SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Miras

KÖŞE YAZILARI

Talihsiz Tarihsizlik

KÖŞE YAZILARI

17-25 Aralık Çürümeyi Derinleştirdi

Bu haber 18 Aralık 2014 - 10:28 'de eklendi ve 38 kez görüntülendi.

17-25 Aralık gibi dünyanın en büyük talanını yaşamış bir ekonominin sağlam ve sağlıklı olmasını beklemek, beyhudedir. Nitekim, küçük bir esintide bütün dengeler alt-üst oluyor. İyi olan, ümit veren hiçbir şey yok. Bütün işaretler her an, her şeyin olabileceğini gösteriyor.

Trajikomik bahane

Hükümetin çaresizliği ve nasıl akıntıya kürek çekildiği yapılan açıklamalara da yansıyor. Petrol fiyatlarındaki büyük düşüşe bağlı olarak cari açığın azalmasını başarı olarak bu millete yutturmak isteyen sayın bakanlar, doların niçin bu kadar yükseldiğini, kalkınma hızının neden yerlerde süründüğünü, işsizliğin yeni rekorlara yöneldiğini de makul ve mantıklı bir şekilde izah etmek zorundadırlar. Avrupa’nın yaşadığı krizin bize teğet geçtiği masalları ile övünenlerin, şimdi Rus parasının Dolar karşısındaki hızlı düşüşünü bahane etmeleri, trajikomik bir durumdur.

17-25 Aralık sembol oldu

Türk ekonomisinin içi boşaltılmış ve millet malı ayakkabı kutularına, evlerindeki odalara istiflenmiş ve kaçak saraylara akıtılmıştır. Sıra vatandaşa gelince reva görülen günlük bir lira ile sınırlıdır. Böyle bir düzenin doğru ve hayırlı bir sonuç doğurması eşyanın tabiatına aykırıdır. 12 yılın sembolü ayakkabı kutuları, adı 17-25 Aralık, sonucu da derin ve büyük bir çürümedir. Talanın tarihe geçen örneklerini bütün dünya ibretle ve hayretle görmüş ve izlemiştir. IMF borcunu sıfırlama hikayeleri ile milleti uyutmaya çalışanların devletin borcunu nereden nereye getirdiklerinden hiç söz etmemeleri kendi zihniyetlerine uygun olsa da, bedeli millet ödemektedir.

Fırsat kaçtı

12 yıldır tek başına bir iktidardan söz ediyoruz. Ekonomiyi biraz bilen herkes kabul eder ki, AKP dünyada paranın en bol ve ucuz olduğu bir dönemde iktidar olmuştur. Bunun sonucu olarak borçlanmada hiç sıkıntı yaşamamıştır. Buda yetmemiş, Türkiye’nin 90 yıllık bütün birikimlerini satılmıştır. Her zaman söylüyoruz, eğer gerçekten de bu dönemde 3 defa arka arkaya iktidar olma fırsatı, milli, dürüst, çalışkan, dünya ve ülke gerçeklerini bilen bir hükümete verilmiş olsaydı, Türkiye bugün bambaşka yerlerde olurdu. Bütün şehirler metro ağlarıyla donatılır, gelişmiş ülkeler seviyesi sanal olarak değil, gerçek anlamıyla yakalanırdı. Tarihi bir fırsat AKP’nin yalan ve talan siyaseti yüzünden heder edilmekle kalmamış, bir de ağır bir fatura çıkarılmıştır.

IMF üzerinden daha fazla borç

İşin aslı şudur: Türk ekonomisi bıçak sırtındadır ve nereden geldiğini bütün dünyanın bildiği ve artık saklamayı bile beceremedikleri, uçak dolusu dolarlarla ayakta kalabilmektedir. IMF’den yüzde 1’in dahi altında faizle alınan borç, başka yerlerden yüzde 12 ile alınan borçla kapatılmış, milletin sırtına yüzde 11 daha fazla yük bindirilmiştir. Sonrada hiç utanmadan çıkıp, “IMF borcunu sıfırladık” gibi ekonomi bilen herkesi kahkahalarla güldüren övünmelerle milleti kandırmışlardır. Altını çizerek bir defa daha hatırlatalım: Türk ekonomisinin hali, bankalardan büyük krediler çekip, sanki bu para hiç geri ödenmeyecekmiş gibi, ” araba alan, ev eşyalarını yenileyen ve her gün bir yerde eğlenen” müflis vatandaşın durumu gibidir. Bu durumdaki vatandaş kalkınması ve zenginliği ne kadar gerçekse, Türk ekonomisinin büyüklüğü ve gelişmişliği de o kadar gerçektir.

Göstergeler olumsuz

Ekonominin temel göstergeleri; dünya sıralamasındaki yeri, büyüme oranı, işsizlik rakamları, enflasyon ve kişi başına düşen milli gelirdir. Türk ekonomisi ülke AKP’ye teslim edilirken 17’nci sıradaydı. Bugün 18’nci sıradadır. AKP öncesindeki 80 yılık dönemin büyüme ortalaması yüzde 5’dir. AKP ile geçen 12 yılın ortalaması bütün masa başı oyunlarına rağmen yüzde 4,5’un üzerine çıkamamıştır. Son rakam yüzde 1,7’dir ve bunun adı yerinde saymadır. İşsizlik, AKP öncesinde krizlere rağmen yüzde 8,5 dolayındaydı. AKP döneminde dünya rekorları kırılarak yüzde 18’lere çıkmış ve yine bütün masa başı oyunlarına rağmen yüzde 10’un altına indirilememiştir. Son rakam yüzde 10,5 olarak açıklanmış olsa da, gerçek işsizliğin bunun iki katı olduğu herkesin ittifak ettiği bir gerçektir.

Nereden nereye

Kişi başına düşen milli geliri hesaplama yönteminde yaptıkları değişiklikle, bir gecede 10 bin dolara çıkardılar. Ancak, yaklaşık 6 yıldır üzerine bir tek lira dahi koyamadılar. Bunlara milli gelir dağılımındaki adaletsizliğin uçuruma dönüşmesini de mutlaka eklemek gerekiyor. Kurulan kömür, makarna düzeninin bu kadar etkili olmasının altında yatan ve toplumsal çürümeyi bu kadar hızlandıran temel gerçek, bu gelir dağılımdaki uçurumdur. Bunun sonucu olarak son 12 yılda, kadına şiddet yüzde 1400, fuhuş suçları yüzde 220, ırza geçme ve çocuklara cinsel taciz suçları yüzde 125 artmıştır. Uyuşturucu kullanımının hazin örneklerini hergün gazete ve televizyon haberlerinden izliyoruz. Din istismarda sınır tanımayan AKP zihniyeti, Devlet eliyle veya izniyle oynatılan kumarda Türkiye’yi dünya üçüncüsü yapmayı başarmıştır.

Cari açık

AKP’nin 12 yıllık karnesinde tutarlı ve övünülecek hiçbir şey yoktur. Dış Borcumuz üçe katlanmıştır. Borç miktarı tehlike sınırı olan milli gelirin yüzde 40’ını çok geçmiş ve yüzde 53’e ulaşmıştır. Petrol fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak cari açığın düşmesi bir züğürt tesellisinden ibarettir ve ağır bir sorun olmaya devam etmektedir. Döviz fiyatlarındaki hızlı yükselişin zaten çok sorunlu olan yatırım ve üretimi olumsuz etkileyeceği ve bu durumun işsizlik ve kalkınmayı daha da kötü duruma getireceği bütün uzmanların ittifak ettiği başka bir gerçektir.

ORHAN KARATAŞ

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.