SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

‘3 Y’ Dediler, ‘6 Y’ Yaptılar

Bu haber 22 Mart 2014 - 9:40 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

AKP iktidara gelirken en büyük ve iddialı vaatlerinden biri de ‘3 Y’ ile mücadele etmekti. Çok büyük laflar edip, meydanlarda nutuklar attılar. Yasakları kaldıracak, yolsuzluğu bitirecek, yoksulluğa son vereceklerdi. Aradan 11 yıl geçti, bırakın 3 Y ile mücadele edip ortadan kaldırmayı, tam ikiye katlayıp 6 Y yaptılar. Türkiye bugün yasaklar, yolsuzluklar, yoksulluk, yozlaşma, yok etme ve bütün bunların üzerini örtebilmek için yalan söyleme ülkesine dönüşmüş durumdadır.

YASAKLAR

Yasakların hangi boyuta ulaştığını bütün dünya büyük bir şaşkınlıkla ve ibretle izliyor. Gerçek yüzlerini ortaya koyan, yalan, talan ve ihanet düzenini haykıran kim varsa, neresi varsa yasaklıyorlar. Yargıyı da ele geçirip, arka bahçe yapmanın rahatlığı ile yasakları darbe dönemlerinde bile görülmemiş seviyelere ulaştırdılar. Medya susturulmuş, sansür akıl almaz boyutlara ulaşmıştır. Alo Fatih’ler dünyanın dilindedir. Şimdi de sosyal medyayı susturmaya çabalıyorlar. Twittir’i yasaklamakla işe başladılar ve kapsamın genişleyeceği anlaşılıyor. Ancak, ne yapsalar olmuyor. Her yaptıkları gerçek yüzlerini biraz daha fazla ortaya çıkarıyor ve sonlarını yaklaştırıyor.

YOLSUZLUK

Yolsuzluklar Cumhuriyet tarihinde, hatta dünya tarihinde görülmemiş, duyulmamış seviyelerdedir. Milyar dolarlardan harçlık gibi bahsedilmekte, paraları sayabilmek için makine kullanılmakta, taşımak için kamyon gerekmektedir. Ayakkabı kutuları hırsızlığın sembolüne dönüşmüş, 700 bin liralık kol saatleri sıradan hediyeler olmuştur. AKP’nin 4 bakanı birden yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla görevlerini bırakmak zorunda kalmış, çocukları tutuklanmıştır. Bütün tedbirlere, yasaklamalara rağmen yeni yolsuzlukların ortaya çıkmasını engelleyemiyorlar. AKP gittikten sonra talanın hangi boyutta olduğu ve yetim hakkının nasıl çalındığı çok daha ayrıntılı olarak ortaya çıkacaktır.

YOKSULLUK

Yoksulluk, ayrı bir vahamettir. AKP iktidar olurken bu ülkede yoksul sayısı, 11 yılın sonunda ikiye katlanmış, açlık sayısı altındaki vatandaş sayısı 3 milyonu geçmiştir. Kömür, makarna düzeni yoksulluğun sembolüne dönüşmüştür. Buna bir de işsizliği eklemek gerekiyor. Bütün masa başı düzenlemelerine rağmen yüzde 10’un altına bir türlü düşürememişlerdir. Gerçek işsizliğin yüzde 20’yi aştığını, üniversite mezunu milyonlarca insanın karın tokluğuna ve asgari ücrete razı oldukları halde iş bulamadıkları resmi kayıtlarla belgelenmiştir.

YOZLAŞMA

Böyle bir ülkede yozlaşmanın olması kaçınılmazdır. Toplum mühendislikleri ile yozlaşmayı daha da kamçılamışlardır. Nitekim, milli değerler ve maneviyat büyük bir çöküntü yaşamaktadır. En büyük ihanetler bile kolayca hazmedilmekte, mukaddes dinimiz hırsızlıklara alet edilmekte ve buna hiçbir itiraz gelmemektedir. Toplumda büyük bir çöküş yaşanmakta, sokaklar kaynamakta, cinayetler, mafyalaşma ve huzursuzluk had safhaya ulaşmış durumdadır. Hukukun yok edilmesi, yargının işlemeyişi, insanların kolay yoldan zengin olma arayışları, haramın sıradanlaşması yozlaşmayı daha da tehlikeli noktalara götürmektedir.

YOK ETME

Bu kadarla da kalmıyor. Bunlara bir de yok etme eklenmiştir. Ülkenin varlığını ve birliğini yok ediyorlar. Bölücü katillerle tam bir işbirliği içinde hızla bölünmeye sürükleniyoruz. İşte bir nevruz daha yaşadık. Tek milletin, tek bayrağın, tek devletin, tek vatanın izini Diyarbakır’da görebilen tek bir kişi varsa, beri gelsin. Bunları hazmettirebilmek için de milletin değerlerini yok ediyorlar. Mukaddes dinimizle, kitabımızla dalga geçecek kadar ileri gidiyorlar. Hesap sorulmaması ve düzenlerinin devam edebilmesi için de hukuku ve demokrasiyi yok ediyorlar.

YALAN

Bütün bunların geçerli olduğu bir yerde yalan kendiliğinden prim yapıyor ve öne çıkıyor. Duruma göre vaziyet almak, nabza göre şerbet vermek, dün söylediğini bugün inkar etmek, bu yalan düzeninin doğal ve değişmez sonucu haline dönüşmüştür. Bir ayak üzerinde kırk yalan söylüyor, birbirlerini yalanlıyorlar. Kendi konuşmaları içinde bir önce söylediklerini, bir sonraki cümlede yalanlıyorlar. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi pişkince yolarına devam ediyorlar.

AKP düzeni budur. 11 yılın sonunda ülkenin geldiği nokta burasıdır. Yasak, yolsuzluk, yoksulluk, yozlaşma, yok etme, yalan eğer iyi bir şeyse, söyleyecek sözümüz yok. Ancak, bütün bunlara “artık yeter” demenin zamanın geldiği düşünülüyorsa, 30 Mart tarihi bir fırsattır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.