Asikurtlar©

15 Temmuz günü yaşananlar darbe girişimi mi, yoksa terör saldırısımı?

15 Temmuz günü yaşananlar darbe girişimi mi, yoksa terör saldırısımı?
15 Ağustos 2016 - 19:22 'de eklendi ve 4220 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve büyük Türk milleti 100 yıllar konuşulacak, tartışılacak ve hafızalarda yerini alacak olan 15 Temmuz gününü asla unutmayacaktır. 15 Temmuz gününü konuşurken sarf ettiğimiz sözleri, yazı kaleme alırken kullandığımız kelimeleri doğru seçmemiz gerekmektedir. Buna ilaveten Televizyonlardaki siyasi tartışma programlarında 15 Temmuz’u konusunu tartışılırken aynı hassiyetlerin yanı sıra kullanacağımız dile ve üsluba dikkat etmemiz gerektiğini düşünmekteyim. Çünkü çok hassas ve bir o kadarda zor bir süreç yaşamaktayız. Bu sebeple büyük Türk milleti olarak sabrımızı ve sükunetimizi korumalıyız.

15 Temmuz’un üzerinden tam bir ay geçti. Yaşananlar ile alakalı bugüne kadar çok şey yazıldı, çizildi, konuşuldu ve tartışıldı. Ancak görülmektedir ki, bunlar olurken 15 Temmuz’un yüzyıllar boyunca konuşulacağı ve tartışılacağı gözden kaçmaktadır. Konuşulan her söz, kaleme alınan her yazı, yapılan her tartışma kayıt altına alındığı gibi gelecek nesillerinde 15 Temmuz’u konuşup tartışırken kaynak olarak kullanacağıda unutulmaktadır. Bu sebeple 15 Temmuz’da yaşananları tarif ederken, adını koyarken doğru kelimeler kullanıp adınıda doğru koymalıyız.

15 Temmuz günü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin birliği, büyük Türk milletinin beraberliği ve ülkemizin toprak bütünlüğü hedef alınması ve gerçekleştirilen eylem darbe girişimi, kalkışması veya teşebüsü değil, tam bir terör saldırısıdır!

Bu haince ve kalleşce yapılan saldırının elebaşısı Fethullah Gülen diyor isek ve adınada FETÖ yani Fethullahcı Terör Örgütü diyor isek, 15 Temmuz günü yaşadıklarımız darbe girişimi, kalkışması veya teşebüsü değil, tam bir terör saldırısıdır!

Bugüne kadar yapılan darbeleri incelediğimizde, darbeyi organize eden ve başı çeken her daim Genelkurmay Başkanı ve üst düzey rütbeli Asker olmuştur. Kaldı ki bugüne kadar yapılan darbeler başta Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Milletvekilleri ve TBMM’de bulunan siyasi partilerin liderleri göz altına alındıktan sonra okunan bildiri ile duyurulur ve büyük Türk milleti haberdar edilirdi. Daha sonra belirlenen noktalara Türk askeri gönderilerek asaişi ve güvenliği sağlamış olurdu. Bütün darbe planlamaları yapılırken ve daha sonra uygulamaya geçilirken kimsenin haberi olmazdı. Ta ki bildiri okunana kadar.

Peki, 15 Temmuz’da nasıl oldu?

15 Temmuz’da sözde(!) darbe girişimi olduğu gün Cumhurbaşkanı Marmaris’te tatildeyken, Başbakan’da Ankara dışındaydı. Bir bakıyorsunuz ki, boğaz köprüleri, sokaklar ve caddeler Askeri tanklarla kesiliyor. Atatürk havalimanındaki uçuşlar yasaklanıyor. Televizyon kanallarına el konularak yayınlar kesiliyor. Devletin kanalı olan TRT’de ise sunucu hanımefendi sözde(!) darbe bildirisini okuyor kaldı ki, darbelerde bildiriyi görevlendirilen üst rütbeli Asker veya Genelkurmay Başkanı okur. Görüldüğü gibi darbe ben geliyorum demekteydi. Sözde(!) darbe girişimini yapan FETÖ lideri Fethullah Gülen Pensilvanya’dayken, Türkiye’de ki sözde(!) darbeyi yöneten kişi belli değildi.

Daha sonra askeri Helikopterler, F-16 savaş uçakları alçak uçuşlar yaparken Gazi Meclisi, Gölbaşında ki Özel Harekat Daire Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, sarayı ve belirli caddeleri bombalayarak düşmanın dahi yapmadığını, yapamadığını FETÖ alçakça terör saldırısını yapıyordu. Unutmayınız ki, bugüne kadar darbeyi yapanlar ne Gazi Meclisi, ne Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nü, nede Devlet kurum ve kuruluşlarını bombalamamıştır. Herşeyden geçtik, sivil halk hedef alınmış, demokrasi uğruna şehitler verilmiştir. Erlere “tatbikat var” denilerek darbe girişiminden habersizdi. Hatta olayın gerçek yüzünü öğrendiklerinde ya silahlarını bırakıp teslim olmuşlardı, yada birliklerine geri dönmüşlerdi.

Mesela diyoruz ki, FETÖ terör örgütünün PKK, IŞİD ve diğer terör örgütlerinden hiçbir fark yok. PKK ve IŞİD terör örgütleri ise ve yaptıkları haince saldırılar terör saldırısı ise, o halde nasıl oluyorda FETÖ terör örgütünün yaptığı alçakça saldırılarına darbe girişimi veya kalkışması diyebiliyoruz?

FETÖ terör yapılanması ise 15 Temmuz’da yapılan hain saldırı terör saldırısıdır. 15 Temmuz’da yapılan haince saldırıyı adlandırırken dikkat etmek lazım. Kaldı ki 15 Temmuz’da yaşananlara ve yapılan haince saldırıya darbe girişimi demek bana göre çok hafif kalmaktadır.

Unutulmamalı ki, 15 Temmuz günü Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve büyük Türk milletine karşı FETÖ tarafından yapılan terör saldırısını yazıp çizerken doğru adlandırılmalı ve doğru bilgiler üzerinden konuşulur tartışılmalıdır. Çünkü gelecek nesiller 15 Temmuz’daki terör saldırısını konu olarak işlediğinde doğru sonuca varabilmesi için doğru kaynaklar ve bilgiler edinmelidir. Zira 15 Temmuz’daki terör saldırısı ile ilgili bugünlerde yazılıp çizilenler, konuşulup tartışılanlar gelecekte nesillerin kaynak olarak kullanacaği bilgiler olacaktır.

Yazıma son vermeden önce Milli birliğin sağlandığı ve güçlü bir iradenin ortaya konuğu 7 Ağustos günü Yenikapı’da gerçekleşen Demokrasi ve Şehitler mitingine değinmek istiyorum. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır anlayışı ile hareket eden büyük Türk milleti, dosta güven, düşmana korku salmıştır. Büyük Türk milletinin yenilmiştik nedir bilmediğini 7 Ağustos günü Yenkapı’da bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir.

Gerçek DEVLET adamı olarak sahneye davet edilen MHP lideri Devlet Bahçeli bey, konuşmasına “korkma” diye başlayıp, “Ne mutlu TÜRKÜM diyene” sözü ile bitirmesi bunun açık delili olmuştur. Hatta Sayın Devlet Bahçeli beyin o gün taktığı kravata dikkatlice baktığınızda tarihi bir mesaj vermiştir.

Yazıma MHP lideri Devlet Bahçeli beyin 7 Ağustos günü Yenikapı Demokrasi ve Şehitler mitinginde büyük Türk milletine seslendiği şu kıymetli sözleri ile noktalamak istiyorum.

Muhtaç olduğumuz kudret, inanç, cesaret ve müjde İstiklal marşımızın satırlarında vardır:
Korkma, diye başlıyor İstiklal marşımız, Korkma!
Korkma, varsın ihanet karanlık sokaklarda kol gezsin,
Korkma, yine bütün dünya karşımıza geçsin,
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Yurdumun üstünde tüten en son ocak.

Rıfat PAÇA

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER