BOP kapsamında AKP tarafından gerçekleştirilmek istenen Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi ile federal yapı için 367 milletvekili çoğunluğunu sağlayarak TBMM’de yasalaşması sağlamak istenmektedir.
Bunun en kilit ayağı ise MHP engelini bertaraf etmektir. Nasıl ve neden mi? Kısaca değinelim!
1 Kasım seçimlerine dönük tahminlerde bir çoğumuz yanılmışken, bilenlerin başına A&G Araştırma şirketinin sahibi Adil Gür olmuştur. Ancak, 1 Kasım seçimleri sonrasında seçim sonuçlarını değerlendirirken Adil Gür’ün şu ifadesi dikkat çekmiştir ve demiştir ki; ”5. Parti muhalefetten çıkabilir.”
Emanetçi Başbakan Davutoğlu ise ”5. parti çıkarsa MHP’nin içinden çıkar” demesi bana tesadüf gelmemektedir.
Zira Türk veya Türk milleti ibaresinin olmadığı Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi ile federal yapının kurulmasında ki en büyük engel MHP’dir!

BOP çerçevesinde gerçekleştirilmek istenen geçiktirilmiş SEVR’in önündeki en büyük engel MHP’dir!
MHP ve Lideri Devlet Bahçeli, 4 milli ilkeden dün olduğu gibi bugünde, bugün olduğu gibi yarında asla taviz verilmeyeceğini açık ve net bir şekilde ifade etmiştir.
Bu sebeple MHP’nin içi karıştırılmak, etkisizleştirerek bertaraf edilmek istenmektedir!
Bugüne kadar Ülkücü
ÜLKÜCÜ; yoruldum diyerek pes etmez!
ÜLKÜCÜ; yılmaz ve yıkılmaz!
ÜLKÜCÜ; kuşatmayı her ne pahasına olursa olsun yarandır!
ÜLKÜCÜ; ümitsizliğe ve karamsarlığa kapılmayandır!
ÜLKÜCÜ; düştüğü yerden kalkmasını bilendir!
ÜLKÜCÜ; kutlu bildiği davası için büyük bir inanmışlık ve azimle mücadele edendir!
ÜLKÜCÜ; Lideri etrafında kenetlenerek fitne ve fesat odaklarına fırsat vermeyendir!
Yazıma son vermeden önce kısaca bir noktaya değinmek istiyorum.
Birileri ”Ateşi yeniden yakma vaktidir” demiş. Bende diyorum ki; ”Dikkat etsinlerde, yakacakları ateşte kendilerini yakmasınlar!”
RIFAT PAÇA

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER