Asikurtlar©

1 Kasım’da Neden MHP, Neden Bahçeli

1 Kasım’da Neden MHP, Neden Bahçeli
31 Ekim 2015 - 11:40 'de eklendi ve 584 kez görüntülendi.

1 Kasım yeniden genel seçimlerine giderken, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti başta Demokrasi, Hukuk , Milli birlik ve Üniter yapı olmak üzere, bir çok konuda tarihinin en zor sınavını yaşıyor.

 

 

Bu gün gelinen kader kavşağında ,karşımızdaki bu ağır sorunların milli birlik ve dayanışma ruhu ile aşılması ve Türkiye’nin dönüşü olmayan bir felakete sürüklenmesinin önüne geçilmesi, hepimizi bekleyen tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Bir başka deyişle köprüden önceki bu son çıkışın kaçırılmaması, son derece yaşamsal bir önem arz etmektedir.

 

Bulunduğu coğrafyada kendini bölgesinin en demokratik ve gelişmiş ülkesi konumuna getiren cumhuriyetin temelleri, AKP iktidarı tarafından her geçen gün biraz daha erezyona uğratılmaktadır.

 

Çanakale deneyimi ile Türkiye’yi Tank ve topla alt edemeyeceğini anlamış olan küresel güçler, bu defa da geliştirmiş oldukları kaleyi içten fethetme stratejisi ile sonuç almaya çalışmaktadırlar. Bu saldırı karşısındaki en güçlü direnç konumunda olduğu içinde MHP bu güçler ve yerli iş birlikçilerinin özellikli hedefi olmaktadır.

 

Açıktır ki eğer MHP gerçeği olmasaydı bu emperyal güçler çoktan Büyük Kürdistanı kurmuş olacaklardı.

 

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılına kadar önceki hükümetlerce uygulanan mücadele yöntemleri sayesinde PKK terör örgütü neredeyse çökme noktasına getirilmiş ve asayişin varlığı tüm ülkede hissedilir olmuştu. Ancak bu tarihte ABD’nin Irak’ı işgal etmesi ile birlikte Kuzey Iraktaki yaralı PKK, İşgalci ABD’nin kanatları altında korunmaya alınıp yeniden güçlendirilirken, eş zamanlı olarak ta AKP iktidarı tarafından PKK’ya karşı geliştirilmiş olan dirençler birer birer ortadan kaldırıldı.

 

Sonrada sıra çözüm süreci kamuflajı altında PKK’nın siyasallaştırılmasına geldi. Özetle Bölücü terörün siyasi olarak etkin olması için gerekli olan optimal koşullar AB, ABD ve AKP tarafından el birliği ile oluşturuldu. İşte bu gün gelinen noktada da PKK’nın siyasi uzantısı olan HDP’nin 7 Haziran da % 13 oranında oy alması bu sürecin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Gelinen bu noktada unutulmaması gereken en önemli şey, siyasallaşmış bu PKK’nın en büyük destekçisinin AKP olduğudur.

 

Bu gün seçim arifesinde kavga ediyorlarmış gibi görünüyorlarsa da bu bir aldatmacadan başka bir şey değildir. Eğer ki bu böyle olmasaydı sayın Erdoğan PKK’yı böylesine güçlendirmiş olan bu çözüm sürecini buz dolabına değil, doğrudan çöp kutusuna atardı.

MHP MİLLETİN ORTAK PAYDASIDIR
PKK’dan sonra IŞİD terörünün de yüzlerce vatandaşımızı katlettiği böylesine kaotik bir ortamdan çıkış için çözüm üretmesi beklenen partiler arasında, hem Milliyetçiliği, hem muhafazakarlığı, hem de Demokratlığı bünyesinde eriterek, sağlıklı bir sentez yapabilmiş tek parti MHP’dir.
O aynı zamanda, Atatürk ilkeleri ve cumhuriyetinde yılmaz savunucusu konumundadır. Anlayacağınız Türk Milletinin bünyesindeki çoğunluğun kendisine kolayca yer bulabileceği yegane parti MHP dir.

 
Üstelik başında bulunan Liderinin Çizgisinde hiçbir kırıklığının olmaması, davasını son derece inanarak savunması ve de inanmadığı hiç bir şeyi telafuz dahi etmemesi, 1 Kasıma doğru Türk milletinin ona olan teveccühünü her geçen gün biraz daha artırmaktadır.

 

Uzun lafın kısası; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eş başkan olduğu BOP’un gereği Türkiye’nin parçalanmaya doğru gidişinin engellenmesi için, gerek Türk milletinin ekseriyetine hitap ederek onları kucaklaması, gerekse de Liderinin son derece tutarlı ve güvenilir olması, Merkeze demir atmış olan MHP’nin iktidara taşınmasını zorunlu kılmaktadır. .

Gerçekte de 1 Kasımda sandıktan milli bir uyanış gerçekleştirebilecek yegane yapılanma sadece ve sadece on da bulunmaktadır. Bir başka deyişle bu amaç için mücadele edebilecek en örgütlü, en bilinçli, ve en köklü yapı sadece MHP bünyesinde bulunmaktadır.

 

 

Böylesi bir parti varken, küçük parçalar halinde başka yapılanmalara yelken açanları ise tarih affetmeyecektir. Çünkü böylesi yönelimlerin anlamı her ne denilirse denilsin Türkiye’yi parçalamak isteyenlerin ekmeklerine yağ sürmekten başka bir şey olmayacaktır.
GÜNÜN SÖZÜ: BAŞBAKANLIK SEROK AHMET’İN ELİNDE REZİL OLMAKTADIR.
DEVLET BAHÇELİ

Etiketler :
pien-parfum
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER