SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

23 Nisan 1920’den Kim Ne Anlıyor?

Bu haber 23 Nisan 2014 - 10:02 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Varlığımıza, birliğimize, tarihsel sürekliliğimize diş bileyen kanlı hesaplara karşı Türk milletinin şeref ve namus mücadelesi olan ve Cumhuriyeti müjdeleyen 23 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 94’ncü yılını kutluyoruz. Türk milletinin 23 Nisan’dan anladığı, “Ya istiklal ya ölüm” felsefesine dayalı olarak milli hakimiyetin ve bağımsızlığın temini ve tescilidir. TBMM; milliyetçiliğin sembolü, demokrasinin simgesi, mertliğin karargâhı ve milliyetçi kahramanların yegâne güvencesi olarak emperyalistlerin oyununu bozmuş ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temellerini atmıştır.

Aradan bir asra yakın zaman geçmiş olmasına rağmen, Cumhuriyet’le sorunlu bir zihniyetin hala ayakta olduğunu ve her fırsatı değerlendirerek rövanş almak istediğini ibretle görüyoruz. 94’ncü yıl vesilesiyle yapılan açıklamaları hayretle ve şaşkınlıkla izliyoruz. Güdük, bölücü, zavallı zihniyetlerine ilk meclisten dayanak arıyor, yıkıcı heves ve hesaplarına haklılık kazandırmak için tarihi çarpıtmaya uğraşıyorlar. Yeni Türkiye söylemi bu zihniyetin ürünüdür ve altında asla iyi niyet yoktur.

Yine haklı çıktı

MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında veciz bir konuşma yapmış, bozuk niyetlere ve oynanan oyunlara dikkat çekmiştir. Yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan’ın 23 Nisan vesilesiyle yapacağı değerlendirmelerle ilgili tahminlerinin ne kadar doğru ve isabetli olduğunu, AKP grubunu izlerken bir defa daha gördük. Sayın Bahçeli, yine haklı çıktı, yine Cumhuriyet değerleriyle hesaplaşmak isteyenlere peşin olarak ders verip, emellerini ifşa etti. Günün önem ve anlamına uygun olarak bu konuşmanın bazı bölümlerini tekrar hatırlatmayı bir görev sayıyorum.

İhanet projesi

Yeni Türkiye musibeti, numaralı Cumhuriyetçilerin içinde saklandığı ihanet projesidir. Bir devleti yenilemek, reforma tabi tutmak, eksik ve gediğini gidermek bir şey, yeni bir devlet tantanasını ayarı bozuk düdük gibi öttürmek başka bir şeydir. Başbakan’ın Yeni Türkiye’si, 23 Nisan 1920’nin iflası, hiçe sayılmasıdır. Başbakan’ın Yeni Türkiye’si, 29 Ekim 1923’ü azgın ve alçaklardan kurulu idam mangasının önüne çıkarmaktır. Ve Başbakan’ın Yeni Türkiye’si Türkiye Cumhuriyeti’ne ölüm fermanı hazırlama ahlaksızlığıdır.

Şimdi Başbakan kalkacak ve ilk Meclis’ten örnekler vererek, bazı sözleri kullanarak bölücü niyetlerine kapak arayacak, Yeni Türkiye masalına devam edecektir. 94 yıl önce açılan bu millet eserinden gayri meşru ve gayri milli politikaları için kendine uygun malzeme toplamaya çalışacaktır. Bu şunu dedi, şu bunu dedi diyerek ilk Meclisimizin saygınlığıyla oynayacak, bazı ifadeleri, dönemin şartları gereği açıklanmış bazı düşünceleri çarpıtarak kendi sinsi planlarına paravan yapacaktır.

Hepsi vatanseverdi

Milletimizin tüm güzellikleri ilk Meclis’in sıralarındadır. Şeyhi oradadır, tarikat ehli oradadır, sanatçısı oradadır, edebiyatçısı oradadır, askeri oradadır, âlimi oradadır, memuru, işçisi, çiftçisi, esnafı, eşrafı, hocası hepsi bir aradadır.

Liberali, toprak ağası, Bolşevik meraklısı, muhafazakârı, milliyetçisi hep birlikte Türkiye’nin bekası için çırpınmıştır. İlk Meclis’te hazır bulunan saygıdeğer mebusların sosyal, ekonomik, ideolojik ve sınıfsal özellikleri ne olursa olsun, hepsi vatanseverdir ve kurtuluşa inanmış faziletli isimlerdir. Bunların vatan mevzuunda çıkardıkları ses tektir. Milet konusundaki üslupları aynıdır. Milli ve manevi değerlerle ilgili yaklaşımları hemen hemen örtüşmektedir. Diyebiliriz ki, ilk Meclis Türk milliyetçiliğinin Cumhuriyet’ten önceki en önemli başarısıdır. İlk Meclis’in saygın yapısında bölücülük için bahane arayan Başbakan önce millet nedir, milliyet ne anlama gelir, vatan, bayrak ve bağımsızlık neyi gerektirir sorularına cevap aramalıdır.

Vazgeçeceğimiz bir şey yok

Devlet kuran, vatan kurtaran iradeye saygı duymadan Türkiye Cumhuriyeti’nin esaslarına ve ilkelerine nankörlük yapmak birinci dereceden suç ve ihanettir. Başbakan Erdoğan yeni bir şey arıyorsa, yeni düşü kuruyorsa önce eskimiş, pörsümüş, tavsamış, kararmış, suyu çıkmış vicdanını ve anlayışını gözden geçirmelidir. Bizim eski diyerek vazgeçeceğimiz bir şey yoktur. Bizim yeni diye maceraya atılıp geçmişin üzerine sünger çekecek halimiz, düşüncemiz ve vaktimiz de yoktur. Türkiye Cumhuriyeti hem yenidir, hem de tarih kadar eskidir. Türkiye Cumhuriyet’i hem körpedir, hem de nesiller arasındaki en sağlam köprüdür. Hunlar’dan Selçuklulara kadar bir cevher gibi asırları süsleyen, bir yıldız gibi insanlığa ışık saçan Türk-İslam devletleri bizim şanlı sayfalarımızın yüz aklarıdır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e kadar tüm yaşanmışlıklar bize aittir ve bizi yansıtmaktadır. Üç Hilal ve Ay Yıldızlı Al Bayrak tamir edilemez bir tezadın değil aynı kader yolculuğunun birbirini takip eden iki şeref ve bağımsızlık sembolüdür. Erdoğan bilmelidir ki, ne dünümüzden taviz veririz, ne bugünümüze yeni kavramının içine tuzaklanmış parçalanma ve yok oluş tezgahına aldanarak sırt döneriz.

Biz Türk milletiyiz

Biz insanlığa zafer nasıl kazanılır, hükümran nasıl olunur öğretmiş bir milletiz. Biz yeryüzüne adalet ve iyi yönetim getirmiş bir kudretiz. Biz yenilgilerin külünden Anka Kuşu gibi doğan, Recep Tayyip Erdoğan gibilerini elinin tersiyle itmeyi başarmış, başarmaya azmetmiş büyük Türk milletiyiz. Mazisini tersleyerek, yeni sakızı çiğneyerek, dileklerinden ve derinlere tutunmuş kültürünü kötüleyerek var olmuş bir milleti bize kimse gösteremeyecektir. Yeni Türkiye diyenler önce kendi kirlerini temizlemelidir. Türkiye Cumhuriyet’i, Osmanlı’dan bir kopuş veya makas değişikliği değil, bilakis dünü tamamlayan, zorunluluktan mecra değiştirmiş, yeniliği asla geçmeyecek, hukukun üstünlüğüne göre teşkilatlanmış milli ve üniter bir devlet modelidir. İstiklal mücadelesi veriyorum, Yeni Türkiye’yi kuruyorum sözleri hem tarihe, hem millete, hem de geleceğimize en acımasız saldırı ve hazımsızlıktır. Buna da bizim izin vermemiz mümkün değildir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.