SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

28 Şubat ticareti

Bu haber 02 Mart 2013 - 12:24 'de eklendi ve 9 kez görüntülendi.

1997 yılında başta Refah Partisi-Doğru Yol Partisi (DYP) koalisyon hükümeti bulunuyordu. Prof. Necmettin Erbakan da başbakandı. 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu’nda, bazı kararlar alındı.

 

İşte bu kararları, şimdi AKP iktidarı sanki kendilerine karşı yapılmış bir darbe gibi gösteriyor.

 

Halbuki; Necmettin Erbakan’a, o yıllardaki tutumu yüzünden eleştirilerenlerden bir bölüğü de şimdiki mağdur rolünde oynayanlardı. Bunlar; Erbakan’ın tutumunu tasvip etmedikleri için ayrılıp AKP’yi kurdular.

 

Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Arınç; kendilerini büyütüp siyasette yukarılara taşıyan Erbakan Hoca’ya öyle bir darbe indirdiler ki rahmetli; ölene kadar bunun acısını unutmadı. Her yerde; her konuşmasında AKP’nin tepesindeki bu isimleri yerden yere vurdu. Onları ABD’nin ve İsrail’in maşası olmakla suçladı.

 

İnanmayan var ise, Erbakan Hoca’nın AKP’ye yönelik konuşmalarına bir kulak versin.

 

Burada yazdıklarımın az bile olduğunu anlayacaktır.

 

28 ŞUBAT AKP DARBESİDİR

 

Eğer 28 Şubat’ta alınan MGK kararlarına bir siyasi derbe diyeceksek; bu darbe, AKP’yi iktidara getiren bir darbe olmuştur.

 

Süreci size okuyalım:

 

*1995 genel seçiminden sonra kurulan DYP-ANAP koalisyonu; Anayasa Mahkemesi tarafından geçersiz ilan edildi. Yani; Anayasa Mahkemesi bu dönemde yönlendirildi.

 

*8 Temmuz 1996’da Refah Partisi-DYP koalisyonu kuruldu. Böylece RP çizgisini kötüleyerek mağdur gösterecek bir süreç başlatıldı. Başbakan Erbakan istifa etmek zorunda bırakıldı. Halk buna tepki gösterdi. Ben, o dönemde Akşam Gazetesi’ndeki köşemde bu süreci şiddetle eleştiren yazılar yazdım.

 

*Bu dönemde aynı zamanda Tayyip Erdoğan’ı parlatan bir süreç başlatıldı. Hakkında; İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde akçeli işlerden bir düzineye yakın davalar açılmıştı. Onlar bir kenara bırakılıp okuduğu şiirden 5 ay cezaya çarptırıldı. Böylece; mağdurların lideri haline getirildi. Bu haksız cezayı Yargıtay onayladı. Bu da bir oyundu… Anayasa Mahkemesi gibi Yargıtay da Sayın Erdoğan’ın başbakanlığına giden yolu açmak için vazife yaptı.

 

*Peşinden; Bülent Ecevit başbakanlığındaki DSP-ANAP-MHP iktidarı 2001 yılında ekonomik kriz çıkartılarak çökertildi.

 

Meydan boşaltıldı.

 

*Sonra; ABD hazırlanan bir program doğrultusunda AKP kurduruldu. İtibarsızlaştırılan Erbakan Hoca’nın feryadını halk artık duymuyordu.

 

Bu süreçte DYP ve ANAP birbirlerini karalayarak halk gözünde kendilerini itibarsız hale getirmişlerdi bile.

 

Ve 2002 yılı Kasım başında yapılan seçimde; ortada rakipsiz bırakılan AKP 366 milletvekili kazanarak iktidara geldi.

 

Geliş o geliş…

 

Şimdi soruyorum: 28 Şubat’ın mağduru kimdir?

 

Mağruru kimdir?

 

28 Şubat süreci olmasaydı; bugün AKP olur muydu?

 

GÜLEN NELER DEMİŞTİ?

1161

28 Şubat dönemi ile ilgili olarak sadece askeri suçlayarak halkı kandıranlara soruyorum:

O dönemde Başbakan Erbakan’ı açık açık suçlayan, başbakanlıktan çekilmesini isteyen Sayın Fethullah Gülen’i nereye koyacaksınız?

Kendisi 28 Şubat’tan 1 ay sonra 29 Mart 1997’de Samanyolu TV’de silahlı kuvvetleri eleştirenlere eleştirenlere, “Asker demokratik yollarla sorunların çözümünü istedi” diye karşı çıkmadı mı?

Aynı görüşleri 16 Nisan 1997’de Kanal D’de Yalçın Doğan’a verdiği röportajda tekrarlamadı mı? Hatta; ” Ben zannediyorum, onlar (askerler), bazı sivil kesimlerden daha demokrat.” demedi mi? Şu sözleri söyleyen Sayın Gülen mi haklı yoksa bugün kendilerini mağdur gibi gösteren Bülent Arınç mı?

Rıza ZELYUT

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.