SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Kaçak Saray ve Başbakanın Çaresizliği

Bu haber 19 Aralık 2014 - 9:36 'de eklendi ve 35 kez görüntülendi.

Başbakan Davutoğlu, hükümeti Erdoğan’dan değil de, bir başka partiden alsaydı, bugün söyleyeceği tek şey, “enkaz devraldık” olurdu. Nitekim, dolaylı olarak söyledikleri ve aldığı tedbirler ortada gerçek anlamıyla bir enkaz olduğunu gösteriyor. Başka türlü “Öncelikli Dönüşüm Programları Eylem Planları” diye ortaya çıkar ve arkası arkasına tedbirler paketi açıklar mıydı?

GEÇMİŞ ÖRNEKLER

Devletin resmi rakamları ekonominin uçurumda olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Bu ülke daha önce de ekonomik sıkıntılar yaşadı. Ancak, geriye bakıldığı zaman bunun kolaylıkla aşılacağını gösteren bir sürü malzeme vardı. Cumhuriyetin birikimleri yerli yerinde duruyordu. Borçlanma son derece makul seviyelerdeydi. İsraf bugünkü boyutlarda değildi. İşsizlik hiçbir zaman yüzde 10’u geçmiyordu ve bu durum yatırım ve üretim ümitlerini arttırıyordu. Tasarruflar güven veriyordu. Böyle olduğu içindir ki, en derin krizler küçük bir destekle atlatıldı. Bunun sonucu olarak, AKP öncesindeki 80 yılın kalkınma hızı ortalaması yüzde 5’i buldu.

BORÇ

Sonra AKP geldi. Har vurdu harman savurdu. Elde avuçta ne varsa, sattı savdı. Bu da yetmedi Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmış borçlanmayı üçe katladı. Dünyada paranın en bol ve ucuz olduğu bir dönem yaşanması, borçlanmayı daha da kolaylaştırdı ve hızlandırdı. İnşaat dışındaki bütün sektörler neredeyse yok oldu. Özel sektörün çabası dışında yapısal olarak yatırım ve üretim adına hiçbir şey yapılmadığı gibi, daha öncekiler de darmadağın edildi. Bütün bu tablo millete, “geliştik, büyüdük, uçtuk, zenginleştik” diye anlatıldı. Bu sözlere inanan garip vatandaş da gökten para yağacağını zannederek, kontrolü kaybetti. Borçlandıkça borçlandı. 4 milyon kişiye yakın insanın borç takibinde olduğu daha dünkü gazetelere yansıdı.

HER TARAFTAN YOLSUZLUK FIŞKIRDI

Bu gidişin sonunun felaket olacağını aklı başında herkes gördü ve söyledi. AKP’yi bir proje olarak ortaya çıkarıp iktidarda tutanlar, ani krizlerle hükümetin de, kurduğu düzenin de yerle bir olmaması için her imkanı seferber ettiler. Sıkışık durumlarda uçaklarla paralar taşındığı gazetelerde haber oldu. Devletin resmi belgelerinde nereden geldiği belli olmayan paralara, ayrı bir başlık açıldı. Ancak, ne yapılan ikazlar, ne de taşınan paralar durumu kurtarmaya yetmedi. Bütün bunların üzerine bir de büyük ve derin bir talan düzeni kuruldu. Her taraftan yolsuzluk ve rüşvet fışkırdı. Haram havuzları kurulduğu, paraların evlere istiflendiği, ayakkabı kutularına doldurulduğu ortalığa saçıldı. Talan düzeni kaçınılmaz olarak büyük bir gelir adaletsizliği doğurdu. Saltanat sahipleri, akrabalar, yanaşmalar gözü dönmüş biçimde devlet kaynaklarını yağmalarken, asgari ücretle geçinen vatandaşa günlük bir liralık zam reva görüldü. Evlerine doldurduklarıyla yetinmeyip devlet sırtından, hiçbir kural ve kanun tanımadan saltanat sarayları yaptırdılar. Uçak, helikopter ve lüks araba filoları kurdular.

