SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

28 Şubat Bugünün Yanında Hafif Kalır

Bu haber 22 Ağustos 2014 - 10:17 'de eklendi ve 4 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAS

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün sayın eşi Hayrünnisa Gül, AKP zihniyetini ve bu zihniyetin iç yüzü ile birlikte ülkenin ne hallere getirildiğini açık ve net biçimde ortaya koyan beyanlarda bulundu. İfadeler yeteri kadar açık olmadığı için, en azından biz öyle anladık. Gerçekten de bir turnusol döneminden geçiyoruz ve herkesin ne olduğu ortaya çıkıyor.

Nereden nereye?

Daha önce de yazmıştık, menfaat ve para için ahlakın, edebin, vicdanın, bütün milli ve manevi değerlerin bu kadar ayaklar altına alındığı bir dönem ne yaşandı, nede yaşanacaktır. AKP ile ne hayat anlayışı, ne siyasi duruşu, ne yaşam tarzı, ne milli ve manevi değerlere bakış açısı asla aynı olmamış ve olmayacak insanlar, küçük menfaatler uğruna sanki 40 yıllık AKP’liymiş gibi ahkam kesiyor ve savunma yapıyorlar.

Her alanda olduğundan emin olduğum, ama mesleğim gereği daha yakından tanıdığım basın piyasasında olan bu ikiyüzlü karaktersizleri isim isim sayabilirim. AKP içinde bulunan Refah, Fazilet, Saadet Partisi kökenlilerin istisnaları olsa da, geneli itibariyle bunlardan bir farkı yoktur. Daha önce savundukları ile şu anda söyledikleri arasında yüzseksen derece fark vardır. Nitekim Hayrünnisa hanım, “Bizi en çok üzen de özellikle son yılımızda bizim camiadan, dindar Müslüman camiadan yapılan saldırılar oldu” sözleriyle bunları kastediyor olmalı.

28 Şubat hafif kalır

Bu düzene uymayan, bu gidişi onaylamayan, bu karaktersizliğe düşmeyenler elbette vardır. Ancak bu dik ve onurlu duruşun bir bedeli oluyor. Bu bedelin ne olduğunu da yine sayın Hayrünnisa hanımefendinin, “Bu süreçte bazı yaşadıklarımızı, 28 Şubat döneminde benim başörtümün tartışıldığı günlerde bile bu kadarını görmedik” sözleri ortaya koyuyor. Evet, şu anda AKP düzenine uymayan herkes için eşine rastlanmamış bir zulüm uygulanmakta ve neredeyse hayat hakkı dahi tanınmamaktadır. Ne ihtilal dönemlerinde, ne 28 Şubat sürecinde medya üzerindeki baskı, demokrasinin askıya alınması, hukukun hiçe sayılması ve kendilerinden olmayana tahammülsüzlük, asla bu derece olmamıştı.

Bir örnek

Bu tespitimizi biraz daha açmak gerekiyor. Hayrünnisa Gül hanımefendinin söyledikleri gayet net. Hem de AKP içinden gelmiş bir Cumhurbaşkanı eşi olarak, tanık olduklarını kastediyor ve 28 Şubat’ta bu kadarını yaşamadıklarını söylüyor. Aynı durum AKP düzenine uymayan toplumun bütün kesimleri için geçerlidir. Mesela, Fethullah Gülen hoca efendiye sorun bakalım, 28 Şubat mı kötüydü, bugün yaşadıkları mı kötü? Eminim ki 28 Şubat’a bin defa razı olacaktır. Hiç olmazsa o zaman onurla, gururla inancını savunuyor ve bunun bedelini de peşin olarak ödüyordu. Şimdi insanların onuru ve gurunu yok ediyorlar. Doğrudan kişiliğine hakaret ediyor, insan içine çıkamaz duruma getiriyorlar.

Hangisi daha kötü?

Aynı şeyi alın Cübbeli Ahmet Hoca efendi için uygulayın. 28 Şubat sürecinde çok sıkıntılar çekti. Ancak, hepsinin sebebi belliydi ve Hoca efendi için bunlara karşı durmak ve bedelini ödemek bir onur oluyordu. Peki, AKP döneminde ne oldu? Adamı ahlak ve itibarı üzerinden hedefe koydular.

Onuru ve şerefi üzerinden saldırdılar. Şimdi buradan soruyoruz Cübbeli Ahmet Hoca Efendiye: 28 Şubat’ta yaşadıklarınız mı, AKP döneminde başınıza gelenler mi daha kötü? Sakın ola, “bu tezgahı AKP kurmadı, başkaları kurdu. Partinin ve partiyi yönetenlerin bir vebali yok. Hatta onlar üzüldüler” gibi bir savunma yapıp, aklımızla alay etmeye kalkışmayın. Sorumuz gayet net. Bu tezgah size AKP döneminin şartları içinde kuruldu. Bütün bu gerçekler orta yerde dururken, üstelik imanla, İslamla biraraya getirilmesi mümkün olmayan ve ortalığa saçılmış bu kadar hırsızlık, bu kadar rüşvet, bu kadar yalan, bu kadar ihanet varken, böyle bir yapıya onay ve destek vermeyi neyle izah edebiliyorsunuz Hoca Efendi? Hadi çıkın anlatın, bizde öğrenelim.

Keşke susmasaydınız

Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül keşke bugün dile getirdiği o haksızlıklara, zamanında cevap verseydi. Eminim ki, kendisinin durumu da, ülkenin şartları da bugün çok farklı olurdu. Benim anlayabildiğim kadarıyla Hayrünnisa hanımefendi de aynı kanaatte olmalı ki, “Bizi kaç yıldır tanıyorsunuz; çizgimizde bir değişiklik oldu mu? Hayır. Bir de etrafımızdakilerin geçirdiği değişime bakın. Neler yazılıyor, söyleniyor, insan inanamıyor. Ben her şeyi biliyorum. Şimdi ben de susuyorum, ama fazla susmayacağım; asıl intifadayı ben başlatacağım.” Diyor.

Akıl ve vicdan izaha yetmiyor

Emin olun aynı şeyler bizim etrafımızda da oluyor, Hayrünnisa hanım. AKP etrafında yuvalananların geçirdiği değişim ibret veriyor. Daha önce ne diyor, ne yapıyor, nerede duruyorlardı, şimdi neyi savunuyor ve bunun karşılığında ne alıyorlar? Hakikaten anlamakta da, anlatmakta da zorlanıyoruz. Ne akıl, ne vicdan, ne iman izah etmeye yetmiyor. Onun içindir ki, ülke bugün üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesine dönüştü. Onun içindir ki, hainler, katiller, bölücüler, hırsızlar bu kadar ileri gidebildi ve vatanımız bölünme noktasına geldi. Onun içindir ki, hukuk, demokrasi askıya alındı ve bütün değerler, bütün kurallar, hatta bütün kanunlar ve Anayasa tek bir adamın keyfine kaldı.

Bedeli ağır olacak

Evet, tam da söylediğiniz gibi, bu durum karşısında susmak, bütün bunlara ortak olmaktır. Sizin kastettiğiniz anlamda bir intifada başlatmak gerekiyor. Bunu eğer bu millet başlatmaz ve gereğini yapmazsa, korkarım ki bedeli çok ağır olacaktır. Zira, imanımız bize, ahlakın, insafın, vicdanın, imanın kabul etmediği, zulme ve keyfe dayalı bir yapının kalıcı olamayacağını ve mutlaka yıkılacağını söylüyor. Bizim endişemiz geç kalınmasındadır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.