Asikurtlar©

15 Temmuz’un Dış Politik Temelleri -I

15 Temmuz’un Dış Politik Temelleri -I
23 Ağustos 2016 - 19:59 'de eklendi ve 4018 kez görüntülendi.

 

 

Bütün tarihi olaylardan sonra geriye bir “tek sayfalık özet” bir de kitaplara sığmayacak hikâyeler, anekdotlar hatta destanlar kalır.

Bir cinayeti araştırır gibi iz sürmeye başladığımızda ortada Türk Amerikan ilişkilerini tarihi bir seviyede tehdit eden bir darbe varsa bu kavganın bir de başı vardır diye yola çıkıyoruz.
Sykes Picotların, Wilson İlkeleri’nin kulaklarımızda yankılandığı dar ve karanlık koridorlarından geçip 2015 yazına kadar geliyoruz. Yani darbeden bir yıl kadar öncesine…
Yer Suriye Sınırı…
Tarih 10 Ağustos 2015…

Rusların “Suriye İç Savaşını Türkçe izleyen” haber kanalı Sputnik’te bizim için sevindirici bir haber çıkıyor:
“Türk askeri, Sultan Murad Tugayı görünümüyle Suriye’ye girdi.
PYD öncülüğünde Sekiz ayrı grubun katılımıyla, IŞİD’e karşı mücadele hedefiyle kurulan “Suriye Devrim Ordusu”nun sözcüsü Ahmed Hisso, Sputnik’e yaptığı açıklamada “Türk askerinin Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı Sultan Murad Tugayı görünümüyle Suriye’ye girdiğini” öne sürüyor.
Hisso, “600 Türk askerinin, Sultan Murad Tugayı görünümüyle, Türkmen köylerine konuşlandığını” iddia ediyor!..
Savaşta “önce gerçeklerin öldüğünü” bildiğimiz için o günlerde bu haberlere bir yorum yapmaktan kaçınmıştık. 600 Türk askerinin bir sınır ötesi operasyona kalkışmasından sadece gurur duyar, içinde Türkmen geçen her cümleyi sadece alkışlardık.

Biz de çıkarılan gürültüye eşlik etmemek için öyle yaptık. Operasyon varsa ve Ruslar bağırıyorsa bize sessiz olmak düşüyordu. Açıklanacak bir şey varsa Genelkurmay açıklardı.
Çok geçmeden BBC’nin Türkçe kanalı, Türk okurlarına teyit edici benzer bir haber geçti.
Kaynağı İndependent gazeresiydi.

“Türk ordusu Türkmen güçlerine Azez’e kadar eşlik etti”
Gazetenin diplomasi muhabiri Kim Sengupta’nın imzasını taşıyan haberde, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkmen savaşçılara zırhlı araçlarla eşlik ederek Bab El Selam üzerinden Azez’e gidip kamplarını kurmalarına yardımcı olduğu” iddia ediliyordu.

Bunlar bugüne kadar duyulmamış, Suriye’de yaşanmamış olaylardı.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır ötesi bir harekata girişmesinin sebebi, şüphesiz bölgede PKK’nın Suriye kolu olan PYD’nin ele geçirdiği her noktada ve en son Tel Abyad’da etnik temizliğe kalkışması, Araplara, Türkmenlere ve hatta muhalif Kürtlere hayat hakkı tanımamasıydı.

Azer koridoru, Kobani-Afrin arasındaki Türkmen yurtlarını istila etmeye çalışan Kürtler için Kilis-Halep hattında da Türkiye için stratejik öneme sahipti.
Türkmen güçlerinin bölgeye bu şekilde yerleştirilmesi “Dört buçuk yıldır süren Suriye iç savaşında ilk defa yaşanıyordu.”

Türkiye’nin değişen Suriye politikasını Independent gazetesine yorumlayan bir İngiliz diplomat:
“Amerikalılar kesinlikle YPG’nin desteğinin devam etmesi gerektiği görüşünde…” diyor.
Aynı günlerde Türk Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu: “Azez’e girmeye çalışan IŞİD militanlarına da YPG’lilere de izin verilmeyeceğini” söylüyor…
Operasyonlarda İncirlik’i kullanmaya kararlı olan ABD, Türkiye’nin PYD’nin askeri kanadı olan YPG ile ilgili sözlerine katılmıyor, hatta net bir dille karşı çıkıyordu.

“İşte Türk Ordusundaki FETÖ hücrelerinin uyandırılması” isteğinin yavaş yavaş şekillenmeye başladığı yer burasıdır.
Yani “Türk ordusunda bu kadar FETÖ’cü var mıymış?” sorusunun yerini “Aman Allah’ım!.. Türk ordusunda bu kadar hain ne geziyor?” sorusuna bırakmaya başladığı süreç böyle başlamıştır.
Aradan 6 ay kadar geçiyor ve bu kez Anadolu Ajansı şu haberi geçiyor:

“PYD Azez’i kuşattı!..” (11 Şubat 2016)
Resmi haber ajansımız: “Terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD’nin, muhaliflerin kontrolündeki Azez’e 500 metre kadar sokulduğu” haberini veriyor. http://aa.com.tr/tr/dunya/pyd-azezi-kusatti/519894

Bu kez haberin kaynağı “bizden!..” Özgür Suriye Ordusuna bağlı Cephetül Şamiye’nin Türkmen komutanı Zekeriya Karslı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “son 2 gündür Azez’e yönelik saldırılarını artıran PYD’ye Rus savaş uçaklarının havadan destek verdiğini” söylüyor.

Ertesi gün TSK, yerli yapım Fırtına obüsleriyle YPG’yi vuruyor. Obüslerin ilk hedefi, Minig havaalanı…
26 Şubat günü ise Türk Özel Kuvvetleri bu kez “sahada” görülüyor.
CNN’Türk’ün haberine göre “Sultan Murat Tugayı, Azez’in güneyinde PYD’nin kontrolüne geçen Ayn Dikme köyüne saldırıyor ve çok sayıda YPG militanını öldürüyor.”

Saldırıda “mühimmat deposu ile 2 aracın da imha edildiği” belirtiliyor.
İşte Türk-Amerikan savaşının özel kuvvetler seviyesinde sahaya indiği yer burasıdır!
ABD’nin TSK’yı bir darbeyle etkisiz kılma kararını, 2016 yılı başlarında “Türk yapımı OBÜS toplarının gürültüsü eşliğinde” aldığını düşünmemize engel olacak her hangi bir sebep bulunmuyor.
(Devam edecek)

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER