Asikurtlar©

20 Mart’tan Önce ve Sonra Yapılacaklar!

20 Mart’tan Önce ve Sonra Yapılacaklar!
11 Mart 2016 - 9:54 'de eklendi ve 4428 kez görüntülendi.

Emniyet ve istihbarat raporlarından basına yansıyan haberler, PKK’nın beklenen saldırısının yaklaştığını gösteriyor.
PKK’yı yakından takip eden ve bölgede son üç yılda oluşan şartları iyi bilen kaynaklar da bu uyarıyı dikkate almamız gerektiğini kabul ediyor..
Esad’ın Rusya ve İran desteğini de aldıktan sonra Türkiye’ye karşı etkili bir rövanş hareketine girişeceğini görmek için kahin olmak da gerekmiyor.
Haberlerde sayısal ayrıntılar bile var. 19 Bin PKK’lı’nın DHKP-C ve MLKP ile birlikte sansasyonel eylemler yapacağı, Yüksekova’yı kurtarılmış bölge ilan edeceği, PYD’nin de Suriye sınırından saldıracağı bildiriliyor.
Hariçten gazel atmayalım ama, bize göre de “durum ciddi”dir. Mart ayı, hem siyasi tarih hem de isyanlar ve anarşik darbeler tarihi açısından önemli bir aydır.
9 Mart 1971, istihbarat sayesinde atlatılmış bir Sol cunta hareketiydi. 12 Mart, faillerin ve şüphelilerin sorgulandığı bir merkezi muhtıraydı. 21 Mart malum PKK’nın istismar ettiği bir gündür.
Yazın eylemini tamama erdirmek isteyen odaklar için Mart ayı ideal bir zamandır.
Şimdi ister 11 Mart ister 20 Mart ister 21 Mart’ta saldırsınlar. Ordumuza ve Emniyet güçlerimize düşen görev, kesin bir tavizsizlik içinde bu hücumları durdurmaktır.
Teröristlerin geçiş yolları, erkenden belirlenmeli, bütün alternatifleriyle birlikte tuzaklanmalı, hava hazırlığı yapılmalı, bu vatan, millet, devlet ve halk düşmanları gerekirse napalm bombası kullanılarak vebalı fareler gibi yakılmalıdır.
Devletin taktik gereği, teröristleri belli bir noktada toplamak amacıyla sahte ricat hakkı vardır. Ama gaflete düşme hakkı, asla yoktur!..
En az kayıpla en yüksek zayiat verdirme imkânı aranmalı, teröristlere sonucu ne olursa olsun en ufak bir moral eylemi yapma fırsatı verilmemelidir.
Teröristlerin sınırdan stringer ve milan füzeleri gibi hava gücümüzü kısıtlayacak saldırı silahlarını tek seferde geçiremeyecekleri düşünülse de “Barış Süreci” denilen dönemdeki intikal serbestliğinin muhtemel sonuçlarına dikkat edilmelidir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 911 Kilometrelik Suriye sınırını koruma kabiliyeti, dört yıl öncesine göre “yüzde yüz” azalmıştır.
Aynel Arap (Kobani) olayında “Rojava”nın selamlanması, 29 Ekim 2014’te peşmergenin Türk topraklarından intikaline göz yumulması, IŞİD’le olan mücadelenin PKK’ya bırakılması, devletin bu bölgedeki psikolojik etkinliğini ciddi oranda azaltmıştır.
Esad’ın aklıyla aldığı mesafe ve müttefiklerinden aldığı destekle kazandığı stratejik güç, AKP’nin Suriye politikasını çoktan iflas ettirmiş; “Şam’daki Cuma” macerası “Esad’ın intikamı” noktasına gelmiştir.
Türkiye, bir yandan PKK’ya karşı hazırlık yaparken bir yandan da güvenilir askeri kabiliyete sahip Türkmenlere hızla stringer füzesi vererek, önümüzdeki günlerde yaşanabilecek bir Türk-Rus hava dalaşmasına karşı tedbirini şimdiden almalıdır.
İlk stringerle bir insansız hava aracının vurulması ve Rusya’ya bu şekilde dostane bir ihtarda bulunulması isabetli olacaktır.
PKK’nın saldırıya geçmesinden hemen sonra Kandil’deki baronlardan birinin veya bir kaçının bir operasyonla ele geçirilmesi, 20 Mart eylem planına karşı soğutucu bir etki yapacak; en azından güvenlik güçlerimize moral üstünlük sağlayacaktır.
Etkin bir PKK saldırısında batıdaki bütün gece kulüpleri, eğlence mekanları kapatılmalı, Türk vatandaşlarının tatil eğlencelerine de sınırlama getirilmeli, TV programları bir seferberlik havasında ekranın üst köşesinde terörle mücadeleyi hatırlatan bir logoyla yayınlarını uygunlaştırmalıdır.
İnternetteki Kürtçü gençlerin “şöyle yaptık böyle yapacağız” havasındaki paylaşımları IP adresi üzerinden yapılacak nokta operasyonlarla engellenmeli, gerekirse Osmanlı’nın, İstanbul’un sokak köpeklerini azat ettiği Hayırsız ada, bu hayırsızlara toplama kampı olarak tahsis edilmelidir.
Molotoflu, yakma yıkma eylemine kalkışacak benzer akl-ı evvellerin gerçek mermiyle vurulması, masum vatandaşların can güvenliği açısından etkili bir önlem olacaktır.
Terörle mücadele eden güvenlik güçlerimize yardım konusunda nazlanan, PKK’ya yardım ve yataklı eden etnik veya ideolojik bütün unsurlar, vatandaşlıktan çıkarılarak, uçaktan Paraşütle Rakka taraflarına atılmalıdır.
Paraşütteki yetim hakkı, vicdanlara ağır gelmesi halinde paraşütsüz atılmaları daha uygun olacaktır.
Hem Türk töresinde hem de İslam inancında çocuğun yaptığı işlerde “ebeveynin sorumluluğu” vardır.
İçlerinden terörist çıkan ailelerin, tapu, mülkiyet, memuriyet, alım satım, oy kullanma ve siyaset hakları derhal ellerinden alınmalı, birinci derecede yakınlarının devlet kurumlarından eğitim ve sağlık hizmeti almaları yasaklanmalıdır.
Bugüne kadar terörle mücadelenin, neredeyse “okşama” seviyesinde yapıldığı artık anlaşılmalı ve muhataplarına anlatılmalıdır!
Şükrü Alnıaçık

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER