SON DAKİKA

30 Mart korkusu

Bu haber 20 Ocak 2014 - 9:43 'de eklendi ve 19 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Mahalli genel seçimler için geri sayım devam ederken, AKP’nin nasıl büyük ve derin bir korku yaşadığı, başta başbakan olmak üzere bütün parti sözcülerinin konuşmalarına ve davranışlarına yansıyor. Bu seçimin kendileri için varlık-yokluk anlamına geldiğinin ve arabayı devirmelerinin çok yüksek ihtimal olduğunun farkındalar. Haliyle devlet gücünü son sınırına kadar kullanmak, ellerindeki medya imkanlarıyla karalamanın, yanıltmanın, yalanın şeytani versiyonlarını denemek, korku ve tehditle milleti baskı altına almak, iftira ve tezgahlarla rakiplerini yıldırmak, insanların inançlarını ve imanlarını istismar edip hortumlamak, ülkenin varlığını ve birliğini peşkeş çekmek dahil, göze alamayacakları hiçbir şey yoktur.

Uyku haram oldu

Çok iyi biliyorlar ki, bu seçimde başlayacak bir çözülmenin arkası gelecektir. Kontrolü kaybetmeleri durumunda, Cumhurbaşkanlığı hesapları tutmayacak ve 2015 genel seçimleri sonları olacaktır. Hatta genel seçimlerin beklenmedik şekilde öne alınmasından söz edilmektedir. Neresinden bakılırsa bakılsın AKP artık uzatmaları oynamaktadır ve kalan süreyi en iyi şekilde değerlendirmek için bütün gücünü, imkanlarını kullanmaya çabalamaktadır. Uyku dahi uyuyamaz durumdalar. Bu durum özellikle sayın başbakanın konuşmalarına ve iktidar anlayışına vahim şekilde yansımaktadır. Büyük bir telaş içinde bir suçlu arayışına girmişlerdir. Kumpas, derin devlet, paralel yapı, çete, dış güçler, faiz lobisi gibi tiyatrolar bunun için oynanmaktadır. Ancak, gezi sürecinden bu yana devam eden bu tiyatronun hiçbir inandırıcılığı ve cazibesi kalmamıştır. Aradan aylar, hatta yıllar geçtiği halde bu söylemlerinin arkasını dolduracak en küçük bir bilgi, belge veya sonuç ortaya koyamamışlardır. Faiz lobileri lafı havada kaldığı gibi, aslında kendilerini, kurdukları düzeni tarif ettikleri ibret verecek biçimde ortaya çıkmıştır. Kaldı ki, sözünü ettikleri her şey kendi dönemlerinin eseridir ve aslında 11 yıldır bu ülkeyi ne hale getirdiklerini anlatıyorlar.

Feda edemeyecekler şey yok

Şimdi daha net ve görülür bir bahane bulduklarını zannetmektedirler. Bütün hesabı cemaate kesmek için sefer olmuşlardır. Ancak, sicilleri kendilerini ele veriyor. Daha kısa süre önce “ne istedilerse verdik” diyerek her şeyin kendi bilginiz ve onayınız dahilinde olduğunu ilan edeceksiniz, sonra da dönüp paralel yapıdan bahsedeceksiniz. Cemaattin iktidar imkanlarını da kullanarak düzenlediği büyük toplantıların baş konuğu ve konuşmacısı olacak, övgülerin her türlüsünü düzecek, minnet ve teşekkürü süslü kelimelerle Pensilvanya’ya kadar uzatacaksınız, sonra da dönüp inlerine girmekten, zalimlerle işbirliği yapmalarından dem vuracaksınız. Bu durum, bu çelişki sonucu değiştirmeyeceği gibi; duruma göre nasıl vaziyet alındığını, iktidar ve menfaat söz konusu olduğunda her şeyin nasıl bir anda tersine döndüğünü ve feda edilemeyecek hiçbir değerin bulunmadığını ibret verecek biçimde ve bütün dünyanın gözleri önünde bir defa daha ortaya koymaktadır.

Daha ne olması gerekiyor?