HAPİSHANELERDE YER KALMADI

Bütün bunun doğal sonucu olarak toplumsal çürüme hızlandı. AKP ile geçen 12 yıl içerisinde kanunsuzluk, hırsızlık, cinayetler, tahammülsüzlük ve uyuşturucu bir değil, birkaç kez katlandı. O kadar ki, suç istatistiklerini yayınlamaktan utandılar ve emniyetin ilgili sayfalarını kapattılar. Dolaylı aflarla hapishaneler boşaltılsa da, çok kısa zamanda tekrar doldu ve bugün suçluları koyacak yer bulamıyorlar. Şu vahamete bakınız ki, bu zalim düzeni bile menfaate çevirmeyi başardılar. Kurdukları kömür, makarna düzeni ile çaresiz bıraktıkları vatandaşı göbeğinden yakalayıp, sistemin esiri yaptılar.

12 YILDIR KİM VARDI?

Ahmet Davutoğlu işte böyle bir ülkeyi, böyle bir ekonomiyi devraldı. Koltuğa oturduğu ilk günden itibaren kara kara düşünüp, bu işin içinden nasıl çıkacağını hesapladı. Sonunda gelinen yer, dünkü açıklamalarla ibret verecek biçimde ortaya çıktı. Sanki 12 yıldır bu ülkeyi kendileri yönetmiyormuş ve iktidarı başkasından devralmış gibi şikayet edip, ekonomi paketleri açıkladılar. Kimse uyanmasın ve işin aslı anlaşılmasın diye paketlerine, “Öncelikli Dönüşüm Programları Eylem Planları” gibi anlaşılmaz isimler koydular. Sayın Başbakanın yaptığı açıklama dönüşümün de, eylemin de, planın da ne olduğunu net biçimde belgeledi.

MİLYARLAR AKIYOR

Saltanat sahiplerine dokunamıyorlar. Kaçak saraylardaki ihtişama milyarlar akmaya devam ediyor. Uçak ve araba filolarının yanından bile geçemiyorlar. Hatta, Diyanet İşleri Başkanı örneğindeki gibi, düzenin koruyucusu ve savunucusu olan makam, mevki ve imkan sahiplerine, milyonluk arabaları esirgemiyor, tahsisatlarını aynen devam ettiriyorlar. Örtülü ödeneğin kime ve nasıl harcandığı bilinmiyor, ama şimdiye kadar görülmemiş ve duyulmamış büyüklüğe ulaştığı, bir değil onlarca defa katlandığı anlaşılıyor. Kontrolsüz biçimde sınırlarımızdan giren ve ülkenin her yerine dağılarak ciddi bir sosyal ve ekonomik sorun oluşturan Suriyeli göçmenlere milyarlar akıyor.İktidarın sürmesi için kömür, makarna düzenin de aynen sürmesi gerekiyor.

VATANDAŞ !

Geriye, vergisini ödeyen, ülkesine, vatanına sahip çıkan, alın teriyle ekmeğini kazanan vatandaş kaldı. Hükümet tam da bu vatandaşı gözüne kestirdi. Sayın başbakanın açıkladığı bütün tedbirler bu vatandaşlara yöneliktir. Birileri kaçak saraylarda saltanat sürecek, eş, dost, akraba, yanaşma kurulan talan düzenini kaldığı yerden sürdürecek, ama vatandaş tasarruf yapacak, vergi ödeyecek. Buna bir de plaket ve benzeri hediyelerin yasaklanmasına bağlı olarak sağlanacak tasarrufu ekliyorlar. Büyüme hızından enflasyona, işsizlikten dövize kadar bütün göstergeler aksini söylese de, sayın başbakanımızın aldığı tedbirler sayesinde yeniden zenginleşip uçuşa geçmemiz artık an meselesidir!

ORHAN KARATAŞ

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.