SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

3 Kasım 2002’de PKK’nın Bahtına Güneş Doğdu !

Bu haber 10 Haziran 2014 - 9:48 'de eklendi ve 19 kez görüntülendi.

Yıldıray Çiçek

Terör örgütü PKK için 3 Kasım 2002 tarihi bir bayramın başlangıcı ve yeniden dirilmenin , yeniden hayata dönmenin tarihi idi. 56.Hükümet zamanı Türkiye’ye teslim edilen Öcalan korkusundan “Anam Türk , devlet ne görev verirse yapmaya hazırım” diyordu. 57.Hükümet zamanı da MHP’nin varlığından dolayı da terör sıfırlanmış , ülkede terör namına bir şey kalmamıştı.

3 Kasım 2002 tarihinde PKK ve Apo’nun bahtına bir güneş gibi ışık yandı. O ışık ampul etrafından Apo ve PKK’ya sevgi ve şefkat yayıyordu. O ışığın adı AKP’nin iktidarıydı. PKK’nın yeniden dirildiği gün AKP’nin iktidara geldiği gün olmuştur.

Ateist bir terör örgütü ,sözde İslamcı bir parti ile yeniden ayağa kalkıyor , eylemlere başlıyor ve AKP yol yürüyordu.

Korkusundan “Anam Türk” diyen Öcalan bir baktı ki ,”Türkiye Türklerindir demek alçaklıktır, hayasızlıktır” diyen , “Türk diye bir ırk yok” diyen ,”Türkiye mozaiktir” diyen ,”Türk milleti dememek lazım , sadece millet dersek yeterli” diyen ,”PKK düşman değil” diyen ,”Kürdistan’dan gelen bilgiler bizi mutlu ediyor” diyen, “PKK’lılarda benim evladım” diyen , “Öcalan Kürtlerin önderidir” diyen ,”Öcalan ne demiş ona bakar , ona göre adım atarız” diyen , “Öcalan hidayete ermiş olabilir” bir zihniyet iktidar olunca bu durumu PKK’nın iktidarı olarak gördü ve tüm ipleri eline aldı.

56. ve 57.zamanı korkak, ürkek Öcalan AKP iktidarı zamanında “Taleplerim gerçekleşmezse 500 bin kişi ölebilir” diye tehditler savurmaya başlamıştır. 3 Kasım 2002 tarihinden bu yana (AB)(D)ullah Öcalan ne istediyse hepsi yerine getirilmiştir. Bir tek serbest bırakılması kalmıştır. Onunda zeminini son iki yıldır hazırlamaktadırlar.

Ölen PKK’lılara ağlamakla bilinen Bülent Arınç “Sayın Öcalan demek ,PKK’nın kendine ait bayrağını elinde taşımak, Öcalanın posterini taşımak suç olmaktan çıktı.Türkiye’nin sitemi böyle olmalıdır. Eyaletler ve demokratik özerklikler olmalı demek bunların hiçbirisi suç değil, geçmişte bu suçlamalarla cezaevinde yatanların hepsi çıktı. Artık bundan dolayı dava açılmıyor” diyerek AKP’nin PKK’lı olmayı nasıl yücelttiğini ve bugüne kadar PKK’ya hangi desteği verdiğini tüm dünyaya Amerika’dan böyle duyurmuş ve özetlemişti.

PKK’nın paçavralarına “PKK bayrakları” diyebilen bu zihniyet, 30 Mart seçimleri öncesi Türk bayrak temalı siyasi reklam filmi ile oy toplamış ve bu filmle maalesef yine birçok vatandaşımızı kandırmayı başarmıştır.

PKK iktidarda olsa emin olun kendi lehine AKP’nin yaptıklarını yapamazdı. PKK kendi iktidarını AKP aracılığıyla kurmuştur. Şuan İmralı’da ‘Paralel Başbakan’ Öcalan, Güneydoğu’da ‘ Paralel Devlet’ PKK vardır. Türk devlet kurumlarının , belediyelerin Türkçe ismini Kürtçe tabelalarla değiştiren , kendi vergisini kendi toplayan , yol kesen , kendine ait görmediği herşeye saldıran bir yapı kurulmuştur. Buna da yol açan , kolaylık sağlayan AKP iktidarı ve bizzat Başbakan Erdoğan’dır. Çözüm süreci dedikleri karşılıklı menfaat ilişkilerini düzenlemekti. Bu süreçte artan eylemlerde buna bağlı gelişen olaylardır. PKK kendi kucağına oturmuş AKP’nin farkındadır. Referandumda nasıl işbirliği yaptılarsa , şimdi de Recep Tayyip Erdoğan’ı taleplerinin gerçekleşmesi karşılığında Çankaya yolunu açabileceklerini ifade etmektedirler. PKK ne kadar saldırırsa AKP o kadar taviz verecektir. Son günlerde PKK’nın hem şehir , hem dağ kadrosu sürekli ‘AKP Öcalan’a yalvarıyor’ açıklamasını yapmasını da bu bağlamda değerlendirebilirsiniz.

Recep Tayyip Erdoğan , Çankaya Köşküne çıkmak adına PKK adına siyaset yapan partilerin oyunu alabilmek için her tavizi verebilecek siyasi meziyettedir. PKK bu sürece fırsat bu fırsat şeklinde yaklaşmaktadır.

“PKK Çalıştayı” yapıp ,”Öcalan ne derse onu yaparız” şeklinde yaklaşımlar sergileyen AKP’nin bakanları da PKK’yı ikna peşindedir. AKP/PKK ilişkisinde PKK’nın baskın güç olduğu anlaşılmaktadır. Allah bilir İmralı’da ,Kandil’de çantacılar aracılığı ile PKK’ya ne tavizler verdiler? Muhalefet partilerine ,devlet kurumlarına,sivil toplum kuruluşlarına çenileyenler , PKK karşısında ses çıkaramamaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Bülent Arınç’ın şu sözlerini bir kez daha hatırlatmakta fayda var sanırım.

“Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir.”

Recep Tayyip Erdoğan/22 Ağustos 2010

‘Biz teröristle, örgütle pazarlık yapacak namussuz, şerefsizlerden değiliz”

Türk milleti namusun, şerefin ne olduğunu bunlara gösterdiği gün AKP diye bir parti kalmayacak ama Türk milletinin %43’lük bölümü sanırım olanları ve olacakları henüz tam algılayamadı. Bu yüzde %43 “Ey oy verdiğim AKP ,namus ve şeref sana göre nedir?” diye sorsa AKP/PKK ittifakı yerle bir olacaktır.

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.