SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

30 Mart 2014’Te “Sözde Bir Kürdistan Mı “Oylanacak

Bu haber 13 Şubat 2014 - 9:41 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Doç.Dr.Ruhi ERSOY

Gelinen noktada eğer bir paralel devletten söz ediliyorsa, öncelikle bakılması gereken nokta, Türkiye’nin özellikle güneydoğusunun bizzat AKP tarafından teslim edildiği KCK /PKK paralel yapısıdır. Mahkemeler tarafından da tespit edilen bu yapı, halktan vergi toplamaktan tutun kendi mahkemeleri kurmaya kadar uzanacak bir noktaya gelmiştir. Her türlü baskı unsurunun kullanıldığı bu süreçte, bölge halkı devletin otoritesinden PKK’nın otoritesine teslim edilmiştir. Bu yapı içerisinde demokrasiden ve seçim güvenliğinden bahsetmek elbette mümkün değildir.

AKP zihniyetinin demokrasiden ve sandıktan anladığı, ülkenin bir bölümünün PKK-KCK paralel yapılanmasına teslim etmektir. Hukukun namusunu koruyamayan ve devlet ciddiyetinden uzaklaşan AKPye seçimin namusunu nasıl sağlayacağı sorusu sorulmalıdır. Bölgedeki durum artık tamamen kontrolden çıkmış ve terör örgütü şehirlerde hakimiyet alanları sağlamıştır. Bu durum psikolojik olarak üstünlüğün devletin elinden çıkmasına neden olmuştur. Bunu dillendiren devlet yanlısı aşiretler ve korucular ya baskılardan kaynaklı ya da sahipsizlik görüntüsünden dolayı sinme noktasına gelmiştir. Konuyla ilgili yazan pek çok gazetecinin, bu alandaki uzmanların dikkat çektiği nokta aynıdır. Dağlarda devletin hava gücüne karşılık veremeyen PKK, KCK yapılanması vasıtasıyla şehirlere taşınmıştır. AKP hükümeti ise, çözüm süreci adı altında bu durumu görmezden gelmektedir. Yaratılan bu başıboş durumun ortasına atılan bölge halkından özgür iradesini sandığa yansıtması elbette beklenemez. “Devletle anlaştık, bölgenin tek hakimi biziz.” propagandası altında oluşturulan iklimden demokrasi sonucunu beklemek, bu milletin zekasıyla da dalga geçmektir. Bölgede, özellikle Suriye’yle ilintili olarak bir sınır güvenliğinden bile bahsetmek artık söz konusu değildir. Bilakis hukukun ve devlet iradesinin yok olduğu, PKK ve KCK’nın bölgede serbest bırakıldığı bebek katili Öcalan posterleriyle kampanyaların yapıldığı süreçte son yaşananlara bakıldığında 30 mart seçimleri Sözüm ona Kürdistanın referandumu olarak görülüyor.

Bölgeden gelen dehşet verici haberlere ve seçim çalışması yapan malum partinin adaylarının demeçlerine bakıldığında durum çok vahim ve demokratik bir görüntüyle ayrışma taleplerinin hazırlıkları adım adım tamamlanıyor.

Öte yandan kış üstlenmesi için genellikle her yıl Irak ve Suriye’ye geçen üst düzey PKK yetkilileri, bu yıl seçimler sebebiyle Türkiye’de kalıp şehirdeki gelişmeleri yönetmekte ve biat etmeyenlere kendi usullerince tehdit ve baskıyı hadsavhada uygulamakta olduğu anlaşılıyor. Güney sınırımızın hemen dibinde sözde Kürdistan adına olup bitene bakıldığında Türkiye’ye kurulan tuzağın büyüklüğü daha net görülüyor. Güneydoğu’da durum maalesef giderek kötüleşiyor.

Bölgede yapılan açıklamaların basında haber olan bir kısmına göz atacak olursak:

“Doğu ve Güneydoğu’da Türklerin sayısı asker ve polisten ibaret. Öğretmenlerin önemi yok. Çözüm süreci sayesinde hiç giremediğimiz yerlere ulaşıp yerleştik… Ayaklandığımız zaman Kürdistan artık tamamdır…”

“Devletin bizim için en vurucu gücü hava sistemleridir. Bu sebeple artık taktik değiştiriyoruz. Bundan sonra halkın arasında savaşacağız. Artık dağda savaş bitti… Devletin sınırların bazı noktalarına yapacağı yüksek gözetleme kuleleri için güdümlü füzeler kullanacağız…”

“Seçimler çok önemli. Teşkilatımız tamam. Milletvekili seçimlerine kadar Kürdistan’ı kurmak zorundayız. Rojava’nın bir an önce toparlanmasını bekliyoruz… Siz gerillalara her türlü tolerans tanınmış durumda. Verginizi toplayıp araçlarla serbestçe geziyorsunuz. Daha ne istiyorsunuz…”

Ve belediye seçimleri sebebiyle “vali” atamalarında ciddi bir kargaşa yaşıyorlar. Öcalan’ın Statüsünü ise AKP fiilen stratejik bir konuma yükseltmiş durumdadır!

Saygıdeğer Okurlar

Malum bölücü zihniyetin temsilcisi siyasi hareketle AKP doğu ve güneydoğuda anlaşmış görünüyor MHP’nin karşı çıktığı Büyük Şehir Yasasını da hesaba katarsanız bölgeyi malum renkler halinde çıkartmayı isteyenler bir adım sonra referandum talep edebilir. Buna karşı başta hem doğudaki şehirlerimiz olmak üzere tüm yurtta MHP güçlü olduğu takdirde bu oyun bozulacaktır..

Yukarıda bahsettiğimiz PKK’nın hiçbir iddiasından vazgeçmediğini gösteren ifadeleri daha önceleri de gazetemizde muhtelif makalelerde okumuşsunuzdur. Bu konuyu yeniden gündeme almamızın sebebi durumun vahametini ve 30 mart yerel seçimlerinin akabinde bölgede özerklik kalkışmalarının beklendiği bir ortamda Türkiye’de ayrıştırmaya değil birleştirmeye talip olan MHP’nin sandıktan güçlü çıkması ülkemizin geleceği adına çok büyük bir anlam ifade ediyor bu gerçekliği etrafımızla, konu komşumuz, hısım akrabamız, eş dostumuzla daha çok paylaşmanın önemini hatırlatmak içindir.

Son söz yerine

Gecesini gündüzüne katıp canhıraş bir biçimde çalışan idealist bir liderin yönetimindeki bir partide ülkücüyüm diyerek siyaset yapmak bir yandan büyük bir onurken öte yandan büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluk nefse hoş gelmeyen durumlarla karşılanılsa da, beklentiniz olan yerlerde olamamak olsa da; hatta size göre hak etmeyenlerin meclis üyesi, il genel meclisi üyesi belediye başkan adayı olduğu bir durumda da olunsa Ülke, Ükü, İlke ve Yüce Türk Milleti için her zamankinden daha çok çalışma zamanı olduğunu unutmamalıyız.

Selam olsun Büyük Ülkü Yolunun yorulmaz ve yıkılmaz mensuplarına.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.