SON DAKİKA

4 Kasım Yaklaşırken –I-

Bu haber 03 Ekim 2012 - 17:48 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

ŞEVKET TALHA APUHAN – Bugünlerde hangi dosta misafir olup, sofrasına diz kırsak aynı konu konuşuluyor. 4 Kasım’da ne olacak? Daha da önemlisi, 4 Kasım’dan sonra ne olacak? Bazı dostlarımız Koray Aydın’ın Genel Başkan olmasını desteklerken, bazı dostlarımızda Devlet Bey ile yola devam etmeninin gerekliliğini dile getiriyorlar. Koray Bey diyenlerin eleştirileri hemen hemen tek bir noktada toplanıyor: “MHP’yi iktidar yapmak?” İşte burada bende ki devreler harekete geçiyor ve soruyorum: “Hangi MHP’yi?”

Sanırım bu kongrenin esas sorusu ve sorunu da bu. Siz farkında da olabilirsiniz, es geçmişte bulunabilirsiniz. Ama ben dikkatlerinizi bu soruya çekmek istiyorum: “Hangi MHP?”

Lafı uzatmadan konuya gireyim. Ben Koray Aydın Bey’in hayalindeki MHP’yi anlamakta zorlananlardanım. Koray Bey, “Cemaatlerle aramızı düzelteceğiz” diyor. (Yanlış biliyorsam söyleyin) 12 Haziran seçimleri öncesi İskender Paşa cemaatinden, Süleyman Hoca Efendi cemaatine kadar birçok cemaat MHP’ni destekleyeceklerini alenen belirtmediler mi? Cübbeli Ahmet Hocamız, dönemin MHP İstanbul İl Yöneticileriyle buluşup “İslam’ı koruyacak birileri varsa onlarda Ülkücülerdir” demedi mi? Yıllardır Ülkücü Ağabeylerimiz, kamuoyunda Menzil Cemaati olarak bilinen Adıyaman’a gidip geldiler ve orada kabul ve saygı görmediler mi? Ülkücü olduğu için dışlanan birini duydunuz mu? Bununla beraber Devlet Bahçeli’nin Cemaat ve Tarikat liderlerine hediye olarak gönderdiği Kuran’ı Kerim’i, “Ben senin yolladığın Kuran’ı istemiyorum” diyerek geri iade eden bir mübarek duydunuz mu? Hayır. O zaman Sayın Aydın, nasıl bozuk olmayan bir arayı düzeltmekten bahsedebiliyor?

Yine Koray Aydın, Genel Başkan olması durumunda Mansur Yavaş’a birlikte siyaset için teklif götüreceğini söylüyor. Oysaki Mansur Yavaş, Genel Başkan’a mektup yazıp Engin Alan’ın partiye davet edilmesini eleştirmiş bir isim. Öyleyse Koray Bey kuracağı MHP’de Engin Alan’a yer olmadığını mı anlatmak istiyor. Mansur Yavaş’a davet çıkışının arkasında ne var? Buda aklımı kurcalayan diğer bir soru.

Evet, Ülkücü Hareket içinde sorunlar yaşandığı bence de gerçektir. Ama bu sorunlar Yeni MHP oluşturmaktan geçmez. Bence sorun her ülkücünün kendisini yenilemesi ile aşılacaktır. Mesela, üç ülkücü bir araya gelip bir öğrenci yurdu açmıştır da bunu Devlet Bahçeli’mi kapatmıştır? On tane Ülkücü bir araya gelip bir holding kurmuş da Devlet Bey bu Ülkücülerin iş yerini mi mühürlemiştir? Ülkücüler kendi aralarında birleşip kitle yayın organları kurmuş, yeni bir medeniyete doğru kuvvetli adımlar atmış da Devlet Bey mi bu organizasyonlara mani olmuştur? Bence her ülkücünün kendisine sorması gereken başlıca soru budur: “Ben ülkücü hareket için ne yaptım?”

Beş bin yıllık tarihin en kritik günlerini yaşadığımız bu atmosferde Türk Milleti Ülkücü Hareket’e her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymakta lakin içerideki bazı sorumsuz davranışlar ve siyaset bezirgânları enerjimizi kendi elimizle tüketmemizi sağlamaktadırlar.

Sabah Devlet Bey’in elini öpüp, öğleden sonra Çankaya’da Ümit Özdağ’a bağlılığını bildiren, Ümit Bey’in yanından çıkıp Koray Aydın’ın ofisinde soluğu alan ve her zaman kazanandan taraf olan insanlar bence bu kongrenin gerçek mağlubu olmalıdırlar. Herkes istediği adayı mertçe, adam gibi ve Ülkücü terbiye içerisinde destekleyebilir ve onun yanında olabilir. Ama yukarıda bahsettiğim insan tipi buna asla müsait değildir. Bence hem lider, hem lider adayları bu konuya dikkat etmeli ve insanları taraftar değil taraf olmaya teşvik etmelidirler. Zira Ülkücü Hareket’in içine nifak tohumları eken fitneler ve dedikodular oradan çıkıp oraya koşan bu insanların kirli ağızlarıyla yayılmakta ve kirli ayaklarıyla dolaşmaktadırlar. Buradaki mesele Devlet Bey’ci ya da Koray Aydın’cı olmak mesele tam anlamıyla Ülkücü olabilmek meselesidir…

Bu kongre sürecinde unutulmaması gereken diğer bir önemli husus ise seçimlerden hemen önce patlayan kasetlerdir. Kaset olaylarının bu kongre ile ne alakası var? Kasetler neyi hedefledi? Ve bu kasetler bize ne anlatmak istiyor? Bunları gelecek yazıma saklıyor ve Ülkücü Hareket’e başbuğumuzun bir sözünü hatırlatarak yazımı noktalıyorum: “Ülkücü Ülkücünün öz kardeşidir”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.