Gerçek ortadadır. AKP ülkenin 11 yılını çalmıştır. Ülke bugün tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Etrafımızda yakıcı bir çember oluşmuş, bütün komşularımızla ilişkilerimiz gerilmiş, Türkiye ile meselesi olan her kim varsa harekete geçmiş, bölücü ihanet bir bölgemizde fiili durum oluşturmuş, borç yükü hiç olmadığı kadar ağırlaşmıştır. Ekonomi imdat sinyalleri vermekte, yoksulluk ve işsizliğe yokluk ve kıtlık da eklenmek üzeridir. Yolsuzluk ve rüşvetin habis bir ur gibi bünyeyi nasıl sardığı ve ne kadar ilerlediği acı biçimde ortaya çıkmış, derhal tedaviye başlanmaması durumunda ölümcül sonuçlar doğuracağı anlaşılmıştır. Bunların hiçbiri yorum değil, tamamı devletin rakamlarına ve gerçeklere dayalı tespitlerdir. Bir iktidarın başarısız olduğunun anlaşılması ve değiştirilmesinin zamanın geldiğine karar verilmesi için daha ne olması gerekiyor?

Talanın yolu

Bir başbakanın her şeyi bir kenara bırakarak kendini, hanedanını, etrafındakileri savunmak ve aklamamak için seferber olması çok acıklı bir durumdur. 11 yılın sonunda gelinen nokta bu olmamalıydı. “Yol, köprü, tesis, demiryolu yaptık” diyerek, bu vahameti ortadan kaldıramazsınız. Bir yapılana bir de bunun maliyetine bakmak gerekiyor. Türkiye AKP öncesindeki toplam borcunu üçe katlamıştır. 11 yıldır satılmayan, talan edilmeyen hiçbir şey kalmamıştır. Zaten yolsuzluk ve talan bu şartlar olmadan yapılamaz. Milyon dolarlar ayakkabı kutularına bu yolla istifleniyor. Neredeyse her sokakta, her apartmanda ortaya çıkan AKP zenginleri bu yolu kullanıyor. Eğer yapılanlarla ilgili bir şey değerlendirme yapılacaksa, şu söylenebilir: “Bu kadar yalana, bu kadar talana, rüşvete ve yolsuzluğa rağmen bunlar yapılıyor. Acaba millet malı doğru kullanılsa, hırsızlık önlense, birilerini zengin etmek yerine hizmet üretilse kim bilir bu ülke nerelerde olur, hangi eserlerle donatılırdı?”

Yol ayrımı

Türkiye artık bir yol ayrımındadır. Bu yol ayrımı, “bölünme mi, birlik mi, milli devlet mi, federasyon mu, ihanet mi sahiplenme mi” gibi şu ana kadar ortaya çıkan bütün yönlerin kavşak noktasıdır. AKP ile devam mı, tamam mı kararı verilecektir. “Devam” denilmesi durumunda ihanete, rüşvete, yolsuzluğa, talana, yalana, ayakkabı kutularında milyon dolarların daha fazla istiflenmesine, devletin yok edilip bölünmesine onay verilmiş olacaktır. “Tamam” denilmesi durumunda bu karanlık dönem bitecek, ülke yeniden düzlüğe çıkacak, itibarlı, saygın ve etkili bir konuma gelmesi sağlanacak, yetim hakkı yiyenlerden, ülkeyi bölmek için İmralı’daki bebek katili ile işbirliği yapanlardan hesap sorulacaktır. 30 Mart işte bu yolun açılacağı, bu kararın verileceği tarihtir. AKP’de bunu böyle biliyor ve böyle görüyor. Onun için bu kadar telaşlı, onun için bu kadar saldırgandırlar. Daha şimdiden kamuoyu araştırması tiyatroları ile milleti afyonlamaya ve zihnini bulandırmaya çabalıyorlar. Ancak, korkunun ecele faydası yoktur. AKP ile yola devam etmenin bu ülkeye nelere mal olacağını akıl, mantık, insaf, vicdan ve iman sahibi herkes çok net biçimde görmüş ve anlamıştır. Kararını verirken, elbette bu gördüklerini, yaşadıklarını dikkate alacaktır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.