SON DAKİKA

KAPANDAKİLER

KÖŞE YAZILARI

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

3.Mustafa ruhu hortladı

Bu haber 17 Nisan 2014 - 13:20 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Eyvah ki, eyvah.

 

Ukrayna’nın işi zor(!)

 

Hem de çok zor(!)

 

Hele Kırım’ın!

 

Aman ki; aman!

 

Köşkte zirve yapıldı.

 

Dış İşleri Bakanı, Cumhurbaşkanı’na brifing verdi.

 

Hangi konuda mı?

 

Ukrayna-Kırım sorunlarıyla ilgili.

 

Benden söylemesi.

 

Mademki; Ahmet Davutoğlu ,soruna çözüm için kafa yormaya başladı.

 

Rusya.

 

Ukrayna

 

Kırım… Dikkatli olsun!

 

Bin düşünüp, bir karar versinler!

 

Ne de olsa, çok yakında başlarına gelecek var!

 

Davutoğlu; Cumhurbaşkanı’na;

 

Kiev’deki yeni yönetim,

 

Kırım Tatarları,

 

Yankuviç yanlıları ile yaptığı temasları anlatmış.

 

9 batılı ülke dışişleri bakanı ile telefon görüşmelerini aktarmış.

 

Lütfen dikkat buyurun.

 

Rus yetkililer ile bir görüşme yok.

 

NATO, RUSYA için toplantı üstüne toplantı yapıyor.

 

Bizimkiler, dünya devi, Rusya’yı önemsemiyor!

 

Dahası görüşmek için zemin dahi yoklamıyor.

 

Önemli soru;

 

-Rusya, Kırım’a neden asker gönderdi?

 

Basit cevap;

 

Kırım halkı, Ukrayna’dan ayrılıp, Rusya’ya katılmak istediği için.

 

Peki, Türkiye bulmacanın neresinde?

 

Davutoğlu, düşünceli bir bakan(!)

 

Bu sıralar 3 Mustafa’nın ruhu teslim almış Dış İşleri Bakanını.

 

Olası bir savaş durumunda 296 yıl Osmanlı himayesinde kalan Kırım’a nasıl yardımcı olacağımızı planlıyor.

 

Yani; Rusya ile nasıl savaşacağımızı.

 

Putin, Kırım’da çok sayıda pasaport dağıttı.

 

Rus politikasında, Rusya’nın vatandaşlarını koruması önceliği mevcut.

 

Güney Osetya ve Abhazya’da olduğu gibi(!)

 

Kırım’dan sonra Ukrayna konusunda süreç sertleşecek olursa, gelişmeler çok sert olabilir.

 

Hele hele dış işlerimiz işe karışırsa bölünme dahi gündeme gelir.

 

Tarih, tekerrürden ibarettir, derler.

 

Takvim yapraklarını geri çevirelim.

 

Osmanlı, 1739 yılında Avusturya ve Rusya ile imzaladığı, Belgrat Antlaşmasından sonra bir savaşa girmedi.

 

1768’a kadar geçen 29 yıllık dönem, Doğu-İran sınırı hariç Osmanlı tarihinin en uzun barış dönemi oldu.

 

Rusya’nın, Polonya’ya saldırmasa

 

Lehistan’a müdahale etmesiyle birlikte Osmanlı silaha sarıldı.

 

3. Mustafa’nın savaşçı bir gaye gütmesi.

 

Gerçekleri söyleyen tecrübeli vezirleri dinlememesi.

 

Bu vezirlerin yerine savaşı körükleyen vezirleri getirmesi.

 

İngiltere Kralı III. George’un barışın bozulmamasını temin etmek için,

 

Arabuluculuk teklifini görmezden gelmesi.

 

Kibirinin aklının önüne geçmesi;

 

“Eğer garaz akçe ise Edirnekapı’dan ta Rusçuk’a kadar yol boyunca iki keçeli altın dizerim!” diye

 

Böbürlenmesi.

 

Saray efradının;”Yeniçerimizin Kızıl Elma’ya kadar gitmeye gücü vardır” diyerek 3.Mustafa’yı gaza

 

Getirmesi.

 

Padişah’ın orduyu tanımaması.

 

Tuna ve Kırım’da savaş için hazır olmadığı gerçeğini görememesi…

 

Ve de Leh milliyetçilerinin Rus istilasına karşı Sultan III. Mustafa’dan yardım istemesi…

 

Sonucu Osmanlı Rusya’ya savaş ilan etti.

 

3.Mustafa savaşa 7 ay sonra başlayarak, Ruslara toparlanmaları için fırsat verince sonuç, hüsran oldu.

 

Küçük Kaynarca Antlaşması ile Osmanlı, Kırım Yarımadası’yla birlikte Rumeli’de toprak kaybetti.

 

Kaybedilen savaş, acı gerçekleri gün yüzüne çıkardı.

 

Osmanlı ordusu, büyük bir sefer için hazırlıksızdı.

 

Yeniçeri birliklerinin yüzde 70’i acemi askerdi.

 

Eğitimli subay sayısı azdı.

 

İtaatsizlik had safhadaydı.

 

Ordu, dönemin ihtiyaçlarına göre ıslah ve modernize edilmemişti.

 

Eksiklik, fark edildiğinde ise iş işten geçmişti.

 

Savaşta trajik komik olaylar da gelişti.

 

Rus savaş filosu; Baltık denizinden hareket etti.

 

Hedefi Akdeniz’deki Osmanlı donanmasıydı.

 

Osmanlı uyudu.

 

Fransızların, Rusların iki filo ile Osmanlı sularına girdiğini söylemesi de,

 

“Böyle bir çılgınlığı kimse göze alamaz”, denilerek dikkate alınmadı.

 

Cebelitarık’tan geçen Rus filosu Çeşme limanında demirli Osmanlı donanmasını yaktı.

 

Savaşın kaybedilmesinde bazı Kırım Hanlarının Rus vaatlerine kanarak ihanet etmeleri de etkili oldu.

 

Tecrübe; yenilen kazıkların toplamıdır.

 

Ancak, Osmanlı kazık yemeye doymadı.

 

Ruslarla, İngilizlerin oyununa gelerek bir savaş daha yaptılar.

 

İngilizlerin amacı; Hindistan’daki Müslüman Gürganiyye’leri ortadan kaldırmaktı.

 

Ancak, Osmanlı’nın tepkisinden çekiniyorlardı.

 

Bu nedenle de Rus’ları Osmanlıya karşı kışkırtarak savaş çıkardılar.

 

Daha sonra, İngilizler ve Fransızlar Osmanlı’nın yanında savaşa dâhil oldular.

 

Kırım Savaşı sona erdiğinde Osmanlı toprak kaybetmedi ancak, siyasi ve maddi anlamda çöktü.

 

Osmanlıyı meşgul eden İngilizler, Gürganiyye Devleti’ni yıkıp, Hindistan hazinelerine sahip oldu.

 

Kırım Savaşı nedeniyle, Mustafa Reşit Paşa zamanında ilk defa dış borç alındı.

 

Bu borçlanma devam etti ve 20 yıl geçmeden Osmanlı maliyesi iflas etti.

 

Müttefiklerin isteği ile Islahat Fermanı imzalandı.

 

Bu ferman, Osmanlı’nın iç ve dış siyasetinde yabancı müdahalesine açık bıraktı.

 

Hıristiyan azınlığa, Rusların savaş öncesi teklif ettiği haklardan daha fazlası verildi.

 

Ruslarla yapılan iki Kırım Savaşının,

 

Bedeli ağır ödendi.

 

Osmanlı’nın gerileyip çökmesinde büyük rol oynadı.

 

Tarih, yol gösterir.

 

Görmek isteyenlere.

 

Ahmet Davutoğlu’nun gördükleri, bizim görmek istemediklerimiz.

 

Dış İşlerimizin son yıllarda aldığı kararların, uygulamaların ne kadar yanlış olduğunu, büyük bedeller ödeyerek gördük.

 

Görmeye de devam ediyoruz.

 

Kırım Tatarlarının Ruslarla kavgası, 2. Dünya Savaşı’nda da devam etti.

 

Biraz çaresizlik, biraz da geçmişin intikamını almak için Almanlarla anlaşıp,

 

Ruslara karşı mücadele eden Kırım Tatarları, 2. Dünya Savaşı bitince Stalin’in gazabına uğradı

 

18 Mayıs 1944 yılında 428 bin Kırım Tatarı yük vagonları ile ülkelerinden sürgüne gönderildi.

 

Kırım Katliamının bilançosu 200 bine yakın insanın ölümü ile sonuçlandı.

 

Türkiye’nin bırakın Rusya ile hiç kimse ile savaşacak gücü yok.

 

3 Mustafa’nın ordusu, tırnakları sökülmüş, dişleri olmayan aslandı.

 

Bugün de ordunun fotoğrafında fazla değişiklik yok.

 

Sahte belgeler ve komplolar ile ordunun beyin takımı Silivri’de perişan edildi.

 

Akdeniz’in en güçlü donanmasına sahibiz.

 

Kuvvet komutanı yok.

 

Aynı şey hava kuvvetleri için de geçerli.

 

İstifalar yüzünden savaş uçaklarını uçuracak pilot kalmadı.

 

Ayrıca, ordunun göz bebeği SAS ve SAT’lar da pasifize durumda.

 

Ahmet Davutoğlu, bu defa doğru düşünmek zorunda.

 

Zafer, cephede değil.

 

Masa başında kazanılır.

 

Türk Dış İşleri’nin masa başında kazandığı tek zafer var;

 

Kıbrıs Savaşı.

 

Dış İşleri Bakanı rahmetli Turhan Güneş, yaptığı ikili görüşmeler ile savaşı bizim lehimize sonuçlandırdı.

 

Ya bugün.

 

Sürekli hezimet.

 

Dış İşleri’nin tek bir başarısı dahi yok.

 

Ülke olarak, yeni bir Kırım felaketini kaldıracak gücümüz yok.

 

Unutulmaması gereken tarihin tekerrürden ibaret olduğu.

 

Ve biz artık o acı tarihlerin tekerrür etmesini istemiyoruz.

Ali ÖNCÜ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.